öğretmenevinde tanıştığım turan delisi hoca
başlık "kelberber" tarafından 22.02.2022 10:07 tarihinde açılmıştır.
1.
geçenlerde başımdan geçen olay.
asansör bakım, onarım ve kurulum işi yapıyoruz. küçük bir aile şirketimiz var. haftada bir, bazen ayda bir türkiye'nin çoğu yerine günübirlik gidip geliriz. 2 hafta oldu galiba kurulum için düzce'ye gittik. neyse işte asansörü kurduk ettik falan dönmeye yakın bizim küçük bilader "abi saat daha erken şurda iki el batak 101 bişey çevirelim elim kaşınıyor" dedi. iyi dedim 1-2 saat takılalım, zararı yok.
çayı kahvesi ucuzdur diye girdik bi öğretmenevine. başladık hararetli hararetli oynamaya. kırmızı 8, mavi 2 havada uçuşuyor derken içeri biri girdi. böyle boylu poslu, deri ceketli, esmer bi adam. hani norveçin x bir dağında doğup büyüsen, hayatın boyunca doğa, ağaç, şelale ve kuzey ışıklarından başka birşey görmesen bile bu adamı görür görmez arap lan bu dersin. öyle bir tipi var lavuğun.
neyse bu gerile gerile yürüdü etti bizim yan masanın 4.sü oldu. onlarda başladı oynamaya. aradan bi 15-20 dakika geçti geçmedi yan masada bi gürültü koptu. masadaki başka bir adam o arap'a benziyor dediğim adama çok net hatırlıyorum şunu dedi. "büyük büyük ninesini, ağaç kavuğunda bir kurdun s**tiğine inanan birinin yanlışlıkla okey atmasına şaşırmamak lazım"
abooo dedim kavga çıkacak şimdi. sonra o arap'a benziyor dediğim adam dönüp şey dedi "seninde patates yemekten beyninde fosfor kalmamış, işlek attın ger**ekalı". o zaman anladım burdan kavga çıkmaz, yakın arkadaştı bunlar. yakın arkadaşlar birbirleri üzerinde beğenmedikleri şeyler hakkında sürekli şaka yaparlar çünkü.
"takmışsın patatese, sosyalizm öyle bişey değil" dedi işlek taş atan adam. turancı olduğunu düşünmeye başladığım adam karşılık verdi "ya birşeyin kağıt üzerinde güzel durması, uygulamaya geçince doğru düzgün çalışacağı anlamına gelmez. hem marx değilmiydi kızını bale kursuna yazdıran?" kaba tabirle, komünist olduğundan emin olduğum adam ise karşılık olarak "ne var yani adam kızını bale kursuna yazdırdıysa, işçilerin haklarına mı göz dikti? zengin daha zengin, aristokratı daha aristokrat mı oldu? bu dediklerini 80'lerde yüzüme söyleseydin keşke, ağzını yüzünü bi kırardım senin" turancı adam önce bi güldü ardından "ya o dönem beni sokakta döven 4 kişi parayı bulunca george bush'tan daha kapitalist oldular. sen fakir olduğun için komünistsin anla artık bunu. cebinde 2-3 milyon tl olsa komünizmin adını ağzına almazsın" dedi.
şaşkın şaşkın oyunu bırakmış, yan masayı dinlemeye başlamıştık artık. bizim masada oyun dönmüyordu. hepimiz yan masaya odaklanmış muhabbetin gidişatını merak ediyorduk.
"ya ismet hocam allah için sen söyle ya bu komünizm saçmalığına nasıl halen daha inanıyor bu adamlar. sen iyi bir atatürkçüsün, iyi bilirsin" diyerek muhabbete, ceketinin üzerinde chp rozeti olan adamı dahil etti. atatürkçü olduğu söylenen adam "komünizm iyi birşey olsa gazi paşa zaten onu ülkeye getirirdi" dedi. komünist adam gülerek "yav hocam sabah atatürk akşam atatürk. her yorumda bir atatürk. bende çok severim atatürk'ü bilirsin ama türkçe ezan gibi saçma sapan birşey yapmış insanlarsınız, hadi onu geçtim atatürk ilke ve inklapları diye geziniyonuz ama ülkeyi lise mezunu, bakkal hesabı bile bilmeyen adamlar yönetiyor. nasıl atatürkçülük bu anlamadım ben" dedi. bakkal hesabı bile bilmeyen diyince lacivert ceketli, badem bıyıklı bi abi homurdanmaya başladı. öyle olunca ben çocuklara "hadi kalkın gidiyoruz şahit yazacaklar yoksa"dedim.
aldık ceketleri kalktık ayağa. o mekanın içinde bulunmak sanki beni daraltmıştı. hesabı ödeyip çıkmak tek isteğimdi. hesabı öderken döndüm arkamı, şöyle son bir defa daha baktım. masada bir sulh sağlanmış gibi duruyordu. duyduğum son şey bist100'ün yükselip yükselmeyeceğiydi. bense o masada oturmak isteyip, o muhabbetlere artık katlanamadığım için kendime kızıyordum.
asansör bakım, onarım ve kurulum işi yapıyoruz. küçük bir aile şirketimiz var. haftada bir, bazen ayda bir türkiye'nin çoğu yerine günübirlik gidip geliriz. 2 hafta oldu galiba kurulum için düzce'ye gittik. neyse işte asansörü kurduk ettik falan dönmeye yakın bizim küçük bilader "abi saat daha erken şurda iki el batak 101 bişey çevirelim elim kaşınıyor" dedi. iyi dedim 1-2 saat takılalım, zararı yok.
çayı kahvesi ucuzdur diye girdik bi öğretmenevine. başladık hararetli hararetli oynamaya. kırmızı 8, mavi 2 havada uçuşuyor derken içeri biri girdi. böyle boylu poslu, deri ceketli, esmer bi adam. hani norveçin x bir dağında doğup büyüsen, hayatın boyunca doğa, ağaç, şelale ve kuzey ışıklarından başka birşey görmesen bile bu adamı görür görmez arap lan bu dersin. öyle bir tipi var lavuğun.
neyse bu gerile gerile yürüdü etti bizim yan masanın 4.sü oldu. onlarda başladı oynamaya. aradan bi 15-20 dakika geçti geçmedi yan masada bi gürültü koptu. masadaki başka bir adam o arap'a benziyor dediğim adama çok net hatırlıyorum şunu dedi. "büyük büyük ninesini, ağaç kavuğunda bir kurdun s**tiğine inanan birinin yanlışlıkla okey atmasına şaşırmamak lazım"
abooo dedim kavga çıkacak şimdi. sonra o arap'a benziyor dediğim adam dönüp şey dedi "seninde patates yemekten beyninde fosfor kalmamış, işlek attın ger**ekalı". o zaman anladım burdan kavga çıkmaz, yakın arkadaştı bunlar. yakın arkadaşlar birbirleri üzerinde beğenmedikleri şeyler hakkında sürekli şaka yaparlar çünkü.
"takmışsın patatese, sosyalizm öyle bişey değil" dedi işlek taş atan adam. turancı olduğunu düşünmeye başladığım adam karşılık verdi "ya birşeyin kağıt üzerinde güzel durması, uygulamaya geçince doğru düzgün çalışacağı anlamına gelmez. hem marx değilmiydi kızını bale kursuna yazdıran?" kaba tabirle, komünist olduğundan emin olduğum adam ise karşılık olarak "ne var yani adam kızını bale kursuna yazdırdıysa, işçilerin haklarına mı göz dikti? zengin daha zengin, aristokratı daha aristokrat mı oldu? bu dediklerini 80'lerde yüzüme söyleseydin keşke, ağzını yüzünü bi kırardım senin" turancı adam önce bi güldü ardından "ya o dönem beni sokakta döven 4 kişi parayı bulunca george bush'tan daha kapitalist oldular. sen fakir olduğun için komünistsin anla artık bunu. cebinde 2-3 milyon tl olsa komünizmin adını ağzına almazsın" dedi.
şaşkın şaşkın oyunu bırakmış, yan masayı dinlemeye başlamıştık artık. bizim masada oyun dönmüyordu. hepimiz yan masaya odaklanmış muhabbetin gidişatını merak ediyorduk.
"ya ismet hocam allah için sen söyle ya bu komünizm saçmalığına nasıl halen daha inanıyor bu adamlar. sen iyi bir atatürkçüsün, iyi bilirsin" diyerek muhabbete, ceketinin üzerinde chp rozeti olan adamı dahil etti. atatürkçü olduğu söylenen adam "komünizm iyi birşey olsa gazi paşa zaten onu ülkeye getirirdi" dedi. komünist adam gülerek "yav hocam sabah atatürk akşam atatürk. her yorumda bir atatürk. bende çok severim atatürk'ü bilirsin ama türkçe ezan gibi saçma sapan birşey yapmış insanlarsınız, hadi onu geçtim atatürk ilke ve inklapları diye geziniyonuz ama ülkeyi lise mezunu, bakkal hesabı bile bilmeyen adamlar yönetiyor. nasıl atatürkçülük bu anlamadım ben" dedi. bakkal hesabı bile bilmeyen diyince lacivert ceketli, badem bıyıklı bi abi homurdanmaya başladı. öyle olunca ben çocuklara "hadi kalkın gidiyoruz şahit yazacaklar yoksa"dedim.
aldık ceketleri kalktık ayağa. o mekanın içinde bulunmak sanki beni daraltmıştı. hesabı ödeyip çıkmak tek isteğimdi. hesabı öderken döndüm arkamı, şöyle son bir defa daha baktım. masada bir sulh sağlanmış gibi duruyordu. duyduğum son şey bist100'ün yükselip yükselmeyeceğiydi. bense o masada oturmak isteyip, o muhabbetlere artık katlanamadığım için kendime kızıyordum.
devamını gör...