1.
işin ucu bana dokunuyorsa,beni ilgilendiriyorsa,benle ilgiliyse konuşurum. onun dışında araya girip te şöyl olsun,böyle olmalı diye fikrimi söylemeyi gerek görmüuorum.sonra o fikirleri kullanıyorlar maalesef.o kadar parayı alan benim üstlerim düşünsün.
devamını gör...
2.
toplantılarda şöyle bir kuralım var;
3 sus
2 dinle
soru sorulursa 2 düşün 1 cevapla.
3 sus
2 dinle
soru sorulursa 2 düşün 1 cevapla.
devamını gör...
3.
genelde konuşurum. ama dikkatim çok çabuk dağıldığından kimseyle göz teması kurmamaya çalışırım. dolasıyla daha çok sunum yapıyorsam ekrana ya da boşluğa bakarım. bu bi tık saygısızlık gibi olsa da birinin beni trollemesine karşı aldığım bir önlem. dünya markası kurumsal bir yerde de çalışsan böyle gebeşler oluyor.
devamını gör...
4.
terazinin iki ucundan herhangi birisini tercih etmek yerine, kefesi olmayı öğrenmek çok şey kazandırır. dengeli olmak lazım yani.
devamını gör...
5.
ucu bana dokunan bi şey varsa söyler çekilirim
gerisi beni enterese etmez
gerisi beni enterese etmez
devamını gör...
6.
toplantı varsa mutlaka konuşmam gerekirdi ama uzatmadan. ve herkesin de bir an önce aktaracaklarını anlatıp, bitirmesi için elimden geleni sağlardım. yeniden kendi işime dönünce artık toplantı yerine sohbetvari bir ortama dönüştü.
devamını gör...
7.
eğer imkan varsa, toplantılara katılmıyorum. katılmak zorunda kalırsam, konuşanları dinlememeye çalışıyorum. eğer dinlemek zorunda kalırsam, konuşma ihtiyacı duyuyorum. eğer konuşursam, en az bir kişinin benden nefret etmesine neden oluyorum.
devamını gör...
8.
sussam olmuyor konuşsam olmaz.
öyle bir yer..
öyle bir yer..
devamını gör...
9.
uzman olduğum bir konuysa, doğru bilgi aktarımı için konuşurum.
ama değilse susmak ve dinlemek, öğrenmek en güzeli.
ama değilse susmak ve dinlemek, öğrenmek en güzeli.
devamını gör...
10.
en güzeli teams toplantılarında arkadan gelen müge anlı sesi. sen konuşmasında tavrını net koymuş olursun.
devamını gör...
11.
ilk işe başladığım zamanlarda eskilerden bir abi, yarı nasihat yarı kader bildirir gibi,
“iş yapana verilir” demişti.
o gün anlamıştım ama inanmak için yıllar gerekti.
zamanla gördüm ki bu söz, çalışkanlığı övmekten çok sessiz bir uyarıymış. yapabildiğini gösterirsen, yapman beklenir. çözüme giden yolu biliyorsan, o yol senin olur. elini kaldırmasan bile bakışın yakalanır, susman bile sorumluluk doğurur.
toplantılarda kendimi tutamam. bir şey yanlışsa, eksikse ya da daha iyisi mümkünse, içimde bir yerde konuşmam gerektiğini söyleyen bir ses olur. susmak bana çoğu zaman strateji değil, ihanet gibi gelir. işe, emeğe, hatta kendime. sonra olan olur iş konuşanın üstüne kalır. yine...
toplantıları sevmem aslında. gürültüsü, dolambaçlı cümleleri, ertelenmiş kararları yorar beni. ama katıldıysam da yarım durmam. söz aldıysam, altını doldururum. fikir söylediysem, sorumluluğunu da alırım. çünkü işin altına elimi koymadığım bir cümle, bana ait sayılmaz.
“iş yapana verilir” sözü hala doğru. belki fazlasıyla doğru. ama ben artık şunu da biliyorum: her susuş akıllılık değil, her konuşuş da saflık değil. yine de bazı insanlar vardır, bildiğini söylemeden, yapabildiğini yapmadan duramaz. bedeli olsa da.
ben galiba onlardan biriyim.
“iş yapana verilir” demişti.
o gün anlamıştım ama inanmak için yıllar gerekti.
zamanla gördüm ki bu söz, çalışkanlığı övmekten çok sessiz bir uyarıymış. yapabildiğini gösterirsen, yapman beklenir. çözüme giden yolu biliyorsan, o yol senin olur. elini kaldırmasan bile bakışın yakalanır, susman bile sorumluluk doğurur.
toplantılarda kendimi tutamam. bir şey yanlışsa, eksikse ya da daha iyisi mümkünse, içimde bir yerde konuşmam gerektiğini söyleyen bir ses olur. susmak bana çoğu zaman strateji değil, ihanet gibi gelir. işe, emeğe, hatta kendime. sonra olan olur iş konuşanın üstüne kalır. yine...
toplantıları sevmem aslında. gürültüsü, dolambaçlı cümleleri, ertelenmiş kararları yorar beni. ama katıldıysam da yarım durmam. söz aldıysam, altını doldururum. fikir söylediysem, sorumluluğunu da alırım. çünkü işin altına elimi koymadığım bir cümle, bana ait sayılmaz.
“iş yapana verilir” sözü hala doğru. belki fazlasıyla doğru. ama ben artık şunu da biliyorum: her susuş akıllılık değil, her konuşuş da saflık değil. yine de bazı insanlar vardır, bildiğini söylemeden, yapabildiğini yapmadan duramaz. bedeli olsa da.
ben galiba onlardan biriyim.
devamını gör...
12.
(bkz: toplantilarin yuzde doksan gereksiz olmasi)
biri de cikip demez ki aga biz napiyoruz
biri de cikip demez ki aga biz napiyoruz
devamını gör...