#ödüllü filmler
komedi / macera / yerli
8.5 / 10
puan ver

öne çıkanlar | diğer yorumlar

amerikan başkanı garfield'e sultanın hediyesi takdiminden sonra, başkanın: “başkanlığımızın size küçük bir hediyesi, hani yolda nasıl olsa çarıkları da çaldırırsınız, memlekete yalın ayak başı kabak dönmeyin ehhehehehe"şeklinde çizme hediyesi sonrası aziz vefa'nın: “efendim size şöyle cevap vereyim;
yalın ayak, başı kabak gezdik hep garb-ı alem,
kimi yahşi kimi vahşi kimi erbab-ı kalem.,
ünvanın hıyardır ama, diyeyim bari badem,
ver sokayım cizmene, hediye olundu madem.“
şeklinde saksıya fesleğen gibi oturttuğu repliğe sahip bir cem yılmaz filmi.
devamını gör...
cem yılmazın en sevdiğim filmlerinden biridir. hem espriler hem kurgu olarak benim için mükemmel bir filmdir. ayrıca sonunda gösterdiği nunçaku hikayesini çekmediği her gün kendisine küfür ediyorum.

filmin yönetmenliğini ömer faruk sorak üstlenmiştir. senaryo koltuğunda ise cem yılmaz bulunuyor.
film 2009 yılı yapımı bir filmdir.
oyuncu kadrosunda cem yılmaz, ozan güven, demet evgar, zafer algöz gibi başarılı isimler bulunuyor.

filmin konusu 19. yüzyılda özel görev için abd başkanına hediye götüren iki kişiyi anlatır. aziz vefa ve lemi galibin başından geçen olayları izleriz.

film bence cem yılmaz’ın en iyi üç filminden birisi. bu filmde geçen olaylar ve mizahi öğeler bence türkiye’nin çok üzerinde. ne zaman açıp izlesem sıkılmayacağım harika göndermelerin olduğu başarılı bir komedi.
hem o dönemi çok iyi yansıtması hem o dönemin unsurlarını kullanması ve bunları kullanırken sık sık göndermeler yapılması bu filmi başka bir seviyeye taşıyor.
yer yer yapılan eleştiriler ve tespitler filmi izlediğim ilk andan beri beni acayip içine çekiyor. her izlediğimde başka bir detayı fark ediyorum.

filmin bir başka güzel kısmı ise kostümlerin ve dekorun usta işi olması. kusursuza yakın bir şekilde planlanmış bir film. yahşi batı denen dünya iyi gözlemlenmiş ve iyi yerine getirilmiş.

ayrıca bu film için zafer algöz’ün oyunculuğuna ayrı bir parantez açmak gerekiyor. inanılmaz bir performans inanılmaz bir oyunculuk. inanılmaz. filmi başka bir seviyeye çıkarıyor.

hala izlemeyen olduğunu düşünmüyorum ama izlemeyen varsa izlesin. dediğim gibi cem yılmaz’ın en iyi filmlerinden bir tanesi. en iyi üç filminden bir tanesi hatta.
devamını gör...
tanıdığım cem yılmaz bu filmin senaryosunu bir karikatürist gibi sigara kağıdına mı yazdı acaba? bu film o kadar kötü ve tükenmiş bir film ki, ne filmi izleyen ne de konuşan var artık. yani cem yılmazın filmleri hep tükenen filmler, bildiğin süresi çabuk geçen filmlerden bir tanesi de bu. youtube'a film ile ilgili bir yorum yazmıştım bana abi kaç sene oldu diye mesaj atmışlar. yani yıllandıkça şarap değil bildiğin sirke olan filmler yapıyor cem yılmaz. peki bu kadar şey yazdık abicim biraz da filmden bahset dediğinizi duyar gibiyim, ben de bu arkadaşlara basit bir soru sormak istiyorum? komedi nedir? mizah nedir? hatta kamera ile çekilen bir şeyin film sayılabilmesi için temel gereken asgari koşullar nedir? mesela bir mantık örgüsüdür. bu filmde değil hiçbir cem yılmaz filminde kaçamak ve hepsi bir arada dahil bir mantık örgüsü yok. yani bir düşünceyi takip edemiyorsun. örneğin amerikaya giden iki kişinin takip edeceği ve filmi anlayacağı temel fikir nedir? filmde iki şaklabanın bir at arabası ile amerikayı dolaşması ve iğrenç bile sayılamayacak zevzeklikleri var, komik değil, düşündürücü değil, anlamlı değil, film değil. cem yılmaz da senelerdir düşündüren film kavramı ile dalga geçip duracağına bir sanat eserinin zaten bir fikir yada düşünce anlatması gerektiğini bile kavrayamamış birisi.
devamını gör...
film bana göre üzerine çok para harcanmış stand-up gösterisinden farksız. yer yer espriler insanı eğlendirse de temposu düşük, kurgusu ve olay örgüsü zayıf bir senaryo. şahsen cem yılmaz'ın gora, arog, hokkabaz, pek yakında gibi gerçekten kaliteli işlerini izledikten sonra, bu filmin senaryosunu nasıl bu kadar kötü yazdığına akıl sır erdiremiyorum.
devamını gör...
zafer algöz'ün türkiye sinema tarihine girecek şekilde başarılı kayseri şive komiği yaptığı güzel filmdir. yer yer gereksiz uzun bir film diye eleştirilebilir. lakin başarılı filmdir. demet evgar, cem yılmaz, ozan güven ve özkan uğur'un oyunculukları birbirini tamamlıyor ve iyiydi. lakin zafer algöz üstün oyunculuk yeteneğiyle herkesi eziyor.
devamını gör...
üstte filmi beğenmeyen yazarlar olmuş ancak ben aynı kanaatte değilim ve şaşkınım. bana göre cem yılmaz'ın kesinlikle en iyi 3 filminden birisidir. filmde ince detaylar, göndermeler, espriler ve karakterler çok iyi hazırlanmış. iki istanbul çocuğu osmanlı devlet görevlisinin vahşi batı'da başına gelenleri konu alır. bu film de tek cümleden yapılmıştır. afyon'da arog çekilirken cem yılmaz, "bir western filmi yapalım ama herkes iç anadolu şivesiyle konuşsun" demiştir ve bu film yapılmıştır. bunu da zafer algöz'den öğrenmiş bulunuyorum. filmi genel olarak anlatmaya gerek olmasa da karakterlere değinmek isterim. zafer algöz, şerif lloyd'u öyle bir oynamıştır ki cuk oturmuştur diyebiliriz. ali şen ile herhangi bir şerifin yasak aşkının meyvesi olmuş diyebiliriz.* izleyince elbette sizi derin düşüncelere sevk etmez ama bir komedi filmine göre çok çok başarılıdır diyebiliriz. bana kalırsa tam bir cem yılmaz filmidir. her detayına emek verilmiş ve yeknesak bırakılmamıştır. cem yılmaz yapımlarının biraz hafif bittiğini düşünsem de bunun haricinde pek bir kusur göremiyorum. ayrıca filmde süleyman turan da konuk oyuncu olarak bulunmuştur.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
oyuncu listesinde cem yılmaz, demet evgar, ozan güven, özkan uğur, zafer algöz, cansu dere, iştar gökseven, bünyamin durgut, süleyman turan, demet tuncer, mehmet polat, yılmaz köksal, ferdi sancar, dilek çelebi, tevfik yapıcı, graham hoadly, muhittin korkmaz, uğur polat ve mazlum çimen gibi oyuncuların olduğu 2010 yapımı komedi/western türündeki bu filmin yönetmenliğini ise ömer faruk sorak yapmıştır.

kendisi hakkında en az bilgiye sahip olduğumuz anlatıcımız zeki tarafından dedesinin babasından kalan eski eşyaları satmak için hikayelerini anlatıyor ilki bir çizmenin hikayesi ve amerika'da geçiyor. anlatırken dedesinin teşkilatı mahsusa da bir arkadaşı ile birlikte amerika'ya gidip amerikan başkanına sultanın verdiği elması ulaştırmaları gerektiğinden bahsediyor ve hikayeye giriyoruz. oradan elmasın kendilerinden çalınmasından sonra kendilerinin bir şekilde elması geri almaları üzerinden hikaye işliyor. elması geri alana kadar iki kahramanımız çok uzun bir hikayeye sahip olurlar. her işi yaparlar amerika'da hayatta kalmak için en sonunda elmasın izine ulaşırlar. bir şerifin eline geçen elması almak kolay değildir. bir güreş organizasyonu düzenleyen kahramanlarımız şeriften elması almayı başarır ve başkana götürürler oradan başkan onlara çizmeyi verir. anlatıcımız çizmeye istediği parayı çok bulan alıcı gören zeki başka bir şey çıkarır satmak için ama alacaksan anlatayım diyor tabii bu başka bir filme göz kırpmak ama film daha gelmedi.

film güzel olsa da baştaki olay üstün körü olduğu için merak konusu olarak kalıyor bilerek mi yapıldı bilinmez ama orası da önemli bence. yine de cem yılmaz ve komedi izlemek isteyenlere tavsiye edilir. iyi seyirler.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"yahşi batı" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim