1.
babamın can sıkıntısından trt 3 de izlediği maçlardan tanıdım bu kadını.. ailenin bi ferdi gibiydi. kadına değil de sürekli trt3 izlemekten artık gına gelmişti.
velhasıl kelam slovak asıllı 1980 doğumlu isviçreli grand slam şampiyonu eski tenisçi.
velhasıl kelam slovak asıllı 1980 doğumlu isviçreli grand slam şampiyonu eski tenisçi.
devamını gör...
2.
bir zamanlar tenis sporuna gönül vermeme neden olan, her maçını büyük bir hayranlıkla izlediğim, bir dönemin teniste bir numaralı ismi olan hala hafızalarımızdan silinmemiş efsane tenisçidir.

güzelliği kadar muhteşem tenis yeteneği ile de ilgi odağı olan hingis henüz 17 yaşında iken dünya bir numarası olmayı başardı. slovak asıllı isviçreli bir tenisçi olan canımız ciğerimiz martina tüm zamanların en iyi tenisçilerinden biri sayılır hala.

aklımda en çok yer eden olay ise 99 fransa açık turnuvasında steffi graf ile oynadığı final maçında topun dışarıya çıktığını iddia edip iddiası kabul görmeyince sinirlenerek saçmasapan bir servis kullanması ve seyircileri karşısına alıp setlerde bir sıfır önde olduğu maçı kazanmak için iki servis kullanmasına rağmen kaybetmesidir.

maç bitiminde kimseyi dinlemeden çıkıp giden martina daha sonra annesinin kollarında tören için ağlayarak geri dönmüştür. ulusça ağladığımız bu anlarda martina güzelliğinden hiçbir şey kaybetmeyerek bir kez daha gönüllerin bir numarası olmayı başarmıştır.

o maçı kaybetmiş olmasına rağmen martina her zaman gönüllerimizin kazananı olmaya devam etmiştir. ve hala hiçbir tenisçi bir martina hingis olamamıştır.

güzelliği kadar muhteşem tenis yeteneği ile de ilgi odağı olan hingis henüz 17 yaşında iken dünya bir numarası olmayı başardı. slovak asıllı isviçreli bir tenisçi olan canımız ciğerimiz martina tüm zamanların en iyi tenisçilerinden biri sayılır hala.

aklımda en çok yer eden olay ise 99 fransa açık turnuvasında steffi graf ile oynadığı final maçında topun dışarıya çıktığını iddia edip iddiası kabul görmeyince sinirlenerek saçmasapan bir servis kullanması ve seyircileri karşısına alıp setlerde bir sıfır önde olduğu maçı kazanmak için iki servis kullanmasına rağmen kaybetmesidir.

maç bitiminde kimseyi dinlemeden çıkıp giden martina daha sonra annesinin kollarında tören için ağlayarak geri dönmüştür. ulusça ağladığımız bu anlarda martina güzelliğinden hiçbir şey kaybetmeyerek bir kez daha gönüllerin bir numarası olmayı başarmıştır.

o maçı kaybetmiş olmasına rağmen martina her zaman gönüllerimizin kazananı olmaya devam etmiştir. ve hala hiçbir tenisçi bir martina hingis olamamıştır.
devamını gör...
3.
16 yaşındaydı ilk grand slam turnuvasını kazandığında!
''bir grand slam turnuvasını en genç yaşta kazanan tenisçi'' unvanını elinde bulundurur kendisi.
16 yaşında grand slam turnuvası kazanmakla kalmadı...
17 yaşında zirveye kuruldu ve de tam 4 sene boyunca da hiç inmedi.
hep 1 numaraydı!
1997, 1998 ve 1999 yıllarında gerçekleşen toplam 12 grand slam turnuvasının 9'unda final oynadı...
ve bu finallerin 5'ini kazandı...
avustralya açık tenis turnuvası'nı 3 yıl üst üste kazandı...
wimbledon tenis turnuvası ve amerika açık tenis turnuvası'nı da kazandı...
sadece roland garros'u kazanamadı.
onu da kazanmaya çok yakındı aslında..
hingis, 19 yaşındayken, steffi graf'ın karşısına çıkmıştı bir roland garros finalinde.
çok iyi hatırlıyorum o maçı.
setlerde 1-0 öne de geçmişti hingis.
ama ne olduysa 2. sette oldu.
kafa kafaya giden sette hakemin verdiği bir karara çok sinirlenen martina hingis, anormal tepkiler göstermeye başladı.
bir grand slam maçında rastlanması çok zor bir olaya hem de final maçında imza attı ve, oyun esnasında rakibinin sahasına geçti.
amacı, hakeme topun düştüğü yeri göstermekti.
ceza puanı aldı sonrasında ve de soyunma odasına gidip sinirden ağladı.
o konuda hingis haksızdı aslında siniri bir türlü geçmedi ve maç kontrolünü de tamamen kaybetti sonra.
hatta bir pozisyonda, servis atarken, topu havaya fırlatmadan, sadece raketine değdirerek atmıştı karşı tarafa.
kaybetti tabii maçı sonra.
1999 yılında, gerçekleşen bu olaya rağmen, 2001 yılına kadar zirvedeki yerini korudu hingis.
ta ki, sakatlık illeti ile tanışana kadar.
2002 yılında, 22 yaşında, bileğindeki sakatlıktan dolayı tenisi bıraktığını açıkladı!
ama pes etmedi.
2006 yaşında tekrar döndü tenise.
avustralya açık'ta ve roland garros'ta çeyrek finaller oynadı. birkaç tane wta tur turnuvası kazandı...
fakat 2007 geldiğinde, tekrar geri dönmemek üzere faal tenis kariyerine sonlandırdı.
slovak asıllı isviçreli'dir kendisi.
''bir grand slam turnuvasını en genç yaşta kazanan tenisçi'' unvanını elinde bulundurur kendisi.
16 yaşında grand slam turnuvası kazanmakla kalmadı...
17 yaşında zirveye kuruldu ve de tam 4 sene boyunca da hiç inmedi.
hep 1 numaraydı!
1997, 1998 ve 1999 yıllarında gerçekleşen toplam 12 grand slam turnuvasının 9'unda final oynadı...
ve bu finallerin 5'ini kazandı...
avustralya açık tenis turnuvası'nı 3 yıl üst üste kazandı...
wimbledon tenis turnuvası ve amerika açık tenis turnuvası'nı da kazandı...
sadece roland garros'u kazanamadı.
onu da kazanmaya çok yakındı aslında..
hingis, 19 yaşındayken, steffi graf'ın karşısına çıkmıştı bir roland garros finalinde.
çok iyi hatırlıyorum o maçı.
setlerde 1-0 öne de geçmişti hingis.
ama ne olduysa 2. sette oldu.
kafa kafaya giden sette hakemin verdiği bir karara çok sinirlenen martina hingis, anormal tepkiler göstermeye başladı.
bir grand slam maçında rastlanması çok zor bir olaya hem de final maçında imza attı ve, oyun esnasında rakibinin sahasına geçti.
amacı, hakeme topun düştüğü yeri göstermekti.
ceza puanı aldı sonrasında ve de soyunma odasına gidip sinirden ağladı.
o konuda hingis haksızdı aslında siniri bir türlü geçmedi ve maç kontrolünü de tamamen kaybetti sonra.
hatta bir pozisyonda, servis atarken, topu havaya fırlatmadan, sadece raketine değdirerek atmıştı karşı tarafa.
kaybetti tabii maçı sonra.
1999 yılında, gerçekleşen bu olaya rağmen, 2001 yılına kadar zirvedeki yerini korudu hingis.
ta ki, sakatlık illeti ile tanışana kadar.
2002 yılında, 22 yaşında, bileğindeki sakatlıktan dolayı tenisi bıraktığını açıkladı!
ama pes etmedi.
2006 yaşında tekrar döndü tenise.
avustralya açık'ta ve roland garros'ta çeyrek finaller oynadı. birkaç tane wta tur turnuvası kazandı...
fakat 2007 geldiğinde, tekrar geri dönmemek üzere faal tenis kariyerine sonlandırdı.
slovak asıllı isviçreli'dir kendisi.
devamını gör...
4.
lars ulrich'e benzemektedir.
ama bu önemli değildir.
zarif ve yetenekli bir tenisçidir. zamanının en sevdiğim kadın tenisçisidir.
ama bu önemli değildir.
zarif ve yetenekli bir tenisçidir. zamanının en sevdiğim kadın tenisçisidir.
devamını gör...