1969 yılında yayımlanmış elias canetti romanıdır.
yazarın müslüman - arap bir şehirde yaşadıklarını, şehrin iklimini dışarıdan batılı bir gözle aktardığı otobiyografik - seyahat eseridir.
yazarın müslüman - arap bir şehirde yaşadıklarını, şehrin iklimini dışarıdan batılı bir gözle aktardığı otobiyografik - seyahat eseridir.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "martineden" tarafından 06.06.2021 21:48 tarihinde açılmıştır.
1.
körleşme romanıyla bilinen nobel ödüllü elias canetti'nin kitabıdır. sel yayıncılık tarafından yayımlanmıştır. kâmuran şipal çevirmiştir. oldukça yetkin bir çeviri, canetti'nin türkçe yazdığı gibi bir izlenime kapılıyorsunuz okurken. batılı bir entelektüel yazarın müslüman arap şehri marakeş'e(fas) olan yolculuğunun ürünü yazılardan oluşuyor. yer yer yazarın şaşkınlıklarını görüyorsunuz, merak duygusuyla etrafı keşfeden bir seyyahı andıran sorgulamalara şahit oluyorsunuz. deneme/anı demek daha doğru diye düşünüyorum. kitapta çok renkli tasvirler ve anlatılar var. müslüman doğu ülkelerinden âşina olduğumuz imgeler öne çıkıyor. dar sokaklar, develer, geniş pazarlar ve çarşılar, dilenciler vesaire. "körlerin yakarışı" başlıklı yazıda kendisini bir anda yüzlerce körün arasında bulduğunu anlatıyor. bu körlerin büyük çoğunluğu dilenci. canetti bütün dilencilerin allah adını verdiğini ifade eder; günde binlerce kez allah adını zikrederler. alışkanlık olmuş bir yakarış biçimidir bu. kafes arkasındaki kadından bahseder. akıl sağlığı yerinde olmayan denilen ve insanların normal karşıladığı bir kafes. peçeli kadınlar onunla hiç ilgilenmeden önünden geçip giderler. müslümanlar söz konusu olur da türbeler olmaz mı? paçavraları öpen insanlardan bahseder. evliyanın kutsallığının sindiği paçavralar. ne tuhaf inanç ama! çocuklar toplanır ve öperler paçavraları. öykü anlatıcılarını ve arzuhalcileri anlatır. sokaklardan bahseder. develerden bahseder. peçeli çarşaflı kadınlardan bahseder. nazara karşı korunmak için duvarlara çizilen resimleri anlatır. insanların samimiyetinden bahseder bazen. yahudi kökenli olan canetti yahudi mahallesine de gider. orayı gözlemler. bir eşeğin ızdırabını anlatır. bence oldukça objektif bir bakış açısı var. benim korkunç görgüsüzlükler diyeceğim şeyleri adam anlamaya ve yazıya dönüştürmeye çalışıyor. benim için kitabı okutan şey fas veya marakeş filan değil; canetti ve onun müthiş kalemi.
devamını gör...
