görmemişin bir sevgilisi olmuş, o da çekmiş şeyini koparmış. yok yok! oyle degildi ay afedersiniz yanlış oldu bu .
görmemişin bir sevgilisi olmuş, onu da her konuya dahil etmiş. konu ne olursa olsun iki cümle sonra sevgili mutlaka sahneye giriyor. nasıl bir başarıdır bu anlayabilmek mümkün değil.
ekonomi konuşuluyor:
“ ay benim sevgilim de zaten çok tutumlu.”
futbol konuşuluyor:
“ ay benim sevgilim de küçükken iyi top oynarmıs.”
bir süre sonra insanın kafası karışıyor.
bu arkadaşın sevgilisi mi var yoksa her sohbetin ortasına sandalyeyle oturtulmuş misafir gibi mi anlamıyorsun.
konu nereye gitse sevgili de peşinden geliyor. sanki sohbet değil, sevgilinin sürekli adı geçen bir basın toplantısı yapılıyor.
bir değil, iki değil hayır kıskanıyorsam namerdim. al ablacığım sevgilini de yürü bir git. sanki erkek soyu tükeniyor da, tek bu adam kaldı, bu nasıl bir açlıktır, anlamadım gitti.
devamını gör...
tanım: kullanılacak ipin mukavemetine göre sonuçların değişiklik göstereceği durum.
devamını gör...
bu konuyu sevgilim ile uzunca bir süre tartıştık. şimdi beraber bağlama kursuna gidiyoruz.
devamını gör...
devamını gör...
çevremdeki evli insanlar arttığından dolayı artık bu durum "tüm konuları kocaya bağlamak" olarak da evrildi bende biraz. yarı yarıya diyebiliriz..

fabrikada çalıştığım bir dönem oldu ve oradaki insanların bana hiç sormadığım hâlde ilişkilerinden bahsetmelerine çok fazla maruz kaldım.
bir ilişkim olduğunu öğrenen neredeyse her kadından “ay bitanem sakın evlenme daha çok gençsin gez toz, erkeklerin köküne kibrit suyu” cümlesini duydum. ama kendileri de mükemmel aşk hayatlarından bahsetmeden edemiyordu.

genelde kocasının ne kadar düşünceli, aşık, kendisine düşkün, eli bol, dürüst vs olduğundan bahsediyordu bu kişiler.
tekrar ediyorum, hiç sormadan.

yemek yiyoruz; pirinç pilavını kocası da çok severmiş tane tane olmasına özen gösterirmiş.
çay içiyoruz; kocası akşamları çayı kendi yapar ayağına kadar getirirmiş.
maaş konuşuluyor; kocası kendisine daha 3 gün önce maaşı alır almaz dyson dik süpürge almış.

şahsen ben bir şeyden memnunsam bunu çok fazla dile getirmeye ve insanlara bunu afişe etmeye gerek duymuyorum. sadelik ve sessizlik her zaman daha iyidir. en azından benim nezdimde böyle. ketumluk huzuru getirir, haseti uzak tutar.

ve bir şeyden ne kadar yüksek sesle ve sorulmadan bahsediyorsanız bence o kadar gerçeğin açığa çıkmasından korkuyorsunuzdur.

şimdiye kadar kimden mükemmel ilişki hikayeleri dinlediysem sonrasında tam tersi gerçekleri duydum.
örneğin; aşırı ilgili olan eş, fabrikada mesai arkadaşıyla kendisini aldatıyormuş. ve aslında hiç de aşırı ilgili değilmiş. kadın kendi hissettiği eksikliğin dışarıdan fark edilmesinden korktuğu için bunu kendince önlemeye çalışarak anlatmış diyebiliriz.

çok özür dilerim ama ben bu tarz insanlara çok üzülerek hatta bir noktada acıma duygusu ile bakıyorum..
devamını gör...
toksik bir şarkı sözü gibi sürekli loopa alınan sözlerdir.

benim herif
pirzola biftek, kaymaklı ekmek
güllaç, revani, barbunya pilaki
ye, ye, ye, doyamazsın
benim kocam
kıymalı börek, portakallı cheesecake
çikolata pankek
ye, ye, ye, doyamazsın

benim herif türk kahvesi gibi
her yerde hatrı sevilir, sayılır
benim kocam tam bir agadır
gözü çok karadır, herkes bayılır
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"tüm konuları sevgiliye bağlamak" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim