kürt
başlık "unforgiven" tarafından 11.11.2020 15:31 tarihinde açılmıştır.
askeliğimi doğuda yaptım. tamamı kürtlerden oluşan bir köyün tam karşısında bir sınır karakolunda. nizamiyeden girer girmez bizlere üstteğmenin söylediği ilk şey; ne bok yerseniz yeyin bir şekilde tolere ederim ama karşıdaki köye girdiğiniz anda alayınızı sikerim. tabi asker olarak sorgulama yapma durumumuz olmadığından emredersin komutanım diye gürledik. hatta sonraları şimdilerin amansız akepe savunucu olan ismail hakkı pekin paşanın bir tank üzerinde köylülere ''benim askerimin bir tanesinin burnu kanasın bu köyü dümdüz eder başınıza yıkarım''dediğine bizzat şahit oldum.
tabi sorguluyorsun haliyle, bayram zamanıydı, 3 kadar asker hem bayramlaşmak hem de bu durumu sorgulamak için köye gittik. muhtarı bulduk, okulu ziyaret ettik. bayramlaşma faslı, hal hatır kütür patırdan sonra muhtar emmi sizin için pkk sempatizanı deniyor. bizim buraya girmemiz yasak, sizin bizimle konuşmanız yasak. hatta geçenlerde karakola bir çuval kavun karpuz getirdiniz komutan yüzünüze bile bakmadı, kovdu sizi. nedir abi bu düşmanlık, neden böyle?'' diye sorduğumuzda vallahi adamcağızın gözleri doldu. ''bunu soran ilk sizlersiniz biliyor musunuz'' dedi. başladı anlatmaya. biz dedi pkk'lı değiliz. sempatizanı da değiliz. mecburen onlara şirin görünmek zorunda kalmış bir avuç naçar köylüyüz işte. eskiden burada bir karakol yoktu. sınırdan geçip ermenistan'a giden örgüt üyeleri köye uğrar bizden tehditle yemek, sigara varsa alkol alır giderlerdi. biz bu duruma önceleri kayıtsız kaldık. aman tadımız kaçmasın, vereceğimiz bir iki lokma bir şey biraz da sigara iste dedik. sonra bunlar işi azıttılar. para istemeye hatta sonraları çocuklarımızı istemeye başladılar. biz bu durumu alaya gidip anlattık. hiçbir şey olmadı. pkklılar gelmeye devem ettiler. sınırdan ellerini kollarını sallayarak geçmeye devam ettiler. sonra devlet bizi suçlamaya başladı. siz bunları bu hale getirdiniz oldu. şimdi ben sorayım asker ağa; sen olsan ne yapardın?
muhtar emmi sen bize üç çay söyle, biz çayımızı içip kalkalım dedim.
tabi sorguluyorsun haliyle, bayram zamanıydı, 3 kadar asker hem bayramlaşmak hem de bu durumu sorgulamak için köye gittik. muhtarı bulduk, okulu ziyaret ettik. bayramlaşma faslı, hal hatır kütür patırdan sonra muhtar emmi sizin için pkk sempatizanı deniyor. bizim buraya girmemiz yasak, sizin bizimle konuşmanız yasak. hatta geçenlerde karakola bir çuval kavun karpuz getirdiniz komutan yüzünüze bile bakmadı, kovdu sizi. nedir abi bu düşmanlık, neden böyle?'' diye sorduğumuzda vallahi adamcağızın gözleri doldu. ''bunu soran ilk sizlersiniz biliyor musunuz'' dedi. başladı anlatmaya. biz dedi pkk'lı değiliz. sempatizanı da değiliz. mecburen onlara şirin görünmek zorunda kalmış bir avuç naçar köylüyüz işte. eskiden burada bir karakol yoktu. sınırdan geçip ermenistan'a giden örgüt üyeleri köye uğrar bizden tehditle yemek, sigara varsa alkol alır giderlerdi. biz bu duruma önceleri kayıtsız kaldık. aman tadımız kaçmasın, vereceğimiz bir iki lokma bir şey biraz da sigara iste dedik. sonra bunlar işi azıttılar. para istemeye hatta sonraları çocuklarımızı istemeye başladılar. biz bu durumu alaya gidip anlattık. hiçbir şey olmadı. pkklılar gelmeye devem ettiler. sınırdan ellerini kollarını sallayarak geçmeye devam ettiler. sonra devlet bizi suçlamaya başladı. siz bunları bu hale getirdiniz oldu. şimdi ben sorayım asker ağa; sen olsan ne yapardın?
muhtar emmi sen bize üç çay söyle, biz çayımızı içip kalkalım dedim.
devamını gör...