öztürkçe bir kelime olup karşılığı cehennemdir.
(bkz: kızıl tamu)
devamını gör...
öztürkçe'de cehennem anlamı taşımaktadır.
(bkz: uçmağ)
devamını gör...
türk dini inanışında "tamağ" (cehennem), mahiyeti hakkında çok az bilgiye sahip olduğumuz bir olgudur. bu belirsizliğin temel sebebi, tamağ’ın mutlak bir tecrit mekânı olmasıdır. geleneksel inanışımıza göre, uçmağ’a (cennet) vasıl olan ruhlar, şamanlar (kamlar) aracılığıyla yeryüzüyle iletişim kurabilirken, tamağ’a mahkûm edilen ruhlar için geriye dönüş veya dünya ile irtibat kurma imkânı yoktur. tamağ, hiyerarşik zirvesinden en alt kademesindeki ruhlara kadar herkesin ebediyen kalmaya mecbur olduğu, ontolojik bir hapishane niteliğindedir. kısacası, girişi var lakin çıkışı yoktur denebilir.

tamağ’ın lokasyonu, geleneksel metinlerde "yerin altı" olarak tarif edilir; bu tasvirin dünyadaki yeryüzünü mü yoksa evrenin başka bir köşesindeki bir düzlemi mi işaret ettiği hususu tartışmalıdır. ancak kesin olan şudur ki; tamağ, erişilmesi imkânsız, tecrit edilmiş bir hapishanedir.

yeraltı dünyasının idaresi erlik han’ın uhdesindedir. erlik han, tamağ üzerinde mutlak bir dehşet ve otoriteyle hüküm sürmektedir. buradaki cezalandırma yöntemi yalnızca fiziksel değil, bireyin akıl sağlığını yitirmesine yol açacak düzeyde ağır psikolojik işkenceleri de ihtiva etmektedir.

erlik han figürü ile ibrahimî dinlerdeki "şeytan" karakteri arasında kurulan benzerlikler, fenomenolojik açıdan hatalıdır.

erlik han:
- gök tengri’ye karşı bir isyan içerisinde değildir.
- kibirden azade bir profil sergiler.
- asli görevi insanları yoldan çıkarmak değil, bilakis yanlış yola sapanları cezalandırmaktır.

bu bağlamda erlik han, ilahi iradenin bilgisi ve izni dahilinde hareket eden bir "adalet uygulayıcısı" işlevi görür. türk toplum yapısında erlik figürü, pedagojik bir unsur olarak çocukların ahlaki gelişiminde "caydırıcı bir otorite" olarak kullanılmıştır.

tamağ’a giriş, telafisi mümkün olmayan ahlaki ve hukuki ihlallerin bir neticesidir. bu ihlaller genel olarak şu başlıklar altında toplanır:

- canlı yaşamına (insan, hayvan, doğa) sebepsiz yere kastetmek.
- cinsel saldırı ve bireyin ruhsal bütünlüğünü bozacak düzeyde ağır travmalara sebebiyet vermek.
- büyük ölçekli ekonomik suçlar (nitelikli dolandırıcılık, mülkiyet gaspı).
- sosyal dokuyu bozan iftira, yalan ve sürekli gıybet eylemleri.
- aile içi şiddet ve bakım yükümlülüğü altındaki kişilere zulmetmek.
- ekolojik yıkıma sebebiyet verecek düzeyde çevre kirliliği yaratmak.
- toplumsal verimliliği düşüren tembellik ve sınırsız açgözlülük.

bu eylemlerden gıybet gibi bazı ihlaller, doğrudan tamağ sebebi olmasa da, kişiyi daha büyük cürümlere sürükleyecek "negatif enerjili ruhları" (uğursuz varlıkları) davet ettiği için dolaylı bir tehdit unsuru kabul edilir. tamağ’a sevk edilmeyi gerektirmeyecek düzeydeki, "telafisi mümkün" hatalar türk inanç sisteminde yok sayılmaz. ruhun bu hataları arındırması ve telafi etmesi için ölüm sonrası süreçte yeni imkânlar tanınmıştır. bu arınma süreci ve uçmağ tasavvuru, yüce dinimizin bir diğer temel ayağını oluşturmaktadır.

farklı türk kavimleri arasında tamağ, kızıl tamu, tamuk şeklinde farklı telaffuzlara sahip olan tamağ, oğuz türkleri tarafından "tamağ" şeklinde ifade edilir. bu tasvirin sesli okunuşunda "ğ" sesi kalınlaşarak "tamaq" gibi okunur.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim