zaman tüneli

eski sevgilimden duyduğum bir korku türü.
mantıksız geliyor ama bilemiyorum tabi. ölürken birinin elinden tutmaması gibi bir korku türüymüş.

bence her insan yalnız ölür.

elinden biri tutunca nasıl bir fayda sağlar, tartışmalı bir konu.

ha sevdiğin insanla trafik kazasında filan küt diye gidersin amenna. güzel bir şey
devamını gör...

çok çalışan barmenler bilir. evet. çünkü herkes sana gelir yaşadıklarını anlatmaya.
devamını gör...

made in rpc
devamını gör...

milli takım bazında öyle olsa dahi kulüpler bazında açık ara zirve fatih terim’dir.

2000’lerde adam gegenpress yaptı lan, boru mu bu?
2000/2001’de adam fiorentina’yı kupada finale çıkardı, hâlen daha aldığı tek kupadır 21.asırda fiorentina’nın.

2008 rezaleti ayrı bir olay maalesef, o yarı finali alıp finale çıksaydık 2004 yunanistan misali alabilirdik kupayı.
devamını gör...

"hattori hanzo" kabartması iyi olurdu. ikinci eli para eder
devamını gör...

gelinim mutfakta cemile mi bu lan? puhahaahhahaha
devamını gör...

%52’nin gibinde dahi değildir
devamını gör...

okuyarak gezen bilir, ewed
devamını gör...

0-8 yaş arası çoğunlukta.
8-14 de hafife alanacak kadar az değil, 0-8’den sonra onlar geliyorlar
14-18 normal bir seviyede, o yaştaki ergenlere neyi verirsen dinlerler zaten
18-21 de tek tük olsa da var

21+ olup da bunlara hayran olanın ben aklını seveyim..
devamını gör...

kaderimin a.q böyle el yazısı fontu ile hem de. bayıldım.
devamını gör...

一撃。果てしない静寂。
devamını gör...

bir türlü seviştiremiyoruz şunları da.

yok mu abazan, azgın pandalar
devamını gör...

göte girmiş diyorlar, benim arkadaşa girdi en azından.

adam bir daha sittin sene dönmez zaten milli kütüphaneye, atanamazsa ne yapacak bilmiyorum.
devamını gör...

o, seçilmiş kişi gibi anlamları olan kelime. biraz saçma aslında
devamını gör...

bizi az silkelemediler, biraz da almanya’yı silkelesinler.

orada yaşayıp da tayyip’e oy atanlar, götünüz yiyorsa aynı eylemi afd için yapın da görelim.

büzük yiyor mu, büzük?
devamını gör...

insanlık maalesef.
devamını gör...

#4056263 part 2

6. gün, bugün

öğleden sonra geldi. zaten çakırkeyifti. terastaki masanın siparişini almaya çıktığımda direkt göz göze geldik. gülümsedi, bardağını kaldırdı. kafamı kaldırdım, gülümsedim.

hey sudok’
- hi marcus.

o masanın siparişini aldım, döndüm, içeri girerken yine göz göze geldik. 3 ayrı masada 3 adam oturuyordu. kel, kızılderili ve marcus. *

marcusun babası da geldi, onun karşısına oturdu. onun da birasını verdim. küçük bi smalltalk yaptık. bu arada hem içerde hem terasta müşteriler var. terastakilerin bardaklar boşalmış.

- baba gelinine seslenir misin, susadık.

kafamı çevirdim, gözlerim şişik, wtf diyor yüzüm.

adam beni tembihledi kalkarken, fazla içirme diye. tamam dedim ne diyeceğim? istesem, parasını sömürmek için içirir, konuşturur, içirir ve bu kısır döngü de hapsederim onu. neys’…
baba gitti. diğer masalar dağıldı. 9 bira içmiş olan kel de gitti. marcus bana da içecek aldı. ben, marcus ve kızılderili üç ayrı masalarda oturuyorduk şimdi.

iş sakindi ve kızılderili ile sohbet ediyorum. adam yaşlı ve sohbeti de saran bir dedemiz. bahçesini anlatıyor bana. ekinlerini, tarlasını… marcus böldü.

- bilgeliğine ihtiyacım var kızılderili.
- söyle
- biz sudoku’yla birbirimize aşık olduk.
- kutlarım, kuşlar cıvıldıyorduk şimdi, ne dememe ihtiyacın var? güzel olursunuz.

ben direkt el kol yapmaya başladım. yuo, yuo, yuo. öyle bir şey yok. o çarkıkeyif ve benle dalga geçiyor, dedim.

- bi bira daha verir misin sudok’
- hayır baban verme dedi.

kızılderili evinin hemen yakınlarda olduğunu, kaç yaşında adama babasının müdahale edemeyeciğini söyledi. getir, dedi. içiyorlar…

kızılderili kalktı, içeri gitti. marcus’la sigara içiyoruz aynı masada. ben yan oturuyordum. bu öne eğildi fısıldıyor;

- dalga geçmiyorum. aşık oldum sana.
… susuyorum. marcus’a değil karşıya bakıyorum.
- herkese haber verdim. beni rahat bırakmalarını, yeni biriyle tanıştığımı söyledim. senin hal ve hareketlerini, mimiklerini, tatlılığını, ne kadar iyi biri olduğunu anlattım. sana gerçekten aşık oldum. çok güzelsin.
- ayıkken duymadığım için inanasım yok marcus.

hiç bir şey fark etmezdi aslında. ne diyeceğimi bilemeyip, susuyorum böyle anlarda. içersi aşure. allah var yakışıklı bir adam ama ben de kıpırtı yok. bi’ içeri gideyim diyip kalktım. iş yok ama terasa da çıkmadım sigara içmeye. içeri geldi, bara oturdu, karşımda içiyor yine.

- seni tüm arkadaşlarıma anlattım.
- tamam marcus.
- elini verir misin?
- hayır. seni almaya gelecek biri var mı?
- babamı aradım, geliyor.


baba geldi.

- gelinin çok güzel demi baba?
- marcus!
- herkese anlatıp babama söylemeyeceğimi düşünmedin herhalde?
… başımı öne eğdim. ne bok yiyim bilmiyorum o an. babası;

- e içmeyi bırakman için güzel bir sebebin var artık.
- birer bira daha sudok’
- ok.

marcus bokunu çıkarana dek içti. babası eve gidelim deyince sövmeye başladı. bas bas bağırarak azarlıyor adamı. patronlarım mutfaktan çıktı geldi bakmaya. baba küstü gidiyor. arkasından gidiyorum, su istermisiniz diye. yok kızım sağol dedi gitti. bir duraksadı. arabasına bindi. o da bilmiyor n’apacağını. adamın ikinci gidişi. içerden çığlıklar atıyorum gitmeğğğğ gitmeğğ!!! bunu da götür! dışarda kaşlar çatık. marcus gözlerini ayırmıyor üstümden. bende azarladım onu. o tatlı adama karşı bu davranışları hiç hoş değildi. sana buraya giriş yasağı koycam az kaldı, dedim.

- yapmazsın.
- uuuuuuuh öyle de bi yaparım ki.
- yapma.
- babanı arayıp özür dilemelisin.
- özür dilerim ama senle kalmak istiyorum o da beni götürmeye çalıştı.
- yeterince içtin marcus. babanla gitmeliydin.

… gözleri doldu. ben barın kapanış temizliğine başladım. marcus dönen sandalyesinden düştü. patronlar müdahale etmedi. bende öyle. kalktı, yerine oturdu.

- sana aşığım.
… boş bakıyorum.
- mahkemen n’oldu?
- bırak onu bunu, duygularımın bi önemi yok mu? sen bir şey hissetmiyor musun?
- hayır.
- sudoku!
- yalan mı söyliyim? evine git lütfen, yarın içmeye devam edersin.
- yarın gelmeyeceğim çünkü sen boşsun.
- sen bilirsin marcus.

çatal bıçakları cilaladım, kahve makinemi temizledim, barı da. müziği kapattım, lambaları söndürdüm. baba yeniden geldi. arabaya binmiyor. patronum ikna etmeye çalışıyor, yarın yine gelirsin, sudoku da gelir, bugün burada bitsin artık.

bok gelirim ifadesi var yüzümde.

o da başını eğdi, alttan al yapıyor. gel kız iki cümle konuş ikna et binsin arabaya diyor. merdivenlerden indim.
- yeter artık marcus bak babanı bekletiyorsun. yazık adama. git evinde devam et, hatta bir şişe daha getireyim içerden.
- gidersem seni iki gün göremem.
- git, gelicem, çalışıcam yarın hath.

patron çekiştiriyor bunu, yan döndü kurtuldu, üstüme geliyor. reflex olarak corona mesafesi bırakacak şekilde geri çekildim. gelmeye devam ediyor. patronum arkasında ona yetişmeye çalışıyor. üzerime gelmeye devam etti. omuzlarından tuttum itiyorum, gücüm yetmedi hımını. orada patron arkadan yakaladı onu. wtf bitch öpüşmeye eğilmeye çalıştı, adam tutmasa yumruğumu yemek üzereydi marcus. sarhoşluğuna falan veremem yapıştırsam yeriydi orada varya. keşke de yapıştırsaydım.

neys’ gitti bunlar. en azından ben öyle düşünüyorum. içeri geçtim hesap yapmaya. sigaraya çıktım, yine terasta oturuyor. patron geldi. konuşta gitsin diyor. kendi de ikna etmeye çalışıyor. yok, yapışmış sandalyeye. ayağa kalktı düşecekti merdivenlerden patron tuttu.

- bırak tutma. kendi düşsün.

adam şok oldu. beklemiyordu benden herhalde. içim pis, kötü oğlum. ne sandın? üzerinden atlar, evime yürürüm. banane. düşmedi zaten.

giriş yasağın var. yarın burada olsam da, olmasam da giremezsin. bir daha gelmemek üzere def ol marcus. patron şok.

- gitmiycem sudoku.
- polisi arıyorum?
- bize rağmen mi?
- ortada biz yok.
- biraz daha duralım sudoku.
- def ol marcus!
- gitmiycem.
- göt.

videosunu çektim orada otururken. fotosunu çekerken başını çevirdi. diğer patronumla arabaya oturduk, parktan çıkarken babasının arabası geldi. plakayı da not aldım. marcus hala orada oturuyordu.
devamını gör...

bazı hayvanların nesli tükenmiştir. bazıları da aramızda yaşamaktadırlar.
devamını gör...

lezbiyen sapık bir nazi torunu,yanında polonyalı ossi bir tornacı şaka gibi.nükller enerjiyi geri getirmekten,elektrikli araçlara karşı klasik motor üretimine teşvik vermek gibi akla ziyan söylemlerle,lufthansayı paraya boğup,çalışan sayısını arttırmaya kadar bir sürü saçma sapan vaat.merkez siyaset acilen toparlanmalı yoksa bu soytarılara kalmaması gerek almanyanın.
devamını gör...

içimdeki neşe.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim