1.
bir bilen ukdesi

tam adı ömer besim koşalay'dır.
1899 yılında doğan, atletizmci, gazeteci ve eski galatasaray spor kulübü yöneticisidir.
bu ukde uzun zamandır bana uzaktan göz kırpıyordu. fakat yanlış bir bilgi girmemek adına bir bilen'den bilgi almak istedim. kesinlikle dedim, ömer besim koşulay daha fazla insanın , kendisi hakkında bilgi sahibi olmasını hak ediyor.
hayatı büyük bir azmin ve başarının hikayesidir. altı yaşına kadar çocuk felciyle mücadele ettiği için yürüyemeyen ömer besim koşalay, 23 yaşına geldiğinde türkiye atletizm rekorunu kırar.
öncesinde de 52 kiloda istanbul şampiyonluğu da vardır güreşte.
ömer besim koşalay sadece türkiye'nin ilk orta mesafe atletizm yıldızlarından olmakla kalmamış türkiye'ye de ilk eşofmanı getiren sporcu olmuştur. kendisi adına her sene yapılan koşuya da ömer besim koşalay kırmızı eşofman kır koşusu adı verilmiştir.
basının kendisinden daha çok ilgilendiği kırmızı eşofmanın hikayesini, son aylarında tamamlamak için çok uğraştığı kırmızı eşofman ve derbeder notlar' kitabında kendi dilinden şöyle anlatır:
"1924'dte paris'te yapılan olimpiyat oyunları'na gittik. iki gün sonra antrenörümüz mr. tobin bizi olimpiyat köyünde çalışan amerikalı atletlerin yanına götürdü.
sabah saat 10.00'da birdenbire hava karardı, derken hafif bir yağmur başladı. amerikalılar ortadan kayboldular. biraz sonra üzerlerinde koyu kırmızı renkte, tulum şeklinde bir şeyler giyerek tekrar piste çıktılar. o sırada antrenman yapan diğer milletlerin atletleri yağmurdan bir yerlere sığınmışlardı. amerikalılar giydikleri tulum sayesinde hiç ıslanmadan çalışmalarına devam ettiler.
mr. tobin'e, amerikalılar'ın giydikleri bu acayip kılık hakkında birkaç sual sordum. bu tuluma "eşofman" derlermiş, atletleri soğuktan, yağmurdan, kardan korurmuş, müsabakadan sonra üşümelerine mani olurmuş. hülasa, faydalı ve bir atlet için lüzumlu olan bir malzeme.
paris'in irili ufaklı bütün mağazalarını dolaştım, böyle bir şey bulamadım. nihayet mr. tobin'e 10 dolar verdim, arkadaşları vasıtası ile amerika'ya bir eşofman sipariş ettim. paris'ten döndükten 1 ay sonra kulübe gümrükten bir ihbarname geldi. doğrusu aklımdan hiçbir şey geçmiyordu. gümrük muayenesi için, 28 tl verdim ve elime tutuşturulan paketi aldım. o zaman dolar iki küsur lira idi. paket bana 50 liraya mal olmuştu. kulüpte paketi açtım, içinden çıka çıka benim meşhur tarihi kırmızı eşofman çıktı.
eşofmanın paçasında birbirine kilitlenmiş demirler vardı, şimdi bunun adına fermuar diyorlar.
yukarı çekince paçalar açılıyor, aşağı indirilince kitleniyor. acayip bir şey...
o demirlerin birbirine geçerken çıkardığı patırtısı da müsabakalardan evvel beni üzen ahbap eğlencesi oldu. o zamanlar atletizm meraklıları benden ziyade eşofmanımla meşgul olurlardı. bu müsabakalardan evvel sinir bozan bir haldi. ne yapalım ki, bizim kırmızı eşofman benim koşulardan daha sevimli görünürdü. ben de ister istemez bu modanın kurbanı oldum.
bugün atletler sahada eşofman giymiş koşuşurken gördükçe, 30 küsur sene gözümün önünden geçiyor ve 1924 olimpiyatları'nın hatırası kırmızı eşofmanım hayalimde canlanıyor. işte bunun için 'derbeder notlarım'a o güzelim hatıraya izafeten kırmızı eşofman adını verdim."
11 kasım 1956'da 57 yaşında hayata gözlerini yuman koşalayın, öldükten sonra da mezarından büstü çalınmıştır. okmeydanında bir hurdacıya satılmak isterken de hırsızlar yakalanır.

tam adı ömer besim koşalay'dır.
1899 yılında doğan, atletizmci, gazeteci ve eski galatasaray spor kulübü yöneticisidir.
bu ukde uzun zamandır bana uzaktan göz kırpıyordu. fakat yanlış bir bilgi girmemek adına bir bilen'den bilgi almak istedim. kesinlikle dedim, ömer besim koşulay daha fazla insanın , kendisi hakkında bilgi sahibi olmasını hak ediyor.
hayatı büyük bir azmin ve başarının hikayesidir. altı yaşına kadar çocuk felciyle mücadele ettiği için yürüyemeyen ömer besim koşalay, 23 yaşına geldiğinde türkiye atletizm rekorunu kırar.
öncesinde de 52 kiloda istanbul şampiyonluğu da vardır güreşte.
ömer besim koşalay sadece türkiye'nin ilk orta mesafe atletizm yıldızlarından olmakla kalmamış türkiye'ye de ilk eşofmanı getiren sporcu olmuştur. kendisi adına her sene yapılan koşuya da ömer besim koşalay kırmızı eşofman kır koşusu adı verilmiştir.
basının kendisinden daha çok ilgilendiği kırmızı eşofmanın hikayesini, son aylarında tamamlamak için çok uğraştığı kırmızı eşofman ve derbeder notlar' kitabında kendi dilinden şöyle anlatır:
"1924'dte paris'te yapılan olimpiyat oyunları'na gittik. iki gün sonra antrenörümüz mr. tobin bizi olimpiyat köyünde çalışan amerikalı atletlerin yanına götürdü.
sabah saat 10.00'da birdenbire hava karardı, derken hafif bir yağmur başladı. amerikalılar ortadan kayboldular. biraz sonra üzerlerinde koyu kırmızı renkte, tulum şeklinde bir şeyler giyerek tekrar piste çıktılar. o sırada antrenman yapan diğer milletlerin atletleri yağmurdan bir yerlere sığınmışlardı. amerikalılar giydikleri tulum sayesinde hiç ıslanmadan çalışmalarına devam ettiler.
mr. tobin'e, amerikalılar'ın giydikleri bu acayip kılık hakkında birkaç sual sordum. bu tuluma "eşofman" derlermiş, atletleri soğuktan, yağmurdan, kardan korurmuş, müsabakadan sonra üşümelerine mani olurmuş. hülasa, faydalı ve bir atlet için lüzumlu olan bir malzeme.
paris'in irili ufaklı bütün mağazalarını dolaştım, böyle bir şey bulamadım. nihayet mr. tobin'e 10 dolar verdim, arkadaşları vasıtası ile amerika'ya bir eşofman sipariş ettim. paris'ten döndükten 1 ay sonra kulübe gümrükten bir ihbarname geldi. doğrusu aklımdan hiçbir şey geçmiyordu. gümrük muayenesi için, 28 tl verdim ve elime tutuşturulan paketi aldım. o zaman dolar iki küsur lira idi. paket bana 50 liraya mal olmuştu. kulüpte paketi açtım, içinden çıka çıka benim meşhur tarihi kırmızı eşofman çıktı.
eşofmanın paçasında birbirine kilitlenmiş demirler vardı, şimdi bunun adına fermuar diyorlar.
yukarı çekince paçalar açılıyor, aşağı indirilince kitleniyor. acayip bir şey...
o demirlerin birbirine geçerken çıkardığı patırtısı da müsabakalardan evvel beni üzen ahbap eğlencesi oldu. o zamanlar atletizm meraklıları benden ziyade eşofmanımla meşgul olurlardı. bu müsabakalardan evvel sinir bozan bir haldi. ne yapalım ki, bizim kırmızı eşofman benim koşulardan daha sevimli görünürdü. ben de ister istemez bu modanın kurbanı oldum.
bugün atletler sahada eşofman giymiş koşuşurken gördükçe, 30 küsur sene gözümün önünden geçiyor ve 1924 olimpiyatları'nın hatırası kırmızı eşofmanım hayalimde canlanıyor. işte bunun için 'derbeder notlarım'a o güzelim hatıraya izafeten kırmızı eşofman adını verdim."
11 kasım 1956'da 57 yaşında hayata gözlerini yuman koşalayın, öldükten sonra da mezarından büstü çalınmıştır. okmeydanında bir hurdacıya satılmak isterken de hırsızlar yakalanır.
devamını gör...
"ömer besim" ile benzer başlıklar
besim tibuk
78