1.
ahmet arif tarafından leyla erbil'e gönderilmiş mektup derlemelerinden oluşan kitaptır. aşka karşılık vermeyen leyla hanım, ahmet arif'i dostu olarak görmektedir. ahmet arif bu dostluk ile ilgili mektuplarının birinde şöyle bahsetmektedir : ""böyle benzersiz bir dostluğa beni layık gördüğün için tanrıya teşekkür etmek. athe olmamın önemi yok burda , bi tanrı yaratırız olur biter."


- "bir mavi gül bahçesi yorganım
uyku saçlarımın meçhul şarkısı
sonra yastığımda ilk gölgen kızlık
ve ilk unutuluş hürriyet raksı
yumuşaklığında köpükten öpüşlerin
mukaddes günahlar cenneti oda
dikişsiz beyazlığında tüllerin
bir ay süzülecek buluta
ve bir mavi şarap gözlerindeki
musiki gölgelerinde yorgun
sen hep öylesine güzel sevdalım
ben sana allahsızcasına vurgun"
devamını gör...
2.
(bkz: ben sana allahsızcasına vurgun)

güzel bir aşkı anlatan eser.
devamını gör...
3.
muhteşem bir fikret kızılok şarkısıdır

sözleri:
kara tren katar katar
derdime dertleri katar
kimi alır kimi satar
senin aşkın bana yeter a leyli leylim
ayrılık ölümden beter a leyli leylim

indim pınarın başına
el ettim dudu kuşuna
dedi uğraşma boşuna
nazlı yarim ele gitmiş a leyli leylim
hasan emmi gelin etmiş a leyli leylim

çayır çimen koşa koşa
vardım anamın yanına
kardeş bacı hep bir olmuş
hiçbirinin dilleri yok a leylim leylim
böyle aşkın dermanı yok a leyli leyli
devamını gör...
(bkz: leylim ley)
devamını gör...
bazı şeyleri bilince daha başka anlamlanır ismi, daha derin daha güzeldir. leyl gece hatta kullanımına göre gecenin en karanlık hali, leyli ise geceye ait olan demektir zamanla leylim sevgili anlamında kullanılmaya başlandı. ahmed arif'in dizelerine aşina olanlar geceyi tanır, onun dizelerinde gecenin yeri bir başkadır. bazı satırları ve dizeleri bir de bu şekilde okumak gerek.
devamını gör...
ahmed arif'in çok sevdiği leylâ'sına mektuplarından oluşan kitabının adıdır. leylâ onun bir dostu, bir sevdiği, aşık olduğu kadındır. o fakirliğinde cebindeki son kuruşlar ile pul alıp mektup yazdığı kadındır. leylâ erbil çok sevilmiştir fakat ahmed arif imkânı olmayan bir sevgiyi büyütmüştür içinde.
son olarak kitaptan çok sevdiğim bir alıntıyı bırakayım :

kulluğum, divâneliğimle ellerini, gözlerini öperim. öpüyorum ama doyamıyorum. mutluluk ya da cehennem bu galiba. sana doymak, korkunç ahmaklık olur. hadi gel...
devamını gör...

elbette harika yazıyorsun. benim yaptığım, üç beş kelimelik bir düzeltme. virgülüne dahi dokunmağa gelemem yoksa. ustam değil misin?
"ve sen daha demincek -yıllar da geçse demincek- bıçkılanmış dal gibi ayrı düştüğüm- ömrümün sebebi, ustam, sevgilim..."
ben şimdi "uy gelin"e çalışıyorum. hemen hemen bitiyor. yalnız iyice ısınamadığım mısralar var, onları ayıkladıktan sonra ileteyim canım.

uy havar.

bu nasıl sevmektir, ben bilmiyorum.
devamını gör...
dünyanın en tükenmez mutluluğundayım, ne yana dönsem sen.
devamını gör...
leylim-leylim
ayvalar nar olanda
sen bana yar olanda
belali başimiza
dunyalar dar olanda
ahmet arıf
devamını gör...
mektup yazmaya alışmak adına, ahmed arif sevgisiyle okuduğum kitap. böyle bir aşk görmemişim, ne desem az böylesi bir sevdaya. kocaman bir hasret ırmağı akıyor kitabın sayfalarında; buna karşılık olarak ise sadece sızıntı yapan bir kaynak suyu var yazarın karşısında. her sayfada neden böyle oluyor, niye bu denli karşılıksız kalıyor böylesi bir sevgi diye düşünmekten bir hâl oldum.belki de bu denli bir aşk karşılıksız bırakıldığı için bir burukluk oluyor kitap bitince ama okumaya değer; en azından ahmed arif için değer.

sabah gözlerimi sana açarım.

akşam, uykularımı senden alırım. nereye, ne yana dönsem karşımda mutluluğun o harikulade başdönmesini bulurum.

böyleyken gene de şükretmem halime, hergelelik, açgözlülük eder, seni üzerim. aklıma gelmezki seni usandırır, sana gına getiririm. sana dert, sana ağırlık sana sıkıntı olurum. nemsin be? sevgili, dost, yâr, arkadaş... hepsi. en çok da, en ilk de leylâsın bana. bir umudum, dünya gözüm, dikili ağacımsın. uçan kuşum, akan suyumsun. seni anlatabilmek seni. ben cehennem çarklarından kurtuldum. üşüyorum kapama gözlerini..."


metinde de görüldüğü üzere hayatın zulmüne,kederine böylesi bı kara sevda ile göğüs germiş bir yiğit/şair/dava adamı/ aşık ve daha nice sıfatların en güzelini hak eden bir adam ve karşısında bir duvar! leylaa...
bir de sezai karakoç ile meşhur "mona rosa" vardır ki, onları da bir ara konuşuruz belki, her ne kadar onların aşkları evlilik ile sonuçlanmış olsa da bir taraf vardır ki aşkı dillere destan, bir taraf vardır ki destanı yazdıran....
aşkların en güzeli sizleri bulsun sayin kafa sözlük ahalisi, dört bir yanımızı "pu*t zulası" değil de sevda yumağı sarıp sarmalasın.
sevgilerle...



(bkz: leyla, zalım leyla!)
devamını gör...
kitabı okuduktan sonra leyla erbil'in "sevilmek iyi edermiş insanı, ben hiç mi sevilmedim?" sözü aklıma gelmişti. dilerim söz kendisinin değildir de internetin ona atfettiği bir sözdür. aksi hâlde çok üzücü, ahmed arif'in ona her şeyini büyük bir heyecanla yazması ve onun böyle söylemesi. gerçi ahmed arif'in en sevdiğim şiiri olan "yeşilmişik" leyla erbil'e düğün hediyesi olarak yazılmış. bu çok daha üzücü.
devamını gör...
Bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

"leylim leylim" ile benzer başlıklar

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
radyo & dergi renk modu sözlük kütüphanesi online yazarlar kulüpler yazarak kitap kazan yardım başlıkları puan tablosu sıkça sorulan sorular istatistikler iletişim