1.
yaşadığımız durumları yaşamak
yaşadığımız durumları yaşamak sizde ne anlam ifade eder diye sormak isterim esasen çünkü benim için çoğu zaman yaşamak sıradan bir yaşamak değil hakikaten hakkıyla yaşamaya eş değer bir ritim oluşturuyor peki bu ne demek?
bir şey sonucunda kötü de olsa iyi de olsa yaşamak dibine kadar tüm süreci deneyimlemek.. hayatımda her periyotta bunu uyguladım hiçbir olana olmuşa mış gibi davranmadım. hakkıyla yaşadım ya olanı da hakkıyla kucakladım olmayanı da.. hırsımdan aldığım yanlış kararlar ve zarar gördüğüm düşüncesiyle vermeye çalıştığım zararlarda oldu. belki bilerek belkide hedefimden saparak fikrimce yapmışım işte.. geçen gün bir yüzleşme yaşadım hiç beklemediğim bir ânda gelen bir yüzleşmeydi bu yıllardır kafamda planladığım hiçbir şeyi dilimden dökemedim egom, gururum dilim kemiğim izin vermedi basiretim bağlandı derler ya aynen öyle bi ândı işte. karşımdaki insan bana öyle bi konuştu ki öperken bi anda durup tüm içinde tuttuğu siniri, öfkeyi, nefreti kelimeleriyle bakışlarıyla kustu. nefret etmek derler ya hani o nefret ettiğimiz insanları da bir dönem çok severdik oysa.. onun o kustukları benim sustuklarıma dönüştü.. o kendini öyle ya da böyle ifade ederken ben onun cümlelerinde sıkışmış hissettim kendimi çözmeye çalışırken çözemeyecek bir batakta buldum. dilediğimiz kadar metaforlarla ve betimlemelerle anlatalım bazı şeyleri gecenin zifiri karanlığı bile anlatamıyor işte.. söylenilen sözlerin edilen kavganın üzerine olan buluşmalar veya öpüşler bile geçirmiyor konuşulamayan durumları belki de her şey konuşulmuştur ya belki de tüm perde burada kapanmıştır olanla olmuşa çare yoktur vazgeçmekten veya unutmaktan başka budur herhalde dediğim bir noktadayım. sinirimi hiç biriktirmediğim ve hep anında reaksiyon verdiğim için ben de bir nefret oluşmamış oluştuysa bile atalı uzun zaman olmuş. karşımdakinin bana biriktirdiği söyleyemediklerinin naralarında değiştirme çabasına girmemem gerektiğini anladım. bazen sevmenin yetmediğini, inanç ve inançsızlıklarımız arasında kaybolabileceğimizi de anladım ve kabul ettim eskiden kabulde edemezdim tüm bunları.. hep denemeye devam ederdim hep belki sonra belki belki diye diye zamana yayardım. sonra zamanın gerçekten geçtiğini gördüm ve 7 sene az da bir zaman değildi be başardığım şeylerde oldu başaramadığım şeylerde her şeyide başaramazdık da zaten. aşkın veyahut ikili duygusal ilişkilerin pek hesaplaması da olmuyormuş. gözlerim doldu ama mutlu olmasını istedim ziraa ben içinde bulunduğum bu durumdan geçmişten bugüne bolca üzülmüş ve ağlamıştım da. bir kapanış olmadı veya oldu inanın bilmiyorum tek bildiğim ben çoktan affettim ve barıştım o barışmasa da olur. bir daha bu kadar derin hissedebilir miyim gerçekten bilmiyorum…
bir şey sonucunda kötü de olsa iyi de olsa yaşamak dibine kadar tüm süreci deneyimlemek.. hayatımda her periyotta bunu uyguladım hiçbir olana olmuşa mış gibi davranmadım. hakkıyla yaşadım ya olanı da hakkıyla kucakladım olmayanı da.. hırsımdan aldığım yanlış kararlar ve zarar gördüğüm düşüncesiyle vermeye çalıştığım zararlarda oldu. belki bilerek belkide hedefimden saparak fikrimce yapmışım işte.. geçen gün bir yüzleşme yaşadım hiç beklemediğim bir ânda gelen bir yüzleşmeydi bu yıllardır kafamda planladığım hiçbir şeyi dilimden dökemedim egom, gururum dilim kemiğim izin vermedi basiretim bağlandı derler ya aynen öyle bi ândı işte. karşımdaki insan bana öyle bi konuştu ki öperken bi anda durup tüm içinde tuttuğu siniri, öfkeyi, nefreti kelimeleriyle bakışlarıyla kustu. nefret etmek derler ya hani o nefret ettiğimiz insanları da bir dönem çok severdik oysa.. onun o kustukları benim sustuklarıma dönüştü.. o kendini öyle ya da böyle ifade ederken ben onun cümlelerinde sıkışmış hissettim kendimi çözmeye çalışırken çözemeyecek bir batakta buldum. dilediğimiz kadar metaforlarla ve betimlemelerle anlatalım bazı şeyleri gecenin zifiri karanlığı bile anlatamıyor işte.. söylenilen sözlerin edilen kavganın üzerine olan buluşmalar veya öpüşler bile geçirmiyor konuşulamayan durumları belki de her şey konuşulmuştur ya belki de tüm perde burada kapanmıştır olanla olmuşa çare yoktur vazgeçmekten veya unutmaktan başka budur herhalde dediğim bir noktadayım. sinirimi hiç biriktirmediğim ve hep anında reaksiyon verdiğim için ben de bir nefret oluşmamış oluştuysa bile atalı uzun zaman olmuş. karşımdakinin bana biriktirdiği söyleyemediklerinin naralarında değiştirme çabasına girmemem gerektiğini anladım. bazen sevmenin yetmediğini, inanç ve inançsızlıklarımız arasında kaybolabileceğimizi de anladım ve kabul ettim eskiden kabulde edemezdim tüm bunları.. hep denemeye devam ederdim hep belki sonra belki belki diye diye zamana yayardım. sonra zamanın gerçekten geçtiğini gördüm ve 7 sene az da bir zaman değildi be başardığım şeylerde oldu başaramadığım şeylerde her şeyide başaramazdık da zaten. aşkın veyahut ikili duygusal ilişkilerin pek hesaplaması da olmuyormuş. gözlerim doldu ama mutlu olmasını istedim ziraa ben içinde bulunduğum bu durumdan geçmişten bugüne bolca üzülmüş ve ağlamıştım da. bir kapanış olmadı veya oldu inanın bilmiyorum tek bildiğim ben çoktan affettim ve barıştım o barışmasa da olur. bir daha bu kadar derin hissedebilir miyim gerçekten bilmiyorum…
devamını gör...




