mimarlık, mühendislik vb teknik profesyonellik gerektiren, bir çok meslek dalında çoğunlukla karşılaşabileceğiniz durumdur. bu tür işlerde mezuniyet belgeniz, size ehliyet sağlar, ama işi hala öğrenmiş değilsinizdir. bir tıp öğrencisi gibi stajlarda hastalarla muhatap olarak edinilmiş deneyimler yoktur. piyasaya çıktığınızda da, okulda öğretilenlerle gerçek hayattaki uygulamaların farkları kafanızı karıştırır.
bir çok mimarlık öğrencisi, bitirme projelerinde 3d modellemelerini, maket uygulamalarını başkalarına yaptırır misal. piyasada en fazla bilmesi gereken yazılımları, uygulama konularını bilmeden mezun olurlar. benzer bilgi eksiklikleriyle dolu halde piyasada iş bulsalar da, kimsenin tercihi olmazlar. yeni mezun mimarların çoğu, inşaat esnasında çıkacak statik vb uygulama standartlarını bilmeden, zaha hadid gibi binalar çizmek ister, görselde muhteşem görünen binanın ayakta kalabilmesi için tek kolona, normalin 20 katı yük bindirdiklerinden haberdar değillerdir misal. bu tür bilgilerin öğrenilmesi için de sahada, yani şantiyede vakit geçirmek gerekir. ve tahmin edin, yeni mezun mimarların ne kadarı şantiyede olmayı kabul ediyor?
tabii ki, belirli bir çevreye dahil olmak vb durumlar da kariyer adımlarında etkilidir, lakin işi bilmiyorsanız, çevre de bir yere kadar sizi götürür, sonra ya enerji koçluğu, holistik zamazingo yogası gibi sikimsonik işlerin çakma photoshop belgeli eğitmeni olursunuz, ya da bir şirketin masa başında imzanızı sömürür dururlar, yaşınız geldiğinde bir deprem olursa da savcının karşısında ne diyeceğinizi hesaplamak zorunda kalırsınız.
sen bunları nereden biliyorsun" derseniz, yıllardır bu işin içindeyim, şantiye tozunu fazla yuttum, daha yeni duruluyorum, işim nedeniyle genci, yaşlısı, başarılısı, berbatı birçok mimarla çalıştım. el çizimi ile teknik çizim kalitesinde proje detaylandıranı da gördüm, çizdiği yatak odasına pencere koymayı unutanı da. işinde ilerleyemeyenlerin ortak özelliklerini yazdım buraya.
devamını gör...