orijinal adı: vleesdag
mirthe, bir hayvan aktivistidir. bir domuz çiftliğindeki olayları sabote etmek için benzer düşüncelere sahip bir grup insanla birlikte harekete geçer; ancak çiftçi ailesi bundan memnun değildir ve sonrasında durum korkunç bir şekilde kontrolden çıkar.
mirthe, bir hayvan aktivistidir. bir domuz çiftliğindeki olayları sabote etmek için benzer düşüncelere sahip bir grup insanla birlikte harekete geçer; ancak çiftçi ailesi bundan memnun değildir ve sonrasında durum korkunç bir şekilde kontrolden çıkar.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "bokholdoi" tarafından 07.11.2025 22:37 tarihinde açılmıştır.
1.
hollandalı yönetmen martijn smits'in çektiği, 2025 tarihli yeni nesil bir korku, daha doğrusu explotation filmi.
filmi bir hayvan hakları güzellemesi zannederek başlıyorsunuz, ama gayet de güzel ters köşeye yatacağınız anlara hazırlandığınızın farkına varmıyorsunuz. evet, film "hayvan ordusu" adında radikal bir aktivist grubun, bir mezbahaya domuzları kurtarma eylemi yapmak için girmesiyle başlıyor. her şey çok idealist görünüyor; masumlar kurtarılacak, zalimler ifşa olacak. ancak filmin asıl olayı bu değil. filmin olayı, bu kurtarma operasyonu planlandığı gibi gitmeyince başlıyor.
grubun mesih kompleksli lideri nasha'nın (emma josten) sarsılmaz narsisizmi ve kibiri, merhamet eylemini saniyeler içinde önce haneye tecavüze, ardından saf bir terör eylemine dönüştürüyor. "madem hayvanları kurtaramadık, o zaman katilleri cezalandırırız" zihniyetiyle, mezbahanın yanındaki çiftlik evine, yani çiftçinin ve ailesinin yaşadığı eve yöneliyorlar.
"meat kills" tam manasıyla fanatizm üzerine bir film. kendi ahlaki üstünlüğünden kör olmuş, davasını gerçek insan hayatının önüne koyan post-modern saçmalıktaki zihniyetin bir portresi. film, en tehlikeli canavarın, aynada kendini kahraman olarak gören kişi olduğunu anlatıyor aslında.
gerçek hayatta restoran basan, kasap dükkanlarının camını indiren, otoyolda ambulansın yolunu kesen radikal grupların eylem ve bilinç fukaralığının varabileceği son kanlı noktayı gösteriyor. film o kadar sarsıcı ki, bir noktadan sonra sizi, filmin başındaki canavar olarak gösterilen çiftçi için tezahürat yaparken yakalatıyor. çünkü çiftçi ailesini korumak ve intikam gibi insani güdülerle hareket ederken, aktivistler soğuk ve soyut bir ideoloji adına dehşet saçıyor.
midesi zayıf olanlara göre değil. kanlı, sert ve ahlaki olarak rahatsız edici. ancak bir korku filminden çok, günümüzün kutuplaşmış dünyasına dair acı bir uyarı niteliğinde. iyi niyetin nasıl radikalizme dönüşebileceğini anlatan bir film.
filmi bir hayvan hakları güzellemesi zannederek başlıyorsunuz, ama gayet de güzel ters köşeye yatacağınız anlara hazırlandığınızın farkına varmıyorsunuz. evet, film "hayvan ordusu" adında radikal bir aktivist grubun, bir mezbahaya domuzları kurtarma eylemi yapmak için girmesiyle başlıyor. her şey çok idealist görünüyor; masumlar kurtarılacak, zalimler ifşa olacak. ancak filmin asıl olayı bu değil. filmin olayı, bu kurtarma operasyonu planlandığı gibi gitmeyince başlıyor.
grubun mesih kompleksli lideri nasha'nın (emma josten) sarsılmaz narsisizmi ve kibiri, merhamet eylemini saniyeler içinde önce haneye tecavüze, ardından saf bir terör eylemine dönüştürüyor. "madem hayvanları kurtaramadık, o zaman katilleri cezalandırırız" zihniyetiyle, mezbahanın yanındaki çiftlik evine, yani çiftçinin ve ailesinin yaşadığı eve yöneliyorlar.
"meat kills" tam manasıyla fanatizm üzerine bir film. kendi ahlaki üstünlüğünden kör olmuş, davasını gerçek insan hayatının önüne koyan post-modern saçmalıktaki zihniyetin bir portresi. film, en tehlikeli canavarın, aynada kendini kahraman olarak gören kişi olduğunu anlatıyor aslında.
gerçek hayatta restoran basan, kasap dükkanlarının camını indiren, otoyolda ambulansın yolunu kesen radikal grupların eylem ve bilinç fukaralığının varabileceği son kanlı noktayı gösteriyor. film o kadar sarsıcı ki, bir noktadan sonra sizi, filmin başındaki canavar olarak gösterilen çiftçi için tezahürat yaparken yakalatıyor. çünkü çiftçi ailesini korumak ve intikam gibi insani güdülerle hareket ederken, aktivistler soğuk ve soyut bir ideoloji adına dehşet saçıyor.
midesi zayıf olanlara göre değil. kanlı, sert ve ahlaki olarak rahatsız edici. ancak bir korku filminden çok, günümüzün kutuplaşmış dünyasına dair acı bir uyarı niteliğinde. iyi niyetin nasıl radikalizme dönüşebileceğini anlatan bir film.
devamını gör...
