1.
devamını gör...
2.
en az bizler kadar - belki de daha fazla -yunan milletinin de çok sevdiği kaliteli oyunculuğu kadar güzelliğiyle de gönülleri mest etmiş bir türk kadın aktristtir.
devamını gör...
3.
çok güzel bakan, bakınca, göz göze gelince de insanın içine işleyen bakışlarıyla baktığı insanı eriten kadın.
devamını gör...
4.
yeşilçam'ın gerçekten sultanı olan oyuncu. özellikle anadolu kadını rollerinin hakkını sonuna kadar vermiştir.
devamını gör...
5.
benim için en iyi kadın oyuncudur. üstüne kimseyi tanımam.
devamını gör...
6.
bugünlerde yaşam öyküsünü anlattığı kitabı okuyorum. gerçek bir sinema sevdalısı, büyük sanatçı vesselam. iyi ki türk sineması türkan hanımı keşfetmiş.
devamını gör...
7.
lan you tubeden demin bir baktım 1962 yılında gösterime girmiş filmi var ve hala yaşıyor. ulan bir insan ömrü ne kadar ki lan. daha dedem o yılda 10-11 yaşındaydı. vay be.
uzun ömürler dilerim kendisine.
uzun ömürler dilerim kendisine.
devamını gör...
8.
9.
şu anki yaşına rağmen gözleri için ülkeler arası savaş çıkarmaya hazır olduğum kadındır.
devamını gör...
10.
11.
tam bir güzellik kraliçesidir
devamını gör...
12.
18 yaşından 38 yaşına kadar 20 yıl rüçhan adlı adlı bir "iş adamı"nın metresiydi. rüçhan adlı, iş adamıydı ama ne iş yaptığına dair en ufak bir işaret yok orta yerde. muhtemelen kolpaçino'daki ekrem abi gibi bir iş adamıydı.
bu kıvamda bir adamın metresiyseniz taşlı yolda yürürken ayağınıza taş değmez, bardaktan boşanırcasına yağan yağmurda bir gıdım ıslanmazsınız.
oysa ki çoğu kadın oyuncu bu "şanstan" mahrumdu. kimi bulunduğu yere konulu(!) filmlerde (8mm) oynayarak, kimi de o yatak, bu yatak dolaşarak gelmişti. bu döngünün dışında kalabilen oyuncu sayısının çok az olduğunu sanıyorum.
dolayısıyla, 1970'lerde sinema endüstrisinin (tüm dünyada) krize girmesi sonucu bu ayağına her zaman taş değen oyuncular çareyi erotikten soft pornoya, soft pornodan hardcore filmlere kadar her filmde oynadılar. bu dönem bitince de silinip gitti hepsi
bu kıvamda bir adamın metresiyseniz taşlı yolda yürürken ayağınıza taş değmez, bardaktan boşanırcasına yağan yağmurda bir gıdım ıslanmazsınız.
oysa ki çoğu kadın oyuncu bu "şanstan" mahrumdu. kimi bulunduğu yere konulu(!) filmlerde (8mm) oynayarak, kimi de o yatak, bu yatak dolaşarak gelmişti. bu döngünün dışında kalabilen oyuncu sayısının çok az olduğunu sanıyorum.
dolayısıyla, 1970'lerde sinema endüstrisinin (tüm dünyada) krize girmesi sonucu bu ayağına her zaman taş değen oyuncular çareyi erotikten soft pornoya, soft pornodan hardcore filmlere kadar her filmde oynadılar. bu dönem bitince de silinip gitti hepsi
devamını gör...
13.
çok çok güzel bir kadındır. estetiksiz hali daha çok genç olduğu ve yüzünün oturmadığı zamanlardandır ki o zamanda güzeldir. gözleri sadece iri olmasından dolayı değil aynı zamanda bakışlarındaki şuh ifadeden ötürü de çok güzeldir.
oyunculuğunu da zamanla çok geliştirmiştir. o yönden de çok takdir ederim kendisini. hele hele dönüş filmindeki performansı müthiştir.
selvi boylum, az yazmalım'da ne kadar popüler olsa da dönüş filmindeki performansı çok çok daha iyidir.
kendisine hayranım. hem güzelliğine, hem oyunculuğuna hem de naifliğine.
oyunculuğunu da zamanla çok geliştirmiştir. o yönden de çok takdir ederim kendisini. hele hele dönüş filmindeki performansı müthiştir.
selvi boylum, az yazmalım'da ne kadar popüler olsa da dönüş filmindeki performansı çok çok daha iyidir.
kendisine hayranım. hem güzelliğine, hem oyunculuğuna hem de naifliğine.
devamını gör...
14.
dert bende filmini izleyerek başladığım onu tanıma sürecimde otobiyografisini, atilla dorsay tarafından yazılan biyografisini ve daha nice röportajlarını okudum. 200 den filmi olan bir insanın 150 küsür filmini izlemiş bulunmaktayım ve kendisini artık tanıyabildiğimi iddia ederek tanıtmak isterim.
estetik konusundan söze başlamak gerekirse türkan şoray 45 doğumlu. sinemaya başladığımda 14-15 yaşındaydı. reşit değildi. tahmin edersiniz ki o yaşta estetik olması mümkün değil. sinemaya hiç estetiği olmayarak başladı ve daha ilk filmi olan "köyde bir kız sevdim" filmi perdede oynarken, seyirci o zaman adını bile bilmediği bu kara kaşlı kara gözlü kız için tezahürat tutuyor, ve "bu kara kızla evlen" diyorlarmış. anlayacağınız, onu seven ve güzel bulan insanların en içten olanları zaten estetiksiz sevmeye başladı onu. 1969 lardan 2000 lere kadar bulabildiğim çoğu filmini izlemiş biri olduğumu yeniden belirterek, yüzünün gerçekten yaş aldıkça şekil alıp oturduğunu söyleyebilirim. * çok bilinen, çok sevilen vesikalı yarim filminde burun estetiği hâlâ mevcut değil... günümüz insanı "önemli olan iç güzellik" diye çevresine artistlik yaparken aslında bu hanımefendiyi bu dış görünüş yargısına hapsediyorlar.
oyunculuğundaki profesyonellik bariz. birkaç filmini izleyen bunu zaten anlar. anlamayanlar için birkaç film tavsiyem olacak. hazal, dönüş, sultan gelin, dila hanım... bu filmlere bakabilirsiniz.
rüçhan adlı meselesi... türkan şoray annesi ve babası ayrı olduğundan dolayı baba şefkatinden biraz yoksun büyümüş diyebiliriz. ve kendisi karşısına çıkan bir çok insanda bu baba şefkatini aradığını belirtmişti yanlış anlamadıysam. ben ikna oldum. türkan şoray böyle düşünüyordu, ancak evli olup da türkan şoray'ı kıskanarak onu kısıtlayıp "türkan şoray kanunları" nı çıkartan bu beyefendinin niyeti hakkında yorum yapamayacağım. çünkü bilmiyorum. türkan şoray bu kanunları ilk kez cihan ünal ile yıktı ve sonrasında aralarındaki bir yakınlaşma sonucu da evlendiler. yağmur ünal adında bir kızları var. ve türkan şoray bu evliliği ölüm tehditleri aldığı için kaçarak gizli saklı ankara'da yaptı ve yağmur ünal ankara'da dünyaya geldi. bu olaylardan sonra rüçhan adlı meselesi de kafanızda netleşmiştir umarım.
tüm bu ününe rağmen olağanüstü mütevazi bir insan olduğunu belirtmek isterim. heyecandan tetiklenen titrek elleri bunu kanıtlayan en temiz özellik. sevenlerine de ara sıra "yavrum" diye hitap eder. bu en hoşuma gidenlerden bir tanesi.
ek olarak minik bilgiler eklemek isterim.
türkan şoray 5 filmin yönetmenliğini yapmıştır.
oynadığı cemo isimli bir filminde (dublör kullanmayı tercih etmez) attan düşerek ölüm tehlikesi geçirmiş kaşına giren kaya parçası ile kaşı parçalanmış, 3 saatlik ameliyat sonucu özenle dikilmiş. boyun omurgasında oluşan kayma neticesinde kısmi felç tehlikesi oluşmuş. 12 kg demir ağırlıklar boynunu yukarı çekecek şekilde yatağa dizayn edilerek 40 gün kımıldamadan öylece hastahanede yatmış. ve tüm türkiye'nin yüreklerini ağıza getirmiştir. adak adayan mı dersiniz, nafile namazları kılanlar mı dersiniz...
kendi sesiyle oynadığı ilk film hazal filmidir. yılda 12 film çevirdikleri oluyormuş. o zamanın kameralarında sesi alma özelliği olmadığı için vakti olan oyuncular seslendirme stüdyolarına gidip film bitiminde dublajı sonradan yapıyorlarmış. tabi bu yılda 12 film çeviren türkan şoray, ayhan ışık, belgin doruk gibi büyük isimlerin seslendirmeye vakitleri olmadığı için onların yerine dublaj sanatçıları konuşuyordu. (fark ederseniz yeşilçam filmlerinin çoğunda başrol sesler tanıdıktır)
benden şimdilik bu kadar bilgi çıktı. tanımak isteyen, ilgisini çekenler türkan şoray'ın otobiyografisini alıp okuyabilirler.
estetik konusundan söze başlamak gerekirse türkan şoray 45 doğumlu. sinemaya başladığımda 14-15 yaşındaydı. reşit değildi. tahmin edersiniz ki o yaşta estetik olması mümkün değil. sinemaya hiç estetiği olmayarak başladı ve daha ilk filmi olan "köyde bir kız sevdim" filmi perdede oynarken, seyirci o zaman adını bile bilmediği bu kara kaşlı kara gözlü kız için tezahürat tutuyor, ve "bu kara kızla evlen" diyorlarmış. anlayacağınız, onu seven ve güzel bulan insanların en içten olanları zaten estetiksiz sevmeye başladı onu. 1969 lardan 2000 lere kadar bulabildiğim çoğu filmini izlemiş biri olduğumu yeniden belirterek, yüzünün gerçekten yaş aldıkça şekil alıp oturduğunu söyleyebilirim. * çok bilinen, çok sevilen vesikalı yarim filminde burun estetiği hâlâ mevcut değil... günümüz insanı "önemli olan iç güzellik" diye çevresine artistlik yaparken aslında bu hanımefendiyi bu dış görünüş yargısına hapsediyorlar.
oyunculuğundaki profesyonellik bariz. birkaç filmini izleyen bunu zaten anlar. anlamayanlar için birkaç film tavsiyem olacak. hazal, dönüş, sultan gelin, dila hanım... bu filmlere bakabilirsiniz.
rüçhan adlı meselesi... türkan şoray annesi ve babası ayrı olduğundan dolayı baba şefkatinden biraz yoksun büyümüş diyebiliriz. ve kendisi karşısına çıkan bir çok insanda bu baba şefkatini aradığını belirtmişti yanlış anlamadıysam. ben ikna oldum. türkan şoray böyle düşünüyordu, ancak evli olup da türkan şoray'ı kıskanarak onu kısıtlayıp "türkan şoray kanunları" nı çıkartan bu beyefendinin niyeti hakkında yorum yapamayacağım. çünkü bilmiyorum. türkan şoray bu kanunları ilk kez cihan ünal ile yıktı ve sonrasında aralarındaki bir yakınlaşma sonucu da evlendiler. yağmur ünal adında bir kızları var. ve türkan şoray bu evliliği ölüm tehditleri aldığı için kaçarak gizli saklı ankara'da yaptı ve yağmur ünal ankara'da dünyaya geldi. bu olaylardan sonra rüçhan adlı meselesi de kafanızda netleşmiştir umarım.
tüm bu ününe rağmen olağanüstü mütevazi bir insan olduğunu belirtmek isterim. heyecandan tetiklenen titrek elleri bunu kanıtlayan en temiz özellik. sevenlerine de ara sıra "yavrum" diye hitap eder. bu en hoşuma gidenlerden bir tanesi.
ek olarak minik bilgiler eklemek isterim.
türkan şoray 5 filmin yönetmenliğini yapmıştır.
oynadığı cemo isimli bir filminde (dublör kullanmayı tercih etmez) attan düşerek ölüm tehlikesi geçirmiş kaşına giren kaya parçası ile kaşı parçalanmış, 3 saatlik ameliyat sonucu özenle dikilmiş. boyun omurgasında oluşan kayma neticesinde kısmi felç tehlikesi oluşmuş. 12 kg demir ağırlıklar boynunu yukarı çekecek şekilde yatağa dizayn edilerek 40 gün kımıldamadan öylece hastahanede yatmış. ve tüm türkiye'nin yüreklerini ağıza getirmiştir. adak adayan mı dersiniz, nafile namazları kılanlar mı dersiniz...
kendi sesiyle oynadığı ilk film hazal filmidir. yılda 12 film çevirdikleri oluyormuş. o zamanın kameralarında sesi alma özelliği olmadığı için vakti olan oyuncular seslendirme stüdyolarına gidip film bitiminde dublajı sonradan yapıyorlarmış. tabi bu yılda 12 film çeviren türkan şoray, ayhan ışık, belgin doruk gibi büyük isimlerin seslendirmeye vakitleri olmadığı için onların yerine dublaj sanatçıları konuşuyordu. (fark ederseniz yeşilçam filmlerinin çoğunda başrol sesler tanıdıktır)
benden şimdilik bu kadar bilgi çıktı. tanımak isteyen, ilgisini çekenler türkan şoray'ın otobiyografisini alıp okuyabilirler.
devamını gör...
15.
bir şehir efsanesi paylaşayım;
atıf yılmaz'a gözlerini çok meth etmişler. hemen tanışma yemeği tertiplenmiş.
türkan şoray'ın gözlerine bakıp da etkilenmemek mümkün değil!
atıf yılmaz o gece türkan şoray'ı masadaki sürahiye de aynı şekilde baktığını fark edince hemen film çekmeye karar veriyor...
atıf yılmaz'a gözlerini çok meth etmişler. hemen tanışma yemeği tertiplenmiş.
türkan şoray'ın gözlerine bakıp da etkilenmemek mümkün değil!
atıf yılmaz o gece türkan şoray'ı masadaki sürahiye de aynı şekilde baktığını fark edince hemen film çekmeye karar veriyor...
devamını gör...
16.
17.
.
devamını gör...
18.
ceylan gozlu oyuncu. insan bakmaya kiyamiyor.
devamını gör...
19.
güzelliği, cahit berkay gibi adamlara efsane müzikler yaptırır...
gençliği karşısında lâl olurdum. nefesim kesilirdi. ya şiir yazar, ya müzik yapar, ya da refüjlere düşerdim.
ben gülşen'ciyim de, bakışlarına...
gençliği karşısında lâl olurdum. nefesim kesilirdi. ya şiir yazar, ya müzik yapar, ya da refüjlere düşerdim.
ben gülşen'ciyim de, bakışlarına...
devamını gör...
20.
tanimam bilmem kendisini.
devamını gör...



