mey sürahisi, sakilerin iş araçlarının başında gelenidir. genellikle camdan yapılmakla birlikte topraktan olanları da vardır. eskiden paşabahçe mağazalarında çok güzel kristal karaflar vardı. bakmak bile mutlu ederdi.

sen ne büyük nimetsin sekülerlik, özledim be!
devamını gör...
denizin* öbür tarafında daha çok karafaki olarak tanınan rakı, ouzo, tcikoudia* servisinde kullanılan küçük cam şişe/sürahi.
sonundaki "aki" ilavesi yunancada küçük, sevimli anlamına gelen bir ektir.
devamını gör...
üstad mehmet yalcin'in cok sevdigim bir deyimi vardir. bazi saraplari dove dove terbiye etmek gerekir.

iste bu dovme aygitina karaf diyoruz. sarabi actiktan sonra direkt kadehlememek lazim. karafa bazen yavas bazen hizlica adeta doverek dokuyoruz. ve beklemeye aliyoruz. hava her kokunun katalizorudur. havayla temas eden sarap, size asik bir kadin gibi kendini sunmaktan cekinmeyecektir.

bir de uzume gore peynir secerseniz la dolce vita.
devamını gör...
ilk defa bugün duyduğum grup. müslüm gürses’e yapay zekayla işkence etmişler dedim. yine de bi hoşuma gitti çünkü aşk durdukça şarkısını çok severim.

devamını gör...
yüksek sadakat’in aşk durdukçasını yeniden yorumlamışlar. ilk başta müslüm gürses zannettim gözlerim doldu. şarkıysa ağlattı zaten.
devamını gör...
karaf, dilimize fransızca carafe kelimesinden geçmiş bir terimdir. en kısa tanımıyla; içecek (genellikle şarap veya su) servis etmek için kullanılan, geniş karınlı ve dar boyunlu cam sürahi anlamına gelir.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim