brokoli ve tosbağa isimli yazarın, moderasyondan şartlı izin alarak açtığı, kırmızı kapaklı defterinde yazan şeyleri paylaştığı başlık.
devamını gör...
mona, senin altı yaşındaki haline az önce bir oyuncak hediye ettim. elinden bırakmıyor, bana bakıp gülümsüyor. belki bir gün seninle de böyle denk düşeriz, sana da oyuncak hediye ederim. annen olarak verebilmek isterdim fakat artık bu imkansız. ama beni hangi rolde olursam olayım seveceğine eminim. çünkü içimdeki çocuğu hiçbir zaman öldürmeyeceğim ve iki iyi çocuk her zaman birbirini sever.
7 mayıs 2022
devamını gör...
"senin aklından geçen en büyük devrimin, sokaklara dökülmüş hali benim."
09.06.23
devamını gör...
saçları uzuyordu her gün,
parmaklarımın arasından.
nasıl gülermiş yüzler,
gözyaşlarının ardından.
devamını gör...
...belki de bunun için çıkmalıyım, izin vermeliyim, şimdiki gibi. izin vermeliyim güneşin vücuduma sızmasına, açmalıyım perdelerimi.
devamını gör...

hani o iki kişilik dünyalar bizimdi
hani sen iyiydin
halden anlardın
hani sen git demeyecektin bana
ve ben her şeye rağmen gelecektim
içimde bir umut
ellerimde olgun meyvalar
dünya nimetleri
gözlerimde yanıp yanıp sönen bir pırıltı
ama ne sen gel dedin
ne de ben gelebildim her şeye rağmen
aşkımız ayrılıklarla başladı
deli dolu akan nehirlerden tas tas sular içtik
öyle ateşlerle doluydu yüreklerimiz öyle tutkundu
karlı dağların serinliğinde uyurduk geceleri
deniz fenerinin ışığında yıkanırdık
köpükten bir çalkantıydı içimizde  zaman
ne yana baksak denizdi, maviydi, ışıktı
sonra bir çaresizlikti zifir
akıntıya kapılmış gemiler gibiydik
bir org çalınır gibi yanıbaşımızda
öyle kendinden geçmiş öyle başıboş
öyle derin duygular içindeydik anlatılmaz
sarhoş rüzgarlara bıraktık kendimizi
aldığını geri vermez dalgalara
görmediğimiz ülkeler gördük gün doğusunda
tatmadığımız yemişlerden tattık günahkar olduk
alevden bir tasta eridi günler
bir cehennem ateşiydi aşk içimizde
hiç sönmeyecekmiş gibi yanıyorduk
tutsaklığımız nasıl başladı bilinmez
paslı demir kapılar kapandı üstümüze
taş duvarlarda kayboldu boğuk seslerimiz
çaresizliğimizi bize aynalar söyledi inanmadık
kuşatıldık ansızın kederle ayrılıkla
aman vermez karanlıklar sardı dört yanımızı
yalnızlık bir ağrı gibi çöktü başımıza
uyuduk bir daha uyanamadık
şu soldan ikinci benim
senin yüzünden öldüm
şimdi seni getiriyorlar karanlığıma
ağlıyorum
biraz sev beni
gül biraz
yaklaş biraz
seni affediyorum
kuşkonmaz dallarına astım kendimi
sedir ağaçlarına gül yapraklarına
başımı taşlara vurdum
gözbebeklerimde büyük camlar parçalandı
tanrısal duygular içindeydim
bütün tanrısızlığımdan uzakta
bir kemiklerinin sertliğini aldım
bir teninin aklığını
sonra sıcaklığını dudaklarının
gel bak
sana bir tanrı getirdim
gel bak
bir tanrı yarattım senden
(ankara, 1957)
devamını gör...

sen ki, ya bir köşe başında
kan sızarak kaşından
gebereceksin,
ya da bir darağacında can vereceksin.
iyi bak yıldızlara
onları göremezsin belki bir daha…
devamını gör...

temmuz çoktan bitti.
ağustos da bitecek.
eylül'de ellerin üşüyecek, ısınmak için geleceksin.
biliyorum!
eylül tam bu işe göredir;
gel bağışlayalım birbirimizi.
devamını gör...
gözlerini kapat.
beni göremezsin.
ama ben varım, buradayım.
devamını gör...
ey ismi gibi güzel kadın
uyanıyorum ay ışığı rengin gibi sabaha
verdiğim sözler bağlıyor ruhumu bedenine
sen olmak istiyorum günlerce haftalarca
dudaklarından çıkan sözler olmak istiyorum
karanlık dağları aşarken sırtımda taşıyorum seni
sırtımı yaslıyorum zayıf bedenine
biliyorum aşılmaz dağlar var orada
sensiz olmak istemiyorum
güneş gibi doğuyor gülüşün aklıma

istanbul / 12.07.2023 / kimden hatırlayamadığım
devamını gör...

"hep yarım kaldım, hiç tam doymadım, tam bağırmadım, tam dokunmadım. bıçak ruhumda dehşet bir fısıltı gibi ilerledi ve ben tam ortamdan yarıldım. ruhuma bir hayat yakıştıramadım."
devamını gör...

mağlup mu desem mahcup mu
ama ikisi de değil
ben garip sen güzel
dünya umutlu
öyle bir tuhafım bu akşamüstü
sevgilim
canavar götürür gibi
iki yanım
iki süngü
devamını gör...
zamanında yaşanmamış her duygu, sonrasında içini daha acı yakar.
ağlaman gereken zamanda ağlayamamak, seni hiç beklemediğin bir anda tencere tava arasında ağlatır.
tencere tava arasında diyorum çünkü:
"alakasız yerlerde ağlamak ıstırabı ikiye katlar. bir mezar başında ağlarsan kimse neden diye sormaz."
ağlayabilmek için bir omuz mu gereklidir her zaman? kör kütük sarhoş olmak mı gerekir?
insan büyüdükçe neden daha az ağlar?
neden elimize batan bir kıymığa ağlayamıyoruz?
çocukken böyle değildi.
içli içli, canım çıkana dek ağlardım. yeteri kadar ağlardım ki, gülebileyim.
ben ağlamadan gülemeyenlerdenim.
ağladım, gülecek miyim?
09.08.23
muğla, fethiye
devamını gör...

güzel geceler
kendine iyi bak
bana hemen cevap ver
dertlerini aklında tutma
unut
beni unutma
devamını gör...
"yaşamla ve ölümle hesaplaşmak için yazıyorum."
devamını gör...
''bugün hiç özlemedin mi beni?
bugünde mi geçmedim aklının kıyılarından?
ne olur çekme ellerini karanlığımdan
bir sen kaldın dünyada güzel bildiğim

zaman zaman senden uzaklaşmak isteyişimin boşuna olduğunu biliyorum.
artık kendimden bile kaçabilirim.
fakat senden asla''
devamını gör...
"ruhları birbirine öyle karışmıştı ki, birbirlerinden geri almak isteseler, hangisinin kendilerine ait olduğunu anlamayacaklardı."
devamını gör...

sanki bin katlı bir apartmanın, çatısından aşağı bırakmışım kendimi.. düşerken pencerelerden, insanların hayatlarını izliyormuşum da, senin pencerenden geçerken, atladığıma pişman olmuşum.
devamını gör...

pencereyi aç
sesin sarsın dünyayı
duyulur elbet ta ötelerden
yürek kendini tanır
devamını gör...
boşluğa dalmalarım arttı, bir gün öleceğim düşüncesi sık sık aklıma geliyor. ördüğüm atkı yarım kalacak, tütsüleri kimse yakmayacak, kullanmaya kıyamadığım ayçiçekli tokalarım bir yerlerde kaybolmuş olacak. günlüklerim kalacak ardımda, kim okuyacak?
yazma eylemi şizofrenik bir davranıştır dedi biri. birinin bir gün okuma ihtimaline yazarsın aslında, henüz varolmayan biri.
kime yazıyorum? nasıl varoldum, nasıl akılda kalacağım? eşyalarım taşınmaya çalışan birine yük mü olacak? hayallerim, yaşamak istediklerim ne olacak? düşünmeyi bu sorudan sonra sonlandırıyorum ve aşırı sesli bir şarkı açıyorum.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"tosbağanın kırmızı kapaklı defteri" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim