zaman tüneli
ladytron
604 albümlerini ilk dinlediğim günü asla unutamam... o zamana kadar dinlediğim en güzel şeylerden birisiydi benim için, ürpermiştim dinlerken... üzerinden 14 sene geçti hala aynı hissiyatla dinliyorum...
devamını gör...
ladytron'u herkesin bilip kimsenin dinlememesi
kardeşim kusura bakmayın ama bu grubu 20 senedir herkes çok marjinal, çok hoş diye övüyo ama açıp tek bir albümünü baştan sona dinleyen tek bir allahın kuluna rastlamadım henüz.
evet hepimizin playlistinde 2005'ten kalma o tek bilinen şarkıları çalıyo, gerisi tamamen masal... hani ortamlarda sorsan herkes kraftwerk estetiği der, synthesizer tarihindeki yerinden bahseder falan, sorun nerede biliyo musunuz? bu grup o kadar aşırı iyi, aşırı gizemli, o kadar tekinsiz ve ulaşılamaz ki, insanlar korkudan ve o ağır havadan dolayı oturup ikinci şarkıyı açamıyo gibi hissediyorum... o kadar tekinsiz, o kadar büyüleyici ve kusursuz bir atmosfer kuruyolar ki, insan bünyesi o ağır aura'nın altında eziliyo... eziliyoruz.
evet hepimizin playlistinde 2005'ten kalma o tek bilinen şarkıları çalıyo, gerisi tamamen masal... hani ortamlarda sorsan herkes kraftwerk estetiği der, synthesizer tarihindeki yerinden bahseder falan, sorun nerede biliyo musunuz? bu grup o kadar aşırı iyi, aşırı gizemli, o kadar tekinsiz ve ulaşılamaz ki, insanlar korkudan ve o ağır havadan dolayı oturup ikinci şarkıyı açamıyo gibi hissediyorum... o kadar tekinsiz, o kadar büyüleyici ve kusursuz bir atmosfer kuruyolar ki, insan bünyesi o ağır aura'nın altında eziliyo... eziliyoruz.
devamını gör...
green day'in bir türlü punk'tan emekli olamaması
adamlar kanunen, tıbben ve ruhen punk'tan emekli oldular zaten... en son düzgün albümü 2009'da çıkardılar ama gel gör ki bir türlü kenara çekilmeyi kabul etmiyolar, dağılmıyolar.
billie joe'yu düşünüyorum, 20-30 sene önce sisteme karşıyım, patronlara karşıyım diye çığlık atıyordu, günün sonunda o nefrete dönüştüğü patronların kendisi oldu... mesela bunların son zamanlardaki konser videolarını görünce aklıma mesai çıkışı müzik yapmak isteyen amatör doktor grupları geliyo... böyle bütün gün kötü türkçe rock kavırlayan 50'li yaşlarının ortasındaki amcalar...
ulan verin artık şu istifanızı, salın şu sahneleri... gidin sahil kasabasına yerleşin, ne bileyim özlem tekin'e komşu olun, domates ekin. daha yarım saat önce açtım izledim birkaç hafta önceki konserlerini, billie joe yine o dumanlı gözleriyle sahnede tepinmeye çalışıyo ama tepinemiyo, resmen bel fıtığı fizik tedavi hareketleri yapıyo... bunlar için punk bir yaşam tarzı değil, kapatılamayan bir esnaf dükkanı gibi...
billie joe'yu düşünüyorum, 20-30 sene önce sisteme karşıyım, patronlara karşıyım diye çığlık atıyordu, günün sonunda o nefrete dönüştüğü patronların kendisi oldu... mesela bunların son zamanlardaki konser videolarını görünce aklıma mesai çıkışı müzik yapmak isteyen amatör doktor grupları geliyo... böyle bütün gün kötü türkçe rock kavırlayan 50'li yaşlarının ortasındaki amcalar...
ulan verin artık şu istifanızı, salın şu sahneleri... gidin sahil kasabasına yerleşin, ne bileyim özlem tekin'e komşu olun, domates ekin. daha yarım saat önce açtım izledim birkaç hafta önceki konserlerini, billie joe yine o dumanlı gözleriyle sahnede tepinmeye çalışıyo ama tepinemiyo, resmen bel fıtığı fizik tedavi hareketleri yapıyo... bunlar için punk bir yaşam tarzı değil, kapatılamayan bir esnaf dükkanı gibi...
devamını gör...
taylor swift'in sinsiliğini anlatacak kelime bulamamak
ye was here
devamını gör...
avril lavigne’in devasa potansiyeli kahvehanede çürütmesi
aslen ölmüştür 2007 gibi, yerine bir başkasını geçirdiler.
biz onu her daim bokun da boku bir chop suey cover’ı ile anacağız.
meraklısına:
biz onu her daim bokun da boku bir chop suey cover’ı ile anacağız.
meraklısına:
devamını gör...
avril lavigne’in devasa potansiyeli kahvehanede çürütmesi
2002'de o ilk albümün çıkışıyla koca bir nesli peşine taktı bu kadın. let go eşsiz bir şeydi gençler için, doksanlar esintili mıymıy müziği yok etmişti resmen...
under my skin çıkınca dinleyip gaza geldi millet, ayakkabılarının bağcıklarını fosfor renkli yapıp bütün dünyaya kafa tuttu millet.... ben ağlayarak babamdan kaykay istedim lan bu kız yüzünden.
ama sonra ne oldu abi? the best damn thing diye bir geldi, pembe saçlar, ponponlar, cırtlak pop havaları... yani overrated ama her geçen gün tıkır tıkır sönecek öyle garip bir yola girdi ki...
kızım sen imparatorluk kuracak kadındın, bu neyin tembelliği, bu neyin vizyonsuzluğu? biz senin peşinden sokağa döküldük, şimdi bakıyorum 20 senedir aynı mahalle kahvesinde takılıp hep hiçbir şey üretmiyorsun...
ulan o arkasına taktığı nesil büyüdü, iş güç sahibi oldu, çoluk çocuğa karıştı avril hala the best damn thing'e benzer şeyler yapıyo... çok üzülüyorum.
under my skin çıkınca dinleyip gaza geldi millet, ayakkabılarının bağcıklarını fosfor renkli yapıp bütün dünyaya kafa tuttu millet.... ben ağlayarak babamdan kaykay istedim lan bu kız yüzünden.
ama sonra ne oldu abi? the best damn thing diye bir geldi, pembe saçlar, ponponlar, cırtlak pop havaları... yani overrated ama her geçen gün tıkır tıkır sönecek öyle garip bir yola girdi ki...
kızım sen imparatorluk kuracak kadındın, bu neyin tembelliği, bu neyin vizyonsuzluğu? biz senin peşinden sokağa döküldük, şimdi bakıyorum 20 senedir aynı mahalle kahvesinde takılıp hep hiçbir şey üretmiyorsun...
ulan o arkasına taktığı nesil büyüdü, iş güç sahibi oldu, çoluk çocuğa karıştı avril hala the best damn thing'e benzer şeyler yapıyo... çok üzülüyorum.
devamını gör...
chop suey!
aslı “suicide” idir şarkının fakat şirket sıkıntı yaratınca “suey=sui) olmuştur.
chop: kesmek
suey: suicide
“intih-“ kes lan kamil!
chop: kesmek
suey: suicide
“intih-“ kes lan kamil!
devamını gör...
father into your hands i commend my spirit
why have you forsaken me?
tanım: isa’nın çarmıha gerildiği vakit ağzından çıkan son sözleridir “baba, ruhumu ellerinde teslim ediyorum” anlamını taşır.
“elohi, elohi lema şevaktani?” = “tanrım, tanrım beni neden unuttun?”
in your eyes forsaken me?
in your thoughts forsaken me?
in your heart forsaken me?
(gözlerin beni unuttu
fikrin beni unuttu
kalbin beni unuttu)
(bkz: chop suey!)
tanım: isa’nın çarmıha gerildiği vakit ağzından çıkan son sözleridir “baba, ruhumu ellerinde teslim ediyorum” anlamını taşır.
“elohi, elohi lema şevaktani?” = “tanrım, tanrım beni neden unuttun?”
in your eyes forsaken me?
in your thoughts forsaken me?
in your heart forsaken me?
(gözlerin beni unuttu
fikrin beni unuttu
kalbin beni unuttu)
(bkz: chop suey!)
devamını gör...
godfather tarzı normal sözlük yazarları
bi ara muhteşem yüzyıl vardı korkunç kötüydü umarım bu tutmaz.
devamını gör...
godfather tarzı normal sözlük yazarları
iyi de buradaki “father” senin atana seslendiğin “bubağğ” demek değil ki?
“dad” ile “father” farklı şeylerdir; birisi etten kemikten olan ata iken diğeri ruhani bir atadır bizim için.
“godfather” da “vaftiz babası” demek zaten, “ruhani babası” bir bakıma da.
öyle “mommmyyy, mother, aneyyy” ile mafyacılık olmaz. benim ingilizcem en fazla “mother” kelimesini bilmeye yetiyor, varsa “ruhani anne” için bir kelime söyleyin
ayrıca: (bkz: father into your hands i commend my spirit)
“dad” ile “father” farklı şeylerdir; birisi etten kemikten olan ata iken diğeri ruhani bir atadır bizim için.
“godfather” da “vaftiz babası” demek zaten, “ruhani babası” bir bakıma da.
öyle “mommmyyy, mother, aneyyy” ile mafyacılık olmaz. benim ingilizcem en fazla “mother” kelimesini bilmeye yetiyor, varsa “ruhani anne” için bir kelime söyleyin
ayrıca: (bkz: father into your hands i commend my spirit)
devamını gör...
gay pornosu
izlemem, lez ise izlerim.
yalan mı atacağız lan!
yalan mı atacağız lan!
devamını gör...
lana del rey’in 15 senedir aynı benzinlikte ağlaması
lisede bir kız çok severek dinliyordu bu ablamızı, sayesinde ingilizce öğrendi.
ancak ben sevmem, madonna varken bunları mı dinleyeceğiz!
ancak ben sevmem, madonna varken bunları mı dinleyeceğiz!
devamını gör...
lana del rey’in 15 senedir aynı benzinlikte ağlaması
2011'de bir girdi hayatımıza, o günden beri hep aynı benzinlikte ağlayarak şarkı söylüyo... bitmek bilmeyen 45 bpm hüznüyle hayatımızı karartmaya devam ediyo... şarkı girmeye bir başlıyo, ritim o kadar yavaş ki kalbim duracak sanıyorum. nabzım 40'a düşüyo, tansiyonum yerle bir oluyo...
geçen gün magazin sayfalarında gördüm, yine ağlarken yakalamışlar bunu. şaşırdık mı? tabii ki hayır! kadın bildiğin ağlamayı meslek edinmiş, kadrolu hüzün memuru gibi takılıyo. paparazzi fotoğrafı çekiyo, bu yine bir benzinliğin arkasında, üstünde 1950'lerden kalma gelinlik, elinde sigara, gözyaşları süzülüyo... kim bilir hangi şarkısına klip çekiyo benzinlikte...
gitsem yanına, elimi belime koyup bacım kalk bir yüzünü yıka, gel sana bi su alalım su iç kendine gel diye bağırsam yüzüme bile bakmaz. yine o uykulu, baygın gözleriyle boşluğa bakar, arkadan bir ağır keman girmesini bekler hüzünlenmek için.
geçen gün magazin sayfalarında gördüm, yine ağlarken yakalamışlar bunu. şaşırdık mı? tabii ki hayır! kadın bildiğin ağlamayı meslek edinmiş, kadrolu hüzün memuru gibi takılıyo. paparazzi fotoğrafı çekiyo, bu yine bir benzinliğin arkasında, üstünde 1950'lerden kalma gelinlik, elinde sigara, gözyaşları süzülüyo... kim bilir hangi şarkısına klip çekiyo benzinlikte...
gitsem yanına, elimi belime koyup bacım kalk bir yüzünü yıka, gel sana bi su alalım su iç kendine gel diye bağırsam yüzüme bile bakmaz. yine o uykulu, baygın gözleriyle boşluğa bakar, arkadan bir ağır keman girmesini bekler hüzünlenmek için.
devamını gör...
taylor swift'in aslında yapay zeka olması
ben bu kadının yapay zeka olduğunu düşünüyorum.
size de anlatacağım bunları... mesela adamın biri bundan ayrılıyo, aradan daha 3 gün geçmemiş, kadın 22 şarkılık albüm çıkarıyo. kapağı bastırmış, plakları basmış, stadyum turuna şarkıyı eklemiş bile! ulan sen ne ara ayrıldın, ne ara o stüdyoya girdin, ne ara o sözleri yazdın da prodüksiyonu bitirdin? ayrıldıktan hemen sonra bu kadar hızlı şarkı yazamazsın abi! insan bi 2 hafta yatakta cips yiyip ağlar, bu kadın ayrılık haberinin çıktığı akşam stadyumda o adama 8 dakikalık marş okuyo. bu hız bir insanın sinir sisteminin kaldıracağı şey değil, yapay olduğuna dair ilk kanıt bu.
yani bi insan 3.5 saat sahnede aralıksız hoplayıp zıplayıp, yağmurun altında şarkı söylerken nasıl 1 gram terlemez, hiç mi yorulmaz ya? kızın nefesi bile kesilmiyo! bütün konser boyunca yüzünde hep aynı sinsi, donuk, "ben çok tatlıyım ki :)" gülümsemesi var. gözlerinin içine bakıyo insan, valla bak gözlerinin içinde tek bir insansı kırıntı, bir duygu emaresi yok! cam gibi bakıyo kadın, boşluk gibi... yapay zeka olduğuna dair diğer kanıt.
diğer kanıt da şu, bu kadın dışarıya en ufak bi malzeme, en ufak bi insani açık vermemek için o kadar çırpınıyo ki... hani ulan bi kere de ayağın takılsın, bi kere de sümüğün aksın, bi frikik ver de ekonovich abimiz bayram etsin, yok abi, sıfır! kızın her kıkırdaması, elini saçının arkasına atışı bile daha önceden simulasyonda denenmiş gibi. her anı, her adımı o kadar milimetrik hesaplı ki....
kısacası bu kadın taylor swift falan değil kardeşim. duyguları, teri, yorgunluğu alınmış, stadyumlara sürülmüş bir algoritmadan başkası olamaz.
size de anlatacağım bunları... mesela adamın biri bundan ayrılıyo, aradan daha 3 gün geçmemiş, kadın 22 şarkılık albüm çıkarıyo. kapağı bastırmış, plakları basmış, stadyum turuna şarkıyı eklemiş bile! ulan sen ne ara ayrıldın, ne ara o stüdyoya girdin, ne ara o sözleri yazdın da prodüksiyonu bitirdin? ayrıldıktan hemen sonra bu kadar hızlı şarkı yazamazsın abi! insan bi 2 hafta yatakta cips yiyip ağlar, bu kadın ayrılık haberinin çıktığı akşam stadyumda o adama 8 dakikalık marş okuyo. bu hız bir insanın sinir sisteminin kaldıracağı şey değil, yapay olduğuna dair ilk kanıt bu.
yani bi insan 3.5 saat sahnede aralıksız hoplayıp zıplayıp, yağmurun altında şarkı söylerken nasıl 1 gram terlemez, hiç mi yorulmaz ya? kızın nefesi bile kesilmiyo! bütün konser boyunca yüzünde hep aynı sinsi, donuk, "ben çok tatlıyım ki :)" gülümsemesi var. gözlerinin içine bakıyo insan, valla bak gözlerinin içinde tek bir insansı kırıntı, bir duygu emaresi yok! cam gibi bakıyo kadın, boşluk gibi... yapay zeka olduğuna dair diğer kanıt.
diğer kanıt da şu, bu kadın dışarıya en ufak bi malzeme, en ufak bi insani açık vermemek için o kadar çırpınıyo ki... hani ulan bi kere de ayağın takılsın, bi kere de sümüğün aksın, bi frikik ver de ekonovich abimiz bayram etsin, yok abi, sıfır! kızın her kıkırdaması, elini saçının arkasına atışı bile daha önceden simulasyonda denenmiş gibi. her anı, her adımı o kadar milimetrik hesaplı ki....
kısacası bu kadın taylor swift falan değil kardeşim. duyguları, teri, yorgunluğu alınmış, stadyumlara sürülmüş bir algoritmadan başkası olamaz.
devamını gör...
knockin' on heaven's door
“cennetin kapısına katır tekmesi”
devamını gör...
taylor swift'in sinsiliğini anlatacak kelime bulamamak
kadının ne yaptığını tam olarak açıklayamıyorum. böyle bir “ben hiçbir şey yapmadım ki :)” enerjisi var kadında.
dua lipa’yla husumetim net, balkan damarıydı, ne bakıyon kızım kavgasıydı, delikanlıcaydı... ama bu taylor swift bambaşka bir seviye. bu kadının sinsiliği çok korkutucu geliyor bana... teke tek kavgada taylor swift beni rahatlıkla döver...
sanki lise yıllarında senin arkandan bütün okula dedikodu yaymış, sınıfa girdiğinde de elinde piknik bisküvisiyle "ay naber tatlım, saçın ne tatlı olmuş" diye sarılmış gibi bir hava var. bak yemin ediyorum, o kırmızı rujun arkasında çok korkunç bi sinsilik yatıyor...
geçen gün belgeseline denk geldim, kedi severken gülümsüyo, sırıtıyo falan.... ama o gülümseme gülümseme değil... korkunç bir hırs, açıklanamaz bi sinsilik var... tüylerim ürperdi kadına bakarken, korktum....
mesela bu kadının husumeti de fena ilerliyo... birine gıcık mı oldu? gidip evinin önünde bağırıp çağırmıyo, oturuyor, o kişiyi mahvedecek 4 dakikalık bir country-pop marşı yazıp üzerine 3 tane grammy alıyo, bir de stadyum konserinde 80 bin kişiye aynı anda söyletiyo. sinsi gücün büyüklüğüne bakar mısın?
yani bunun sinsiliği anlatılamaz, ancak tecrübe edilir. allah tecrübe edenlere yardım etsin.
dua lipa’yla husumetim net, balkan damarıydı, ne bakıyon kızım kavgasıydı, delikanlıcaydı... ama bu taylor swift bambaşka bir seviye. bu kadının sinsiliği çok korkutucu geliyor bana... teke tek kavgada taylor swift beni rahatlıkla döver...
sanki lise yıllarında senin arkandan bütün okula dedikodu yaymış, sınıfa girdiğinde de elinde piknik bisküvisiyle "ay naber tatlım, saçın ne tatlı olmuş" diye sarılmış gibi bir hava var. bak yemin ediyorum, o kırmızı rujun arkasında çok korkunç bi sinsilik yatıyor...
geçen gün belgeseline denk geldim, kedi severken gülümsüyo, sırıtıyo falan.... ama o gülümseme gülümseme değil... korkunç bir hırs, açıklanamaz bi sinsilik var... tüylerim ürperdi kadına bakarken, korktum....
mesela bu kadının husumeti de fena ilerliyo... birine gıcık mı oldu? gidip evinin önünde bağırıp çağırmıyo, oturuyor, o kişiyi mahvedecek 4 dakikalık bir country-pop marşı yazıp üzerine 3 tane grammy alıyo, bir de stadyum konserinde 80 bin kişiye aynı anda söyletiyo. sinsi gücün büyüklüğüne bakar mısın?
yani bunun sinsiliği anlatılamaz, ancak tecrübe edilir. allah tecrübe edenlere yardım etsin.
devamını gör...
dua lipa hakkında olumlu konuşan insanlarla mesafeyi açmak
artık kaçıncı seviye bir radikalleşme bilmiyorum ama bu kadını öven biriyle aynı masada oturmak bile istemiyorum.
sakın karşıma geçip, ''ya ama abla kızın aurası çok başka, levitating’de falan çok cool duruyor'' demeyin. sakın bunu yapmayın arkadaşlar... benim o sırada mideme giren kramptan haberiniz var mı sizin? yok! kadın ekrana çıktığı an ben böbreğimi masada bırakıp kaçmak istiyorum mesela ben... şehir değiştirmek istiyorum, imkanım olsa ülke değiştireceğim...
yani bir insan dua lipa’yı nasıl olumlu anabilir ya? o yüzündeki "ben aslında pazarda domates seçerken kavga edecek insanım ama lüks markalar beni ambalajladı" havasını bir tek ben mi görüyorum? bu kadını öven adam yarın gider akepeye oy de verir lan.
kısacası benim çevremde dua lipa övülemez kardeşim. bu kadını övenle araya mesafe koymak değil, direkt diplomatik ilişkileri kesmek farzdır.
sakın karşıma geçip, ''ya ama abla kızın aurası çok başka, levitating’de falan çok cool duruyor'' demeyin. sakın bunu yapmayın arkadaşlar... benim o sırada mideme giren kramptan haberiniz var mı sizin? yok! kadın ekrana çıktığı an ben böbreğimi masada bırakıp kaçmak istiyorum mesela ben... şehir değiştirmek istiyorum, imkanım olsa ülke değiştireceğim...
yani bir insan dua lipa’yı nasıl olumlu anabilir ya? o yüzündeki "ben aslında pazarda domates seçerken kavga edecek insanım ama lüks markalar beni ambalajladı" havasını bir tek ben mi görüyorum? bu kadını öven adam yarın gider akepeye oy de verir lan.
kısacası benim çevremde dua lipa övülemez kardeşim. bu kadını övenle araya mesafe koymak değil, direkt diplomatik ilişkileri kesmek farzdır.
devamını gör...
çiğ köfte yiyebilecek bir mideye sahip olmak
bu devirde artık kesinlikle yenmemesi gereken bir yiyecek türüdür. şu an bu ürünü kimsenin hakkıyla yaptığını düşünmüyorum. içine ne koyuyorlar, hangi ortamlarda bekletiliyor ve hangi koşullarda saklanıyor çok önemlidir.
çiğ köfte inanılmaz hızlı bakteri üretir. bu yüzden yapıldığı an tüketilmesi gerekir. günlerce bekletilmeye gelmez. saklama koşulları uygun olmadığında, hızlıca bozulur. bu yüzden dışarıdan mümkün olduğunca satın almayın. evde yapın veya yaptırın. çiğ köftenin bozulması durumunda, vücut anında ishale döner. ne olduğunu anlayamazsınız.
çiğ köfte inanılmaz hızlı bakteri üretir. bu yüzden yapıldığı an tüketilmesi gerekir. günlerce bekletilmeye gelmez. saklama koşulları uygun olmadığında, hızlıca bozulur. bu yüzden dışarıdan mümkün olduğunca satın almayın. evde yapın veya yaptırın. çiğ köftenin bozulması durumunda, vücut anında ishale döner. ne olduğunu anlayamazsınız.
devamını gör...
dua lipa'yı görünce aşırı sinirlenmek
kadın bana hiçbir şey yapmadı farkındayım ama kendisini gördüğüm an tansiyonum fırlıyo... o cool havalar, o rahat tavırlar... direkt karnım ağrı hissiyle kasılmaya başlıyo kadını görünce, benimki tamamen biyolojik bi reddediş...
yani bunun tıp literatüründe bir karşılığı var mı bilmiyorum ama bu kadının ekrana düştüğü an vücudum doğrudan laktoz intoleransı reaksiyonu veriyo.. bu kadın benim biyolojik sınır testimdir... kendisini gördüğüm an mideme giren o krampla ben bu hayatta her türlü çileyi çekerim, ama bu kadının cool tavırlarını çekemem kardeşim.
acil şifalar dileyin bana.
yani bunun tıp literatüründe bir karşılığı var mı bilmiyorum ama bu kadının ekrana düştüğü an vücudum doğrudan laktoz intoleransı reaksiyonu veriyo.. bu kadın benim biyolojik sınır testimdir... kendisini gördüğüm an mideme giren o krampla ben bu hayatta her türlü çileyi çekerim, ama bu kadının cool tavırlarını çekemem kardeşim.
acil şifalar dileyin bana.
devamını gör...
