1.
önce en kötü koşulları öne sürüp sonra biraz daha hafif olanı kabul ettirmeye çalışmak.
devamını gör...
2.
muazzam bir söz.
devamını gör...
3.
tam olarak toplumuzun durumunu özetleyen sözdür. bize sürekli afrika örneği verilerek fakirliğe ve kötü şartlara razı olmamız, şükretmemiz bekleniyor. şöyle bir bakıldığı zaman işe yarayan bir politika aslında. insanları kolay yönetmek isteyenler bu amacına ulaştı.
devamını gör...
4.
memleketim gümüşhane nerelisin diye soranlara gümüşhane,*"aaaa orası neresi karadeniz mi?" diye soranlara hayır doğu anadolu diyorum.*
devamını gör...
5.
(bkz: kan kusturup, leğen tutmak.)
devamını gör...
6.
genelde türkiye üzerine sık sık söylenen söz.
devamını gör...
7.
herşeye en az iki katı zam yapıp sonra kdv düşürmek mesela?
devamını gör...
8.
18>13
devamını gör...
9.
10.
diktatör olsaydım yapacağım ilk oc'lugu olurdu. alkış bile alırdım.
devamını gör...
11.
özel sektörün özeti tam olarak bu. abv.
devamını gör...
12.
rasim ozan kütahyalı'nın yaptığı.
devamını gör...
13.
aslında bu, eski tıbbi uygulamalara dayanan bir deyimdir ve halk dilinde yayılarak bugünlere kadar gelmiştir.
20. yüzyılın başlarında frengi bakterisinin beyni ele geçirmesiyle vuku bulan ve felç-i umumi adı verilen bir beyin rahatsızlığı, hastaların yavaş yavaş akıl sağlıklarını yitirmelerine ve en sonunda kaçınılmaz şekilde ölmelerine sebep oluyordu. antibiyotiğin olmadığı yıllarda böyle bir enfeksiyonu durdurmak imkansıza yakındı.
avusturyalı doktor julius wagner-jauregg, uzun süre hastalığın nasıl tedavi edileceğine kafa patlattıktan sonra malaryaterapi adını verdiği sıradışı bir yöntem geliştirdi. çıldırmak üzere olan nörofrengi hastalarına bilerek ve isteyerek ölümcül sıtma paraziti enjekte ediliyordu. sıtma, yüksek ateşli seyreden feci bir hastalıktı. lakin bunun yanı sıra 40 derecenin üstündeki sıcaklıklarda frengi bakterileri yaşayamıyordu. bu kontrollü yangında bakteriler adeta pişerek ölüyordu. hasta yeteri kadar yüksek ateş nöbeti geçirip deliliğe sebep olan bakterilerden temizlendikten sonra, bu kez de yapay olarak bulaştırılan sıtma hastalığını kurutmak için doğada halihazırda bulunan kinin maddesi hastaya veriliyordu. yaklaşık %15'lik bir kesimin yüksek ateşin yarattığı kalp durmasından veya sıtmanın kendisinden hayatını kaybettiği bu tehlikeli kumar, %50'ye * yakın bir başarı oranıyla dönemin en büyük tıp mucizesi olarak kabul edildi ve mucidine 1927 yılında nobel tıp ödülü'nü kazandırdı.
1940'larda penisilin antibiyotiğinin keşfiyle birlikte tek bir iğneyle frengiyi yok etmek mümkün hale gelince tıp tarihindeki yerini aldı ve tamamen terk edildi.
işte ölümü gösterip sıtmaya razı etmek de tam olarak budur. kaçınılmaz bir ölümdense, yarı yarıya bir kurtuluş şansıyla sıtmaya razı olmaktır.
20. yüzyılın başlarında frengi bakterisinin beyni ele geçirmesiyle vuku bulan ve felç-i umumi adı verilen bir beyin rahatsızlığı, hastaların yavaş yavaş akıl sağlıklarını yitirmelerine ve en sonunda kaçınılmaz şekilde ölmelerine sebep oluyordu. antibiyotiğin olmadığı yıllarda böyle bir enfeksiyonu durdurmak imkansıza yakındı.
avusturyalı doktor julius wagner-jauregg, uzun süre hastalığın nasıl tedavi edileceğine kafa patlattıktan sonra malaryaterapi adını verdiği sıradışı bir yöntem geliştirdi. çıldırmak üzere olan nörofrengi hastalarına bilerek ve isteyerek ölümcül sıtma paraziti enjekte ediliyordu. sıtma, yüksek ateşli seyreden feci bir hastalıktı. lakin bunun yanı sıra 40 derecenin üstündeki sıcaklıklarda frengi bakterileri yaşayamıyordu. bu kontrollü yangında bakteriler adeta pişerek ölüyordu. hasta yeteri kadar yüksek ateş nöbeti geçirip deliliğe sebep olan bakterilerden temizlendikten sonra, bu kez de yapay olarak bulaştırılan sıtma hastalığını kurutmak için doğada halihazırda bulunan kinin maddesi hastaya veriliyordu. yaklaşık %15'lik bir kesimin yüksek ateşin yarattığı kalp durmasından veya sıtmanın kendisinden hayatını kaybettiği bu tehlikeli kumar, %50'ye * yakın bir başarı oranıyla dönemin en büyük tıp mucizesi olarak kabul edildi ve mucidine 1927 yılında nobel tıp ödülü'nü kazandırdı.
1940'larda penisilin antibiyotiğinin keşfiyle birlikte tek bir iğneyle frengiyi yok etmek mümkün hale gelince tıp tarihindeki yerini aldı ve tamamen terk edildi.
işte ölümü gösterip sıtmaya razı etmek de tam olarak budur. kaçınılmaz bir ölümdense, yarı yarıya bir kurtuluş şansıyla sıtmaya razı olmaktır.
devamını gör...
14.
“pompada dev indirim”.
devamını gör...
