1.
bir dilde, hali hazırda var olan sözcüklere benzetilerek, örnekseme yoluyla türetilen yeni sözcük.
birtakım kimselerce rahatsızlık olarak kabul görse de bence dâhiyane bir yetenek.
- kafkaesque, (bkz: franz kafka)
- orwellian, (bkz: george orwell)
- quixotism, (bkz: miguel de cervantes)
- pianocktail, (bkz: boris vian)
- amourerie, (bkz: louis-ferdinand céline)
ve daha niceleri...
birtakım kimselerce rahatsızlık olarak kabul görse de bence dâhiyane bir yetenek.
- kafkaesque, (bkz: franz kafka)
- orwellian, (bkz: george orwell)
- quixotism, (bkz: miguel de cervantes)
- pianocktail, (bkz: boris vian)
- amourerie, (bkz: louis-ferdinand céline)
ve daha niceleri...
devamını gör...
2.
yunanca; yeni kelime uydurmak, mevcut literatürü zibidileştirmek (bugün böyle)
aslında tam karşılığı "kelime üretmek" olan bu kavram, felsefeciler tarafından üretilir ve kullanılır/zeki insanlara sunulur.
bu ülkede avami tabirle 'g.tünden uydurmak" diye de okuyabilirsniz.
"g.tünden uydurma" örnekleri
"dostoviski" (malum zat)
"sipiç kürsü" (malum zat)
"kanki"
"kardo"
ve
şarkıcı gülşen'in son eseri(!)
my love
içim dışım lav
ay lav ay lav
not: galat-ı meşhur ile alakası yoktur ve lütfen kıyaslamayınız.
aslında tam karşılığı "kelime üretmek" olan bu kavram, felsefeciler tarafından üretilir ve kullanılır/zeki insanlara sunulur.
bu ülkede avami tabirle 'g.tünden uydurmak" diye de okuyabilirsniz.
"g.tünden uydurma" örnekleri
"dostoviski" (malum zat)
"sipiç kürsü" (malum zat)
"kanki"
"kardo"
ve
şarkıcı gülşen'in son eseri(!)
my love
içim dışım lav
ay lav ay lav
not: galat-ı meşhur ile alakası yoktur ve lütfen kıyaslamayınız.
devamını gör...
3.
başlıktaki her iki tanım da yanlış maalesef. neolojizm: dilde bulunan, kullanılan bir sözcüğün yerine “türetme” yoluyla yeni bir sözcük koymak demektir.
dil devrimiyle yapılan şey de budur. kimi zaman, türetilen yeni sözcük “halk” tarafından çabucak benimsenir ve dolaşıma sokulur, kimi zaman da “halk” tarafından benimsenmez ve ölüme terk edilir. bir başka ihtimal daha vardır. yeni türetilen sözcük ile eskisi beraber yaşar, eş anlamlı sözcükler olarak. fakat neredeyse bütün dillerde, eş anlamlı sözcükler arasında zamanla “anlamsal” farklılıklar baş gösterir. bu farklar hem fazla hem de az olabilir.
örnekler: kelime/sözcük, temayül/eğilim, cevap/yanıt, mektep/okul, bilinç/şuur vb.
dil devrimiyle yapılan şey de budur. kimi zaman, türetilen yeni sözcük “halk” tarafından çabucak benimsenir ve dolaşıma sokulur, kimi zaman da “halk” tarafından benimsenmez ve ölüme terk edilir. bir başka ihtimal daha vardır. yeni türetilen sözcük ile eskisi beraber yaşar, eş anlamlı sözcükler olarak. fakat neredeyse bütün dillerde, eş anlamlı sözcükler arasında zamanla “anlamsal” farklılıklar baş gösterir. bu farklar hem fazla hem de az olabilir.
örnekler: kelime/sözcük, temayül/eğilim, cevap/yanıt, mektep/okul, bilinç/şuur vb.
devamını gör...