bu sabah uyanır uyanmaz aklıma gelen, türkçesini yulaf lapası olarak karşılayabileceğimiz, geleneksel ingiliz kahvaltı yiyeceği. yarın sabah jamie oliver'den aldığım geleneksel bir ingiliz reçetesiyle güzel bir 'porridge' yapacağım kendime.
şimdilerde pek bir asortik takılsa da, hatta yulafın bu kadar pahalanmasıyla neredeyse bir zengin yiyeceğine dönüşse de 'porridge' aslında bir fakir yiyeceğidir.
neredeyse tek başına yüzyıllarca yoksul insanları açlıktan ölmekten kurtaran bu kahraman yiyeceğe günümüzde hak ettiği değer fazlasıyla veriliyor.

kişisel not: yurt dışında, hayatımdaki en güzel 'porridge'i, ingiltere'de değil, st. petersburg'ta, kahvaltı odaları bile olmadığı için, odanıza kahvaltı servisi yaptıkları apartmandan bozma bir motelde yedim.

ikinci not: bu yazı biraz bu ne perhiz bu ne lahana turşusu cinsinden bir yazı. bağışlanmayı dilemiyorum ama dolar olmuş bilmem kaç, yazdığım şeye bak. abesle iştigal örneği resmen.

üçüncü not: bu ingilizce sözcüğün söylenişi nedense çok zor gelir bana, porriç gibi bir söylenişi var, ben bu söylenişe ulaşıncaya kadar onlarca çeşitlemesini uydurmuşumdur. en çok da podriç demekten kendimi alamıyordum.*
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim