16 ocak’tan beri yollarda olmanın nefis hissettirmesiyle bir ara tatilimi daha bana yakışan cinste yolların harmanında geçirdim.
son durak istanbul’du. yolda araç arzalandı şöförle kavga eden insanlar, jandarma ekipleri ve bursa gemlik yolunda geçen saatler eşliğinde zaten amaç varmak değildi, yoldu ve bunun keyfi deryasıyla arkadaşımla 2 buçuk saat kıkır kıkır güldük, tam o sıra muavim yolculara bir şeye ihtiyacı olan var mı diye sordu. o sırada tesettürlü bir genç kız seccade istedi ve aklıma aydın otobüs yolculuğunda yanımdaki teyzenin arkamda adam var kıbleyi sana çevirtip kılsam olur mu cümlesi geldi. neler neler dimi (sen su istersin, tuvalet molası istersin ama başkası da başka bir şey isteyebilir:) araç tamir edildi yola devam edildi. bahsettiğim flörtümle aramı düzeltirim düşüncesiyle ânlık basıp geldiğim istanbul tarifemde yani düzeltemedim hatta görüşemedik bile ama en azından ben denedim diyebiliyorum ve geriye kalan her şey anlamını yitiriyor. özetle denemenin sana hissettireceği her tatmin gün sonunda hiçbir şey yapmamanın yaşatacağı olası tatminsizlikten daha iyidir. bazı insanların bizleri teğet geçmesi ve olabilitesi olan durumlardan kıl payı dönebilmemin nimeti diyorum. evet minnet çünkü çok gizemli olan her insan biraz sıkıntılıdır hele ki bugünlerde… arkadaşımla ıspanak barda içip saatlerce konuşup oradan ıslak hamburger iştahıyla ve zekeriyaköy’e araba yolculuğu ışığında ertesi günü taksime geçip boydan boya istiklali yürürken ben sanırım alper ve ada’nın hikayesini anlamıştım ve burada sabahlayıp içebildiğim kahkaha tufanına girebildiğimin gerçekten gençliğimi ysşayabildiğim yılların ortasında olabildiğimi fark etmenin ötesinde ortaköy’den beşiktaş’a yürüdüğüm ağaçlı yolda sizler aklıma geldinizde sahiden ama bazıları da hiçte gelmedi ve varlığını hissettirmedi zihnimde salına salına yürürken harbi teomanın dediği gibi boş boş dolaşıyordum beşiktaş’taki beşiktaş iskelesine varınca girdim kitapçıya seçtim oradan ahmed arif hasretinden prangalar eskittim kitabını aldım. iskelenin üst katında kütüphaneye cam kenarına geçtim denize doğru bakıp şiir okudum sonra durdum ve insanları inceledim.
ben severim cebimde 10 tl varmış gibi hayatı yaşamayı. basit gezerken insanların yaşam biçimlerini izlemek ve farkındalığının güçlenmesi.. yolda yürürken yola mı bakarsınız yoksa sapık gibi apartman içlerinde insanların evlerinin dekorasyonuna mı?
ben 2.’sini yapmaya bayılırım insanın oluşturduğu toplumun arka planı veya yansıması gibi gelir bana o evin ışıkları ve duvarları… bir çok insanın sapıklık gibi algılayabileceği bir şey olmasına rağmen. iskele’nin oradan bu sefer başka bir arkadaşım aldı ve levent’e beraber yemek yemeğe gidip yine uzadıya sohbet ettik.. oradan beykoz’a geçip arkadaşımla bira, şarap ve kabak çekirdeği enerjisinde dolu dolu konuştuk. konuşma sırası o tarot baktı ben de kahve falı baktım ve bana dediği enerjin kuvvetli diyerek bana tarot kartlarını verdi ve bir denesene dedi. ben de denedim tarot yolculuğuna hoş geldin diyerek bana bi kart destesi hediye etti. ben bu kartlarla barışamadım ama bence bu senin için bir başlangıç olabilir dedi. halbuki ben fala inanma falsız da kalma mottosuyla hislerimi aktarmıştım ama arkadaşımın ondan bana bir hatıra bırakması da ne büyük mutluluk. deniz ve cami manzarasında geçen bir salon sohbetiyle kareli pijamasıyla aslında hala benim için değeri olan bir insanı hatırlattı ve yüzüme tebessüm yerleşti. nefis ve dinlenmiş gibi hissedebildiğim 3 saatlik uykunun ışığında yine düştüm yollara ufak tefek yan koltuğumdaki hanımefendilerle sohbet ettim ve otogara geldim. yaşadığım şehre işlerime anılarla dönmenin sevinciyle. en iyi hikayeler yoldayken çıkar. mütevazı yaşayın ve yolun keyfini sürün.. bir tebessüm ve merhabanın yaşamınıza katabileceği çok kapı vardır sevgiler.


cihan mürtezaoğlu- bir beyaz orkide/ bu arsız, kimsesiz, topraksız çiçek yüreğimde kor sürgün göğsüne bunu bana yapmazdın çiçek.


kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

oysa murad alamam. oysa akdan- karadan bilirim, payım bu kadar… unutmuş gülmeyi gözbebeklerim. unutmuş dudaklarım öpmeyi. incesu deresi, merhaba…
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"sırt çantasıyla geçirilen bir ömür" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim