hakan günday'ın okumadığım bir tane bile kitabı yoktur. kendisi en sevdiğim yerli yazardır. piç kitabı da tüm kitapları arasında ilk 3'üme rahatlıkla girer...
her kitabından hayvan gibi alıntı yapabilecek kadar da metinlerine hakim olduğumu düşünüyorum. ama piç kitabında öyle bir yer var ki; konuya bakış açımı gerçekten okuduğum günden beri değiştirmiş, yeni bir şekle şemale sokmuştur:
'' pahalı saatler takan insanların zamanları değerlidir. ama bir terasta yaşıyor ve saati sokaktaki yabancılardan öğreniyorsanız; zaman size sonsuzmuş gibi gelir. ve ekonomi, bilim haline gelmeden önce de var olan bir kurala göre bolluk, değersizliği getirir...''
ayrıca, kitabın piçlerinden olan hakan'a bayılıyorum. özellikle metin içerisinde 3-5 farklı yerde onun ''bir yerde okumuştum'' diyerekten girip; kendi kafasında kurduğu ve bahsettiği yarım kalmış hikayelerine hayranım... isteseydi, her birinden ayrı bir kitap çıkarabilirdi hakan abi aslında...
hatta bunu antalya kitap fuarı'nda kendisine sorma fırsatım da oldu... ''abi piç kitabındaki hakan'ın hikayeleri yarım. bunları kitaplaştırmayı düşünmedin mi hiç? beni çok etkilemişti oradaki fikirler. bu yüzden onların her birinin tamamını okumayı çok isterdim...'' diye sorduğumda bana; ''bu piçler biraz da hikayeleri yarım kaldıkları için piçler... o hikayeler eğer tamamlansaydı piç olmazlardı...'' dedi... yani hakan abi aslında kitabın doğası gereği, kitaptaki hakan'ın eliyle o hikayeleri de piç etmişti...
bayılıyorum bu adama ya...
devamını gör...