1.
dune evreninden bir gezegen. gamma waiping yıldız sisteminin 3. gezegenidir. başlarda uzun süre corrino hanedanlığına ev sahipliği yapan gezegen, daha önceleri çok iyi koşullara sahip yaşanabilir bir yer iken asillerin bir başka gezegene göçmesi ile birlikte zamanla bir hapis gezegenine dönüştürülmüştür.
bu göçe ise bir nükleer saldırının sebep olduğu söylenmektedir.
kelime kökeni olarak “secundus salutis”ten gelmiş olabileceği tahmin ediliyor. yaklaşık türkçe anlamı ise “sağlığa elverişli” olarak açıklananilir.
çevre koşulları çok serttir. arrakis kadar sert bir iklimi olmasa da zorlayıcıdır. bilinen evrende şiga teli’nin yetiştiği iki gezegenden biridir.
fremen kültüründe bu gezegenin tanınması ise eskilere dayanır. zira gezgin zensünni’lerin bir müddet salusa secundus’ta köle olarak yaşadığı dilden dile anlatılagelmiştir.
hapis gezegeni olmasından ötürü evrenin her yanından suçlular buraya getirilmiştir. pek tabi suçlular ve zor çevre koşulları aynı denklemin bilinenleri iken, bu denklemin sonucunun sardaukar’lar olması pek de olasıdır. atreidesler, özellikle fremenlerin yaşayış ve karakterlerini gördükten sonra bu olasılık daha da güçlenmiştir. yine de sardaukar’ların esas kökeni gizemini korumakta.
bundan sonrasına biraz spoiler’lı değinelim;
bu gezegeni ilk kez ilk kitapta duyuyoruz. imparator emrindeki bu sardaukar’lar salusa secundus’tan arrakis’e gönderilmiş ve burada atreideslere karşı kurulan komploda harkonnen’lerin en büyük kozu olmuştur.
pek sonraları, paul atreides imparatorluk tahtına oturunca, 4. şaddam’ı yani müstakbel kayınpederini bu gezegene göndermiş ve hanedanını buradan yönetmesini salık vermiştir. buradaki amaç hem şaddam’a değer verdiğini göstermek hem de olası sardaukar seferlerini kesmektir. bu amaca ise şaddam’a salusa secundus’u yaşanabilir bir ekosistem yapma görevini vererek ulaşmıştır. çünkü sert koşullar olmadan sardaukar’ların yetişemeyeceğini bilmektedir.
pek tabii emekliliğinde de rahat durmayan şaddam, gerek kendi ailesinin gerekse fenring ailesinin de işbirliği ile atreides’lere karşı birkaç başarısız suikast girişiminde bulunsa da sonuç elde edememiş ve hayatının sonuna dek salusa secundus’ta sürgün olarak yaşamıştır.
gezegen, daha sonraları da baharat üretme çabaları ile gündeme gelse de başarılı bir örnek olamamıştır.
bu göçe ise bir nükleer saldırının sebep olduğu söylenmektedir.
kelime kökeni olarak “secundus salutis”ten gelmiş olabileceği tahmin ediliyor. yaklaşık türkçe anlamı ise “sağlığa elverişli” olarak açıklananilir.
çevre koşulları çok serttir. arrakis kadar sert bir iklimi olmasa da zorlayıcıdır. bilinen evrende şiga teli’nin yetiştiği iki gezegenden biridir.
fremen kültüründe bu gezegenin tanınması ise eskilere dayanır. zira gezgin zensünni’lerin bir müddet salusa secundus’ta köle olarak yaşadığı dilden dile anlatılagelmiştir.
hapis gezegeni olmasından ötürü evrenin her yanından suçlular buraya getirilmiştir. pek tabi suçlular ve zor çevre koşulları aynı denklemin bilinenleri iken, bu denklemin sonucunun sardaukar’lar olması pek de olasıdır. atreidesler, özellikle fremenlerin yaşayış ve karakterlerini gördükten sonra bu olasılık daha da güçlenmiştir. yine de sardaukar’ların esas kökeni gizemini korumakta.
bundan sonrasına biraz spoiler’lı değinelim;
bu gezegeni ilk kez ilk kitapta duyuyoruz. imparator emrindeki bu sardaukar’lar salusa secundus’tan arrakis’e gönderilmiş ve burada atreideslere karşı kurulan komploda harkonnen’lerin en büyük kozu olmuştur.
pek sonraları, paul atreides imparatorluk tahtına oturunca, 4. şaddam’ı yani müstakbel kayınpederini bu gezegene göndermiş ve hanedanını buradan yönetmesini salık vermiştir. buradaki amaç hem şaddam’a değer verdiğini göstermek hem de olası sardaukar seferlerini kesmektir. bu amaca ise şaddam’a salusa secundus’u yaşanabilir bir ekosistem yapma görevini vererek ulaşmıştır. çünkü sert koşullar olmadan sardaukar’ların yetişemeyeceğini bilmektedir.
pek tabii emekliliğinde de rahat durmayan şaddam, gerek kendi ailesinin gerekse fenring ailesinin de işbirliği ile atreides’lere karşı birkaç başarısız suikast girişiminde bulunsa da sonuç elde edememiş ve hayatının sonuna dek salusa secundus’ta sürgün olarak yaşamıştır.
gezegen, daha sonraları da baharat üretme çabaları ile gündeme gelse de başarılı bir örnek olamamıştır.
devamını gör...