1.
yeteri kadar adam olmayınca ve tek sayı olunca başvurulan oyun çeşidi, az oynamadık. birde alman kale vardı.
devamını gör...
2.
tek kale maç bir tercihten çok bir dayatmadır.
kendi tecrübelerime dayanarak söylüyorum ki tek kale maç zorunlu kalınan durumlar dışında tercih edilmez. bu zorunlu durumlar ise dar bir alanda top oynamak, az sayıda kişi olmak ya da oynayacak kişi sayısının tek sayıda kalması olabilir.
tek kale maçların en ideali üçe üç oynanandır bence. bu durumda yedi kişilik topluluk bir üyesi kaleci olacaktır. kalecilik ise normal sahada çift kale oynanan maçlarda az tercih edilse de tek kale maçlarda önemlidir. zira kaleci aynı zamanda hakemlik görevi de yapar.
adaletli olacağına inanılan ve kaleye geçtiği an zoran simoviç ya da toni schumacher'e dönüşen oyuncu oyunun her şeyi haline gelir. herkesin gözü kulağı ondadır.
oyun kurarken topu iki takım oyuncularına eşit bir mesafeye düşecek şekilde ya da olabildiğince uzağa dikmesi gerekir. bu oyun başlangıçları önemlidir.
top yakın bir yere düşüp bir takım avantaj sağlamasın diye de bir önlem düşünülmüştür. adam geçmeden şut çekmek yasaktır. bence çok güzel bir kuraldır bu. futbolu güzelleştirir. zamane futbolundaki zaman geçirme ve oyunu çirkinleştirme huyuna sahip olan oyuncuların böyle bir maç izlemesi dünya futbolu açısından iyi olacaktır.
tek kale maçlarda korner kullanılmaz. çünkü korner kullanan takımın gol atma ihtimali ne kadarsa rakip takımınki de o kadardır. bu yüzden üç korner bir penaltı kuralı gelmiştir. bu kural da futbolun en güzel yanı olan gol sayısını artırır. eğer top kaleciden dışarı çıkarsa oyun yine kaleci tarafından başlatılır.
tek kale maçlarda bazı uyanıklıklar da yapılır. örneğin rakip oyuncunun çektiği bir şut kaleye girmek üzereyken topa dokunmak gibi. ancak bu durum kurallara aykırı değildir. kaleye girmeden önce topa en son kim vurduysa gol o takıma yazılır. zaten biz tanju çolak ve şota arveladze'nin bu gollerle gol kralı olduğuna şahit olmuş bir nesiliz.
tek kale maçlar her zaman keyifli olur. endüstriyel futboldan soğuyan insanlar için seyirlik bir zevktir.
kendi tecrübelerime dayanarak söylüyorum ki tek kale maç zorunlu kalınan durumlar dışında tercih edilmez. bu zorunlu durumlar ise dar bir alanda top oynamak, az sayıda kişi olmak ya da oynayacak kişi sayısının tek sayıda kalması olabilir.
tek kale maçların en ideali üçe üç oynanandır bence. bu durumda yedi kişilik topluluk bir üyesi kaleci olacaktır. kalecilik ise normal sahada çift kale oynanan maçlarda az tercih edilse de tek kale maçlarda önemlidir. zira kaleci aynı zamanda hakemlik görevi de yapar.
adaletli olacağına inanılan ve kaleye geçtiği an zoran simoviç ya da toni schumacher'e dönüşen oyuncu oyunun her şeyi haline gelir. herkesin gözü kulağı ondadır.
oyun kurarken topu iki takım oyuncularına eşit bir mesafeye düşecek şekilde ya da olabildiğince uzağa dikmesi gerekir. bu oyun başlangıçları önemlidir.
top yakın bir yere düşüp bir takım avantaj sağlamasın diye de bir önlem düşünülmüştür. adam geçmeden şut çekmek yasaktır. bence çok güzel bir kuraldır bu. futbolu güzelleştirir. zamane futbolundaki zaman geçirme ve oyunu çirkinleştirme huyuna sahip olan oyuncuların böyle bir maç izlemesi dünya futbolu açısından iyi olacaktır.
tek kale maçlarda korner kullanılmaz. çünkü korner kullanan takımın gol atma ihtimali ne kadarsa rakip takımınki de o kadardır. bu yüzden üç korner bir penaltı kuralı gelmiştir. bu kural da futbolun en güzel yanı olan gol sayısını artırır. eğer top kaleciden dışarı çıkarsa oyun yine kaleci tarafından başlatılır.
tek kale maçlarda bazı uyanıklıklar da yapılır. örneğin rakip oyuncunun çektiği bir şut kaleye girmek üzereyken topa dokunmak gibi. ancak bu durum kurallara aykırı değildir. kaleye girmeden önce topa en son kim vurduysa gol o takıma yazılır. zaten biz tanju çolak ve şota arveladze'nin bu gollerle gol kralı olduğuna şahit olmuş bir nesiliz.
tek kale maçlar her zaman keyifli olur. endüstriyel futboldan soğuyan insanlar için seyirlik bir zevktir.
devamını gör...