1.
adiabene'li iii. isho'yahb. dogu kilisesi patrigidir. hz. osman ve hz. ali hilafetleri zamaninda yasamistir.
isho'yahb, 659 yilinda soyle yazmisti:
"sapkınlar sizi aldatıyorlar (dedikleri zaman) arapların emriyle ne oluyorsa, kesinlikle öyle değil. çünkü tayyaye mhaggre (muhacir araplar), her şeyin rabbi olan tanrının acı çektiğini ve öldüğünü söyleyenlere yardım etmez. ve eğer tesadüfen onlara her ne sebeple olursa olsun yardım ederlerse, mhaggreye'ye (muhacirler) haber verebilir ve onları bu hususta gerektiği gibi ikna edebilirsin. öyleyse her şeyi akıllıca yapın kardeşlerim, sezarın hakkını sezara, tanrının hakkını tanrıya verin."
shem'on'a hitaben yazdigi mektup:
"dünyanın bütün halklarından yalnız sen, onların her birine yabancılaştın. ve bütün bunlardan bu yabancılaşma nedeniyle, şimdiki yanlışın etkisi aranızda kolaylıkla galip geldi. sizi baştan çıkaran ve kiliselerinizi kökünden söken kişi, ilk kez aramızda, putperestlerin hristiyanlardan daha fazla olduğu radhan bölgesinde görüldü. yine de hristiyanların övgüye değer davranışlarından dolayı putperestleri onun yolundan saptırmadılar. bilakis ordan rezil bir şekilde sürüldü. sadece kiliseleri sökmemekle kalmadı, kendisi de kökünden kazındı. ancak, sizin fars bölgeniz onu, putperestleri ve hristiyanları kabul etti ve onlarla istediği gibi yaptı, putperestler razı ve itaatkar, hristiyanlar aktif ve sessizdi. tanrının şuanda dünya üzerinde hüküm verdiği araplara gelince, bize karşı nasıl iyi davrandıklarını biliyorsun. ssdece hristiyanlığa karşı değil, aynı zamanda inancımızı övüyorlar, rabbimizin rahiplerini ve azizlerini onurlandırıyorlar ve kilise ve manastırlara yardım ediyorlar. o zaman neden mazonaye'niz (ummanlılar) onların imanlarını bahane ederek reddediyorlar? ve bu mazonaye'nin kendileri, arapların onları inançlarını terk etmeye zorlamadıklarını, sadece inançlarını korumak için mallarının yarısından vazgeçmelerini istediklerini itiraf edebilirler. ancak onlar, ebedi olan imanlarını terk ettiler ve mallarının yarısını, kısa bir süre için ellerinde tuttular."
isho'yahb, 659 yilinda soyle yazmisti:
"sapkınlar sizi aldatıyorlar (dedikleri zaman) arapların emriyle ne oluyorsa, kesinlikle öyle değil. çünkü tayyaye mhaggre (muhacir araplar), her şeyin rabbi olan tanrının acı çektiğini ve öldüğünü söyleyenlere yardım etmez. ve eğer tesadüfen onlara her ne sebeple olursa olsun yardım ederlerse, mhaggreye'ye (muhacirler) haber verebilir ve onları bu hususta gerektiği gibi ikna edebilirsin. öyleyse her şeyi akıllıca yapın kardeşlerim, sezarın hakkını sezara, tanrının hakkını tanrıya verin."
shem'on'a hitaben yazdigi mektup:
"dünyanın bütün halklarından yalnız sen, onların her birine yabancılaştın. ve bütün bunlardan bu yabancılaşma nedeniyle, şimdiki yanlışın etkisi aranızda kolaylıkla galip geldi. sizi baştan çıkaran ve kiliselerinizi kökünden söken kişi, ilk kez aramızda, putperestlerin hristiyanlardan daha fazla olduğu radhan bölgesinde görüldü. yine de hristiyanların övgüye değer davranışlarından dolayı putperestleri onun yolundan saptırmadılar. bilakis ordan rezil bir şekilde sürüldü. sadece kiliseleri sökmemekle kalmadı, kendisi de kökünden kazındı. ancak, sizin fars bölgeniz onu, putperestleri ve hristiyanları kabul etti ve onlarla istediği gibi yaptı, putperestler razı ve itaatkar, hristiyanlar aktif ve sessizdi. tanrının şuanda dünya üzerinde hüküm verdiği araplara gelince, bize karşı nasıl iyi davrandıklarını biliyorsun. ssdece hristiyanlığa karşı değil, aynı zamanda inancımızı övüyorlar, rabbimizin rahiplerini ve azizlerini onurlandırıyorlar ve kilise ve manastırlara yardım ediyorlar. o zaman neden mazonaye'niz (ummanlılar) onların imanlarını bahane ederek reddediyorlar? ve bu mazonaye'nin kendileri, arapların onları inançlarını terk etmeye zorlamadıklarını, sadece inançlarını korumak için mallarının yarısından vazgeçmelerini istediklerini itiraf edebilirler. ancak onlar, ebedi olan imanlarını terk ettiler ve mallarının yarısını, kısa bir süre için ellerinde tuttular."
devamını gör...