1.
(bkz: firefly) evreninin en asil, en zarif ve muhtemelen serenity mürettebatı arasındaki en aklı başında karakter. kendisi 26. yüzyılda saygın bir meslek olan "companion" (yoldaş) loncasının güzide bir üyesidir.
ilk bakışta "uzay gemisindeki fahişe" gibi sığ bir tanımla geçiştirilmeye çalışılsa da, inara bundan çok daha fazlasıdır. companion'lar o evrende sadece fiziksel değil, aynı zamanda ruhsal, sosyal ve psikolojik eşlikçilerdir. yüksek eğitimli, kültürlü, sosyal statüsü yüksek (hatta "saygıdeğer" olarak anılan) kişilerdir. inara da bu tanımın vücut bulmuş halidir.
serenity'deki varlığı mürettebat için bir denge unsurudur. mal'ın (bkz: malcolm reynolds) pürüzlü, kaba saba tavırlarını dengeleyen bir zarafet merkezi gibidir. geminin (bkz: shuttle) kısmını kiralamıştır ve kendi işini yapar. çoğu zaman mürettebatın geri kalanının bulaştığı pis işlere karışmaz, ancak başları belaya girdiğinde o diplomatik yeteneklerini, zekasını veya sosyal bağlantılarını kullanarak onları kurtaran da genellikle o olur.
karakterinin en can alıcı noktası tabii ki kaptan mal ile olan "will-they-won't-they" (olacak mı olmayacak mı) gerilimidir. ikisi de birbirine sırılsıklam aşıktır ama ikisi de birbirinden inatçıdır. mal, inara'nın mesleğine saygı duymadığını iddia ederek onu iter; inara ise mal'ın kaba saba hallerine ve "kaybeden taraf" olmasına takılır. bu bitmek bilmeyen atışmaları, o gerilimli bakışmaları dizinin en lezzetli anlarındandır. inara'nın serenity'den ayrılma kararı aldığı bölüm (bkz: heart of gold) ve (bkz: serenity) filmindeki o "kılıç sahnesi" akıllara kazınmıştır.
(bkz: morena baccarin) tarafından canlandırılması ise tam bir (bkz: perfect casting) örneğidir. o asil duruşu, gülümsemesiyle hüznünü aynı anda yansıtabilmesi karaktere mükemmel oturmuştur.
özetle; serenity'nin ahlaki pusulası, zarafet elçisi ve kaptanın gizli aşkıdır.
ilk bakışta "uzay gemisindeki fahişe" gibi sığ bir tanımla geçiştirilmeye çalışılsa da, inara bundan çok daha fazlasıdır. companion'lar o evrende sadece fiziksel değil, aynı zamanda ruhsal, sosyal ve psikolojik eşlikçilerdir. yüksek eğitimli, kültürlü, sosyal statüsü yüksek (hatta "saygıdeğer" olarak anılan) kişilerdir. inara da bu tanımın vücut bulmuş halidir.
serenity'deki varlığı mürettebat için bir denge unsurudur. mal'ın (bkz: malcolm reynolds) pürüzlü, kaba saba tavırlarını dengeleyen bir zarafet merkezi gibidir. geminin (bkz: shuttle) kısmını kiralamıştır ve kendi işini yapar. çoğu zaman mürettebatın geri kalanının bulaştığı pis işlere karışmaz, ancak başları belaya girdiğinde o diplomatik yeteneklerini, zekasını veya sosyal bağlantılarını kullanarak onları kurtaran da genellikle o olur.
karakterinin en can alıcı noktası tabii ki kaptan mal ile olan "will-they-won't-they" (olacak mı olmayacak mı) gerilimidir. ikisi de birbirine sırılsıklam aşıktır ama ikisi de birbirinden inatçıdır. mal, inara'nın mesleğine saygı duymadığını iddia ederek onu iter; inara ise mal'ın kaba saba hallerine ve "kaybeden taraf" olmasına takılır. bu bitmek bilmeyen atışmaları, o gerilimli bakışmaları dizinin en lezzetli anlarındandır. inara'nın serenity'den ayrılma kararı aldığı bölüm (bkz: heart of gold) ve (bkz: serenity) filmindeki o "kılıç sahnesi" akıllara kazınmıştır.
(bkz: morena baccarin) tarafından canlandırılması ise tam bir (bkz: perfect casting) örneğidir. o asil duruşu, gülümsemesiyle hüznünü aynı anda yansıtabilmesi karaktere mükemmel oturmuştur.
özetle; serenity'nin ahlaki pusulası, zarafet elçisi ve kaptanın gizli aşkıdır.
devamını gör...