lan bırak denilecek durumlar
başlık "zed's dead baby" tarafından 11.06.2021 21:27 tarihinde açılmıştır.
1.
kendine bakmadan başkalarını eleştiren , ukala insanların yüzüne karşı , sedat peker'in seslendiği şekilde tam da.
devamını gör...
2.
her şeyi bilirim havasında atıp tutan profesör abuzerlere derim genelde.
devamını gör...
3.
koparmasına ramak kaldığı durumlarda demek en mantıklısıdır.*
devamını gör...
4.
tüm gece hayvan gıbı çalışıp hıç calışamıyorum yaa dıyen kişiye verilecek tepki.
devamını gör...
5.
narsistlere karşı güzel gider.
devamını gör...
6.
verdiği sözleri tutmayan birinin tekrar söz verdiğini duyduğum anda.
devamını gör...
7.
yaptığı kötü davranışlara kılıf uydurmaya çalışan kişileri dinlerken soyleyesim geliyor en çok.
devamını gör...
8.
ilk okul ve orta okul olmak üzere fesatlık ve kıskançlıkta bir numara olan arkadaşımın sırf ben o liseye gidiyorum diye şehir değiştirip nakil verip gelmesi durumunda ettiğim isyandır. lan bırak artık peşimi kıskanç küpek üniversite için aynı yeri tutturmazsa ben de lena değilim arkadaşlar
devamını gör...
9.
sınavdan 99 alan çocuğun ağlamasına, büyük harflere lan bırak...
devamını gör...
10.
hani bile bile kırıyorlar sonra da pişman olup bin türlü özür diliyorlar ya işte o an bunu söylemek istiyorum.
devamını gör...
11.
italya'ya karşı 2-0 gerideyken trt spikerinin 2008'deki çek cumhuriyeti maçını hatırlatıp vatan millet sakarya edebiyatıyla "geri dönebiliriz" demesi.
futbol öyle oynanmıyor işte güzel kardeşim.
futbol öyle oynanmıyor işte güzel kardeşim.
devamını gör...
12.
sen farklısın diyen insana uygulanacak tarife.
lan bırak.
lan bırak.
devamını gör...
13.
evli, çalışan ve çocuklu bir kadın olarak şunu net söyleyebilirim: ev sessizse ya bir şey kırılmıştır ya da herkes senden bir şey saklıyordur. özellikle çocuklar ergense, sessizlik hayra alamet değildir. sabah gözümü açmadan önce beynim uyanır. bugün kim matematik sınavını unuttu, kim kimya laboratuvar raporunu yazmayı unuttu… alarm çalmadan stres çalar. lan bırak..!
mutfağa girerim. kahve artık benim için sadece ihtiyaç değil, kahve benim ayakta kalma destek ünitem. o sırada büyük çocuk “anne, integral sınavı bugün, kitabımı okulda unuttum” diye gelir. bu bir soru değil, bir alarmdır. küçük olan hala çocuk ama ergenliğe adım atmış: “anne, kimya deneyinde fenolü yanlış karıştırdım, öğretmen kızdı” diye şikayet eder. henüz dişlerini fırçalamamıştır, henüz hayatı başlamamıştır. kedim kahve fincanımın kenarına tırmanır ve tabakları devirir. lan bırak..!
eşim kahvesini elinde, gazeteye bakar gibi telefona bakıyor. “akşam toplantım uzayabilir, geç gelebilirim” diyor. ben geç kalamam. evde geç kalan biri olmalıysa, o genelde ben olmam. kapı kolu sallanır, tuhaf bir ses çıkar. kimse fark etmez. o kapı kolu da benim gibi, tutunarak duruyordur. kedim tam o sırada koltuğun altına dalar ve top gibi zıplamaya başlar. lan bırak..!
işe giderim. toplantılar, mailler, yetişmesi gereken işler… arada okuldan mesaj gelir: “çocuğunuz ...” içim sıkılır. iş arkadaşım “sen güçlü kadınsın” der. güçlü değilim. sadece herkes bıraktığı için ben tutuyorum. lan bırak..!
akşam eve dönerim. evde herkes vardır ama kimse yok gibidir. büyük çocuk integral sorularını karıştırıyor, küçük olan hala kimya raporunu yetiştirmeye çalışıyor ve beden dersinde üşüyüp hasta olmuş. “yemekte ne var?” diye sorarlar.. masum soru değil; yanlış cevap ufak çaplı bir krize dönüşebilir. eşim “sen ne yaptıysan güzeldir” der. sorumluluk artık bana geri verilmiş olur, kibarca. lan bırak..!
günün sonunda koltuğa otururum. kimseye bir şey lazım değildir. işte bu an tehlikelidir; düşünmeye başlarsın. yıllar, yorgunluk, koşuşturma… sonra çocuklar birbirine saçma bir şey anlatır ve bana sarılır. o an anlarsın: her şeye lan bırak dersin ama tamamen bırakmazsın.
çünkü evli, çalışan, çocukları büyümüş ve kedisi olan bir kadının “lan bırak”ı istifa değil. bu bir nefes, bir durak.
ışığı kapatırken kendime söz veririm:
yarın yine idare ederim.
ama bugünlük… lan bırak...
mutfağa girerim. kahve artık benim için sadece ihtiyaç değil, kahve benim ayakta kalma destek ünitem. o sırada büyük çocuk “anne, integral sınavı bugün, kitabımı okulda unuttum” diye gelir. bu bir soru değil, bir alarmdır. küçük olan hala çocuk ama ergenliğe adım atmış: “anne, kimya deneyinde fenolü yanlış karıştırdım, öğretmen kızdı” diye şikayet eder. henüz dişlerini fırçalamamıştır, henüz hayatı başlamamıştır. kedim kahve fincanımın kenarına tırmanır ve tabakları devirir. lan bırak..!
eşim kahvesini elinde, gazeteye bakar gibi telefona bakıyor. “akşam toplantım uzayabilir, geç gelebilirim” diyor. ben geç kalamam. evde geç kalan biri olmalıysa, o genelde ben olmam. kapı kolu sallanır, tuhaf bir ses çıkar. kimse fark etmez. o kapı kolu da benim gibi, tutunarak duruyordur. kedim tam o sırada koltuğun altına dalar ve top gibi zıplamaya başlar. lan bırak..!
işe giderim. toplantılar, mailler, yetişmesi gereken işler… arada okuldan mesaj gelir: “çocuğunuz ...” içim sıkılır. iş arkadaşım “sen güçlü kadınsın” der. güçlü değilim. sadece herkes bıraktığı için ben tutuyorum. lan bırak..!
akşam eve dönerim. evde herkes vardır ama kimse yok gibidir. büyük çocuk integral sorularını karıştırıyor, küçük olan hala kimya raporunu yetiştirmeye çalışıyor ve beden dersinde üşüyüp hasta olmuş. “yemekte ne var?” diye sorarlar.. masum soru değil; yanlış cevap ufak çaplı bir krize dönüşebilir. eşim “sen ne yaptıysan güzeldir” der. sorumluluk artık bana geri verilmiş olur, kibarca. lan bırak..!
günün sonunda koltuğa otururum. kimseye bir şey lazım değildir. işte bu an tehlikelidir; düşünmeye başlarsın. yıllar, yorgunluk, koşuşturma… sonra çocuklar birbirine saçma bir şey anlatır ve bana sarılır. o an anlarsın: her şeye lan bırak dersin ama tamamen bırakmazsın.
çünkü evli, çalışan, çocukları büyümüş ve kedisi olan bir kadının “lan bırak”ı istifa değil. bu bir nefes, bir durak.
ışığı kapatırken kendime söz veririm:
yarın yine idare ederim.
ama bugünlük… lan bırak...
devamını gör...
14.
-sana ben ezelden geldim lan.
- lan bırak!
böyle durumlar olabilir. kusura bakma mabel. ancak teşbihte hata olmaz.
- lan bırak!
böyle durumlar olabilir. kusura bakma mabel. ancak teşbihte hata olmaz.
devamını gör...
15.
bir dayının anlattığı masallardır. şu boomerları kırmamak için bir şey demiyorum inanmış gibi yapıyorum.
devamını gör...
16.
devamını gör...
17.
#3861486
hiç değişmemiş, aynı sevecenlik, aynı içtenlik, aynı insan sevgisi..
buna lan bırak denmez de ne denir?
hiç değişmemiş, aynı sevecenlik, aynı içtenlik, aynı insan sevgisi..
buna lan bırak denmez de ne denir?
devamını gör...
18.
telefonu saatlerdir hiç elime almadım, mesajını görmedim söylemine denir.
devamını gör...
19.
bazı yazarların tüm tanımları, sıralı liste.
devamını gör...
20.
bu pazartesi diyete başlıyorum.
devamını gör...