ben üretirdim, yazardım bir zamanlar. bir noktadan bile bazen başlayıp yüzlerce kelime canlandırırdım. konu fark etmezdi. bir kelime verilse, bitmişti benim için.
şimdi ise önüme bir metni koy anlamıyorum bile, anlayamıyorum çünkü. kafamın içi dolu olduğu için mi algılayamıyorum diyorum ama o zamanlar da çok doluydu ve zaten ben dolu olup boğulduğum için kelimeler evrenine sığınırdım. her an yazardım, her an üretirdim.
acaba sorun yoğunluk mu... iyi de ben yine o zamanlar yoğunluktan bana kalan ufacık zamanda bile yazardım, bulurdum bir şeyler. sıkıntı zaten tam olarak da bu işte. şimdi kendime ayırdığım boş zamanımda bile gelmiyor elimden, kalemimden. yazıyorum, başlıyorum bir şeye ama kelimeler, anlam, her şey benzer. çok basit ve sıradan oluyor. ben anlam bütünlüğünün içinde kaybolmak ister gibi derinlere inerek yazardım. bir oyun gibiydi benim için, huzur veren bir oyun. kelimelerle oynardım. anlama anlam katardım.
bunu yazarken bile duraklıyorum şu an. aklım başka yerlerde gibi ama böyle sanki boşlukta. boşluğun içinde yüzüyor gibiyim. aslına bakıldığında bunların hepsini uzatır da uzatırım ama yoruldum galiba yine aynı şeyleri yazmak istemiyorum sanırım çünkü aynılaşabilirim. bundan da nasıl kurtulacağımı bilmiyorum. her zamanki gibi yine bir çıkmaz ama bu benim en zorlu çıkmazım. hiçbir şey bana bu kadar derinden koymamıştı.
devamını gör...