103 yazar profili

103 kapak fotoğrafı
103 profil fotoğrafı
rozet
karma: 722 tanım: 14 başlık: 0 takipçi: 38

son tanımları


normal sözlük yazarlarının küçürek hikayeleri

diriliş boğaç

boğaç, kabardığında yedi köyün ağası gibi duran, tüyleriyle gurur duyan, hafif göbekli ama kendine güveni tam bir hindiydi. yıllar boyunca çiftlikte, civardaki hindi ve tavuklar arasında “yakışıklı” olarak nam salmıştı. 3 yaşında artık ergenliği bitmiş koca bir adamdı ve bu yılbaşı farklıydı. çiftliğin sahibi halil amca’nın evine yeni bir balta alınmıştı boğaç'ı ve diperlerini yemlerken de youtube'dan sürekli “baharatlı hindi tarifi” videoları izliyordu.

bir sabah, boğaç çocuk sesiyle uyandı güne, halil amca'nın torunu, "dede, boğaç’ı mı keseceğiz bu yıl?" diye sorduğunda, boğaç kabarmaya ve yutkunmaya başladı, sonu yaklaşıyordu.

boğaç, kendini köşeye çekip kara kara düşünmeye başladı. ölüm bir ihtimaldi ama bu kadar görkemli bir hayatın, masanın üzerinde fırın tepsisinde sona ermesi kabul edilemezdi. ölececekse de, efsane olarak anılmalıydı. içinden bir ses, "ölmeden önce yapabileceğin iki şey var; ya kaç, ya da hayatın tadını çıkar." diyordu.

kaçmak en iyi yoldu ama boğaç’ın kaçmaya mecali yoktu, aylarca yem karma makinelerine dadanmıştı, şimdi tüylerin altından bir göbek sarkıyordu. geriye ikinci seçenek kalmıştı, hayatın tadını çıkarmak. önce çiftlikteki tavuklara yanaşmaya karar verdi. ilk hedefi pamuk isimli, beyaz tüylü cilveli güzel bir tavuktu. yalnız bir sorunu vardı: pamuk, boğaç’tan hiç haz etmiyır ve bir hindi olduğu için kendine uygun görmüyordu. pes etmek yoktu, sıradaki hedef, çiftlikteki çilli ama bir o kadar da havalı hindi bihter'di. boğaç, bihter’in yanına yaklaşıp:
“bak bihter, yılbaşında büyük ihtimalle kesileceğim. gitmeden beraber bir gece, sadece bir gece, kanatlarımızı gökyüzüne açalım mı?” diyr sordu.
bihter, boğaç’a alaycı bir bakış attı, “yılbaşında kesileceksin diye bana mı yürüyorsun? bu ne özgüven? kusura bakma ama yalnız öleceksin!”

sevişme planları suya düşen boğaç, bu kez ölmeden önce bir isyan planı yapmaya karar verdi. çiftliğin diğer hayvanlarını örgütledi, "arkadaşlar, bu çiftlikte her yılbaşı biri gidiyor. bugün benim, yarın siz. tavuk çorbası, kuzu pirzola, hatta sucuk. sırayla eksiliyoruz. artık yeter! yaşasın hayvan hakları!" isyan fikri başta herkesi heyecanlandırdı, fakat kimse pek dahil olmak istemedi. arkadaşlarına, "allah sizi kahretsin" bari biriniz benimle sevişin! diye adeta yakarırcasına son kez bakıp kümesine çekildi.

yılbaşı günü gelip çattı. halil amca, baltasını parlatarak boğaç’ı kümesten aldı. boğaç ise son yemeğini yerken bile gururluydu. tabağındaki yemleri zevkle yiyip son bir kez göğsünü kabarttı. tam baltanın kalktığı an, birden bağırdı:
“glu glu gluuu glglgluu glu glu!”

halil amca bir an afallasa da baltayı vurduğunda boğaç'ın kafası kopmuş ve dili dışarıdaydı daha önemlisi, gözleri açıktı. yüzünde tatlı bir gülümseyiş vardı sanki. halil amcanın kızı ve damadı selçük bey, misafirdi o gece. selçük bey, boğaç'ın diri ve taze etinden en çok yiyen oldu ve yanında baldan tatlı şarap içmişti o gece. sonrasında da biricik eşi makbuleyle tam yedi kere birlikte oldu, sanki hindi gibi gagalıyordu adeta bedeninin ateşiyle zevcesini. boğaç, artık amacına ulaşmıştı farklı bir bedende de olsa. ölümün ardından gelen bir mutluluk belki de...

boğaç o gün orada ölmedi. milyonlarca sekse ulaşamayan insan ve hayvanın sesi oldu, birliğin, iriliğin, diriliğin, son ana kadar direnişin, pes etmeyişin, iradenin, aşkın bir bayrağı haline geldi. yaşayan son canlı da yok olana kadar hepimizin içindesin boğaç!..
devamını gör...

normal sözlük yazarlarının küçürek hikayeleri

handikap

mete, büyümeye başlamış her şeyi sorguluyordu, babası teoman'a handikap'ın ne demek olduğunu sorduğunda, babası kısık gözlerini iyice açarak oğluna baktı, baktı, baktı.

izlediği bir futbol karşılaşmasındaki yorumcunun ağzından duyunca merak ettiğini söyledi, mete. babası ona bir hikaye anlatmak istemişti, mete'ye, olimpiyatları biliyorsun değil mi, diye sorunca mete, evet baba, dedi. teoman uzın uzun oğluna baktı.

kayıt altına alınan olimpiyatlardan çok önce de olimpiyatların yapıldığından bahsetti hatta binlerce yıl önce, türklerle çinliler ve diğer kavimler arasında gerçekleşen oyunlardan bahsedince, mete meraklandı. tarihe mal olmuş meşhur bir yarışmadan bahsetti ve devam etti, okçuluktu. türklerden ve çinlilerden bir kişinin meydana inip, hedefi vurmaya çalıştığını anlattı ama şimdiki zaman gibi değildi farklıydı. türk için bir yumurtayı ipe bağlayıp ağaca astılar ve yumurtayı sallamaya başladılar, beş yüz adımdan at sırtında sadağından okunu çekip sallanan yumurtayı vurmasını beklerlerken diğer tarafta da elli adımdan kayanın üzerine konulan gürbüz bir karpuza yaya olarak nişan almış bir çinli vardı. atış başladığında türk yumurtayı delip geçti ama çinli elli adımdan karpuzu vuramamıştı.

işte evlat, dedi teoman oğluna. handikap, genellikle spor ve yarışmalarda, adil bir rekabet içn daha yetenekli veya deneyimli olan bir tarafın, daha az yetenekli veya deneyimli olan tarafa avantaj sağlamak için kullanılan bir sistemdir, dedi.

mete kısık gözleriyle uzağa bakıp giderken aklında çok farklı hayaller kalmıştı.
devamını gör...

meja ile kozmoloji radyo yayını

merhabalar, iyi yayınlar sevgili @meja ve değerli dinleyiciler.
devamını gör...

folloş dünya radyo yayını

merhabalar...

fantezinizi mi anlatıyoruz, anlayamadım.

finlandiya'da sadece kadınlardan oluşan bir adada 40 yıl tek erkek olarak yaşamak isterdim.
devamını gör...

meja ve folloş baksır ile meyhane müzikleri radyo yayını

"çünkü aşk, acı çekme sanatıdır."
103

sevgiler saygılar
devamını gör...

meja ile kozmoloji radyo yayını

merhabalae, burdayım. teşekkürler
devamını gör...

bilim yolu radyo programı

merhabalar, öncelikle muhteşem bir program. sevgili meja'ya katkılarından dolayı minnettarım. sesiniz insan ruhunu dinlendiriyor, huzur veriyor.

yapay zekanın teknolojiyle ilintisi konuşuluyor ama sanata ve edebiyata etkisi ne olabilir? olumsuz yönde olabilir mi? teknolojiyi ne kadar geliştirirse geliştirsin, sanatın ve edebiyatın yok olması, insanlığın sonunu getirir mi?
devamını gör...

103 (yazar)

ekşi sözlük'ten, meja'nın davetiyle normal sözlüğe gelen, kurgusal hikayeler yazan, zaman zaman toplumun nabzını ölçen, sözlük yazarı.

hoşbuldum, merhaba!
devamını gör...

duman

ıvan turgenev tarafından 1867 yılında yazılan bir romandır. bu roman, rus toplumunun değişimleri ve zıtlıkları üzerine odaklanan birçok tema ve karakteri içermektedir.

ana karakteri liza'yı başka bir erkekle evlendirilmeye zorlayan babasının baskısıyla mücadele eden genç bir kadına odaklanır. liza, kendi isteklerini ve özgürlüğünü keşfetmeye çalışırken, aşk ve bağımsızlık arasında bir seçim yapmak zorunda kalır. bu romanın ana teması, bireyin özgürlüğünü ve kişisel bağımsızlığını kazanma arzusudur. roman, geleneksel rus toplumunun baskıcı normları ve sınırlamalarını eleştirmekte ve bireyin kendi kimliği üzerindeki hakimiyetini vurgulamaktadır. turgenev, romanında ayrıca çeşitli karakterler aracılığıyla rus toplumunun farklı yönlerini temsil etmektedir. bu karakterler arasında zengin toprak sahipleri, soylular, entelektüeller ve köylüler bulunmaktadır. turgenev, bu karakterlerin farklı dünya görüşleri ve yaşam tarzları arasındaki çatışmalara odaklanarak, rus toplumu ve sınıf ayrımları üzerine bir portre çizer. dil ve anlatımı oldukça dikkate değerdir. turgenev, güzel ve akıcı bir üslup kullanarak doğa tasvirlerini ve içsel düşünceleri ustalıkla aktarır. bu, okuyucuyu hikayeye dalmaya ve karakterlerin duygusal deneyimlerini anlamaya yönlendirir ayrıca romantik bir aşk hikayesinden daha fazlasını sunan derinlikli bir romandır.

turgenev, insan doğasını, toplumsal yapıyı ve bireyin kendini bulma sürecini ele alarak okuyucuyu düşünmeye teşvik eder.
devamını gör...

rudin

ivan sergeyeviç turgenyev'in 1856 yılında yayımlanan ilk romanıdır. o dönemin rusya'sındaki toplumsal ve entelektüel değişimleri ele alırken, aynı zamanda romantizm akımının etkilerini taşır.

romanın baş kahramanı dmitrii nikolayeviç rudin, entelektüel bir aydındır ve zeki bir konuşmacıdır. ancak, kendi içinde tutarsızlık ve ahlaki zayıflıklarla dolu bir karakterdir. roman, rudin'in toplumda karşılaştığı çelişkileri ve başarısızlıkları anlatırken, aşk, entelektüellik ve toplumsal sorumluluk gibi temaları da ele alır. bu roman, turgenyev'in eserlerinde psikolojik tahlil, duygusal karmaşıklık ve gerçekçilikle karakterize olan edebi tarzının öncülerinden biridir. roman, ayrıca turgenyev'in sosyal eleştirisini ve rus toplumunun sınıfsal çelişkilerini yansıtan önemli bir eser olarak kabul edilir.

turgenyev’in ilk romanıdır ve 1855 yılında yazılmıştır. rudin, turgenyev’in kendi yaşamından izler taşıyan bir karakterdir. turgenyev de rudin gibi avrupa’da eğitim görmüş, rusya’ya döndüğünde ise toplumda kendine yer bulamamıştır. rus edebiyatında ilk “fazlasıyla konuşan adam” tipini ortaya koyan bir eserdir. zeki, kültürlü, idealist ama aynı zamanda kararsız, tutarsız ve etkisiz bir kişidir. rudin’in bu kişiliği, turgenyev’in çağdaşları tarafından eleştirilmiştir.

turgenyev’in diğer romanlarından farklı olarak daha çok psikolojik bir çözümleme sunar. rudin’in aşkı natalya’ya olan duyguları, onun kişilik çatışmasını yansıtır. rudin, natalya’yı sevmesine rağmen onunla evlenmeye cesaret edemez. turgenyev’in en az okunan ve en az beğenilen romanlarından biridir. bazı eleştirmenler, romanın kurgusunun zayıf, karakterlerin ise tek boyutlu olduğunu söylemiştir.
devamını gör...

semender

ateşte yanmadığı rivayet edilen mitolojik ve efsanevi bir hayvan, su kertenkelesi.
devamını gör...

melodram

ilkçağlarda özellikle de eski yunan'da kimi bölümlerinde müzik çalınan, yer yer şarkılarla desteklenen ancak sözleri ezgili olmayan sahne yapıtı.
devamını gör...

filoloji

filoloji, dilbilim ve edebiyatın tarihive kültürel yönlerini inceleyen bir disiplindir.
bir dilin tarihini, yapısını, kökenini, evrimini ve kullanımını incelerken, aynı zamanda o dilde yazılmış eserleri, metinleri ve edebi eserleri de analiz edip dilin ve yazılı kültürün geçmişini anlamak ve korumak için önemli bir araştırma alanıdır.
devamını gör...

teleskopla güneşe bakmak

göz arkasında bulunan keskinlik, kontrast ve bütün olarak görmeye yarayan makula alanına zarar verir ve kalıcı körlüğe kadar zarar verir, çok hassas bir noktadır ve asla şakası yoktur. işin daha kötüsü tedavisi de yoktur.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim