1.
geldim şu alemi islah edeyim, islah edeyim
özümü meydanda buldum sonradan, buldum sonradan
zaman mahlukuna gönlümü verdim, meylimi verdim
sermayeden zarar, zarar ettim sonradan, ettim sonradan
geldi bizim ile sevdi sevişti
al kadeh ver kadeh doldurdu içti
sadık yarim diye yeminler içti
özü çürük imiş duyduk sonradan, duyduk sonradan
özü çürük imiş duyduk sonradan, duyduk sonradan
şu zalimin kara, kara yüzleri
yaramıza yaramadı tuzları
iki dilli be cahilin sözleri
durdukça kar etti bize sonradan, bize sonradan
durdukça kar etti bize sonradan, bize sonradan…
demiştir. o değil de herif gayet var... noksan falan değil.
özümü meydanda buldum sonradan, buldum sonradan
zaman mahlukuna gönlümü verdim, meylimi verdim
sermayeden zarar, zarar ettim sonradan, ettim sonradan
geldi bizim ile sevdi sevişti
al kadeh ver kadeh doldurdu içti
sadık yarim diye yeminler içti
özü çürük imiş duyduk sonradan, duyduk sonradan
özü çürük imiş duyduk sonradan, duyduk sonradan
şu zalimin kara, kara yüzleri
yaramıza yaramadı tuzları
iki dilli be cahilin sözleri
durdukça kar etti bize sonradan, bize sonradan
durdukça kar etti bize sonradan, bize sonradan…
demiştir. o değil de herif gayet var... noksan falan değil.
devamını gör...
2.
dinleyin ağalar medhin eyleyim
elma yanaklımın kara kaşlımın
o gül yüzlerine kurban olayım
dal gerdanlımın da sırma saçlımın
o yârin açılmış gülü goncedir
boyu fidan beli gâyet incedir
mutâbık fakirce hemen bencedir
ipek poşulumun güneş başlımın
bir yol öpemedim kara gözünden
geçilmez ki cilvesinden nazından
hokka dehânından şirin sözünden
kiraz dudaklımın inci dişlimin
âşık oldum cemâlinin gülüne
al kınalar yakmış sedef eline
bir gönül bağlıdır her bir teline
henüz çağı on üç on dört yaşlımın
bin deyiş söylerim her gidişine
evvel sevip sonra terk edişine
noksânî girdin mi sen de düşüne
o turunç memeli beyaz döşlümün
elma yanaklımın kara kaşlımın
o gül yüzlerine kurban olayım
dal gerdanlımın da sırma saçlımın
o yârin açılmış gülü goncedir
boyu fidan beli gâyet incedir
mutâbık fakirce hemen bencedir
ipek poşulumun güneş başlımın
bir yol öpemedim kara gözünden
geçilmez ki cilvesinden nazından
hokka dehânından şirin sözünden
kiraz dudaklımın inci dişlimin
âşık oldum cemâlinin gülüne
al kınalar yakmış sedef eline
bir gönül bağlıdır her bir teline
henüz çağı on üç on dört yaşlımın
bin deyiş söylerim her gidişine
evvel sevip sonra terk edişine
noksânî girdin mi sen de düşüne
o turunç memeli beyaz döşlümün
devamını gör...