alkollü zemzem yazar profili

alkollü zemzem kapak fotoğrafı
alkollü zemzem profil fotoğrafı
rozet
karma: 2900 tanım: 170 başlık: 2 takipçi: 26

son tanımları


23 nisan ulusal egemenlik ve çocuk bayramı

bu 23 nisan bizim için çok buruk geçecek, ülkemiz adına utanç dolu geçmeli.

yarınımız, çocuklarımız eğitim yıllarını başarılarıyla tamamlayıp geleceğin doktoru, mimarı, mühendisi olmayı hak ediyorlar; zorbalanmak, dövülmek, öldürülmek onların hayatlarına asla uğramamalı.

oysa biz çocukları korumaktan aciziz. depremden koruyamıyorsun ; 7 ağustos gölcük, 23 ekim van, 6 şubat büyük felaket depremleri..

o çocukları depremden kurtulsa, bu kez kahramanmaraş olayında koruyamıyoruz.

oysa başbuğ gazi paşa ne güzel demiş!

"vatanı korumak, çocukları korumakla başlar!" - gazi mustafa kemal atatürk

o yüzden çocuklarımızı koruyabildiğimiz ve gerçekten onlara yaşanacak bir ülke bırakmalıyız! bırakmak zorundayız!

olsun, 2 story atar kutlar geçeriz. atatürk'ün izindeyiz diyen ama asla izinden gitmeyen yaşantılarımızla..

başta kahramanmaraş meleklerimiz olmak üzere; bütün dünya çocuklarının 23 nisan ulusal egemenlik ve çocuk bayramı kutlu olsun.

içinde daima bir çocuk yaşatacak olan insanların da.
devamını gör...

yazarların engellediği yazarlar

#3958709

şeref madalyası, onur nişanesi, gurur plaketidir benim için.

duygularımız karşılıklı bilesin. bilmene gerek yoktu ama sana kıyak geçeyim dedim. içimden geldi.

benim liste de epey kalabalık. sessizlikte ferahlık vardır derler. genelde cehalete ve boş legolara katlanamıyorum. pardon, egolara diyecektim.

#3958825

emin ol boş gürültü olacağına, şu ortamı yeğliyorum ben.

gereksiz samimiyetler, çok bilmişlikler, saçma fikirler ve boş egolar zerre benlik değil. öyle ortamlara reel hayatımda da asla girmediğin için kendi kabuğumda mutluluğa ve huzura müthiş alışkınım. küçük dünyalarda bulunan mutluluklar gerçekten paha biçilmez. geri kalan her şey için ise mastercard.

bu reklamı da bilmezsiniz şimdi siz. bilenler hemen ne kadar yaşlandığını görüp hüzünlenecektir.

devamını gör...

dayak ve işkencenin geri gelmesi gerekliliği

direkt "çin işkenceleri" gelmeli. bu konuyu en son konuştuğum karşı "hümanist" bir avukattı.

ben de kendisine "insan hakları, insanlara uygulanır onlar insan değil ki." dediğimde maalesef avukat arkadaş "evrensel hukuk" falan dedi.

evrensel hukuk ve medeniyet dediğiniz şey bugün filistin için ne yapıyor mesela? ses bile çıkaramıyor. ispanya gibi onurlu istisnalar var elbette.

evrensel hukuk noktasında fransa gayet saygın bir konumdadır. fransa, kendisi cezayir ülkesinde yaptığı işgal ve kanlı mevzuları artık sağır sultan bile biliyor. evrensel hukuğun saygın ülkesi fransa'sı, canım ülkem türkiye'yi olmayan bir "ermeni soykırımı" ile suçlayıp bunu tanıyabiliyor.

evrensel hukuk bile duruma göre, adamına göre işletiliyor ve punduna uyduruluyor. hukuğun üstünlüğüne ben de inanıyorum ama hukuk canı istenince, keyfiyete göre evrilebiliyor maalesef. zamanında ünlü şairimiz mehmet akif ersoy istiklal marşında çok güzel özetler bu mevzuyu.

"medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar"

elbette bu işkenceleri belli kişilerle ve belli prosedürlerle uygulayacaksın. her önüne gelene uygulanmaz, neticede şiddet dürtüsünü kontrol etmek ve asla baştaki amir, memur gibi bireylerin keyfine bırakmamak gereklidir. insanın keyfine giden her şey mutlaka yozlaşmaya mahkumdur.

işkencenin caydırıcılığı noktasında ben fazla ısrarcıyım. kalkıp keyfi adam öldüren, tecavüz eden "insan "olmaktan tamamen kendi bireysel seçilimi ve eğilimiyle çıkmayı seçiyorsa, ben ona neden "insan" muamelesi yapıyorum? yapamam kimse kusura bakmasın.

ishr.org/torture-methods-in...

bu metodlar geri gelirse ve doğru, net kurallar çereçevesinde, gerçekten hak edene uygulandığı müddetçe suç oranları inanılmaz ciddi ölçüde azalacaktır.

bu işkenceler kader mahkumlarına değil, ağır cezalara uygulanmalıdır ; tecavüz, çocuğa istismar, adam öldürme, toplu katliam girişimi, terör suçları, vatan hainliği suçları, canlı bomba, topluma kazandırılmayacak kadar çok fazla aynı suçu işlemiş kişiler

(her suça belli bir kontenjan verilir, o kontenjan aşıldığı an bu işkencelere geçilir.)

bunun için çok net kurallar uygulanmalı ve asla, asla ama asla keyfiyete en ufak bir tolerans gösterilmemelidir. çünkü bunu uygulamak kısa vadede kolay ama uzun vadede zor olacaktır gerçekçi olmak gerekirsek eğer.

sizin "uluslararası hukuk" cevaplarınızı şimdiden duyar gibiyim. bize "barbar türkler" diyen avrupa, canı isteyince bu hukuğu öyle güzel sakız gibi çiğnedi ki..

ille de hukuk diyorsak böyle yapacağız ; www.bbc.com/turkce/articles...

bu örneği daha da acımasız bir hapishane haline çevireceğiz. mahkumları suçlarına göre ağır şartlarda da çalıştıracaksın. hukuk fetişi olanlar için da böyle bir çözüm sunabiliriz.

benim favorim bu 2 modelin de uygulanması ve "hibrit" bir sisteme geçilmesidir. böylece her iki durum da birbirinden caydırıcı noktaya gelecektir. insanların zapt edilmesine faydası olacaktır.

uzun vadede çözüm elbette topluma sağlıklı bir eğitim modeli ile baştan eğitmekten geçiyor ama o durum en az 2 jenerasyon yani 15-20 yıl alacaktır ki toplum sosyolojisi sağlıklı ve net olarak düzelsin.

ilk etapta suçta caydırıcılık kısa ve orta vadede şok etkisiyle, uzun vadeli çözümlere olacak ve süreç için gerekli zamanı sağlayacaktır.

işine gelmediği her noktada tamamen keyfiyet göstererek çiğnemeye devam edecektir. kimse kusura bakmasın ben teröristi, tecavüzcüyü vergimle beslemek zorunda değilim. muhtemelen bana karşı çıkan 10 kişinin 9 tanesinden çok daha fazla vergi ödedim (halen ödemeye devam ediyorum şerefimle) ve vergimin adam gibi bir yere gitmesini istemek hakkım güzelim benim.

suçlu, gider mapusta mis gibi yatarım kafasında suç işliyor ve çoğu suç artık doğru dürüst ceza bile almıyor. 35 tane sabıkası olanlar senin gibi, benim gibi rahatça geziyor ve sen halen işkenceye karşıysan, o zaman mazoşistsin.

yarın bir gün bir mevzu başına gelince, "su testisi su yolunda kırılır" der geçersin artık.
devamını gör...

jin jiyan azadi

bu sloganı kullanan kadının kendisine saygısı yoktur! kendisine saygısı olmayana ben de saygı duymam zaten.

okul saldırısıyla zerre alakası yok bu sloganın lakin bu slogan tepeden tırnağa sıkıntılı!

biz bunu zamanında anlattık ; #3915282

o yüzden, bebek katiliyle ilişkiye seve seve girersiniz diye düşünüyorum. yoğunlaştırma evinde "yoğun ilişkiler" hesabı bilmem anlatabildim mi? bence çok güzel anlattım format kuralları çerçevesinde.

nasıl bir ilişkiye gireceğiniz size kalmış orası beni aşar. benim fırsatım olsa ona öyle işkenceler yapardım ki, öldür beni diye ayak parmaklarımı emcüklerdi.

bana faşist diyenler de faşistliğime kurban olsunlar. benim faşistliğim ve bizim faşistliğimiz olmasa, siz bu ülkede kimin çocuğu olduğunu harbiden bilemezdiniz. annenizi ve babanızı ırksal sebeplerden bilebiliyorsanız eğer faşistlik sayesinde haberiniz olsun!

vatanperver olmayan ve olamayanlar hemen faşist yaftasını ne güzel vuruyor öyle!

çünkü gazi paşam yani mustafa kemal atatürk da size göre faşist, kazım karabekir de, ismet inönü de, mareşal fevzi çakmak ve tüm silah arkadaşları da "faşist" olduğu için sen şu an bu türkiye cumhuriyeti kusmuk fikrini lazımlık yerine bu sözlüğe kusabiliyorsun.

cumhuriyet bayramında, 5 gün sonra 23 nisan'da, 19 mayıs'da ve 30 ağustos gibi hiç yüzünüz kızarmadan, zerre utanmadan bir de "canım atatürk'üm" diye paylaşımlar yaparsınız.

çünkü atatürk'ün türkçü olmadığını ancak aptalların inkar eder. türkçülüğün kurucusu ziya gökalp'i fikirlerinin babası olarak tanımlayan, soyadında bile türklük vurgusu olan, paralara bozkurt sembolü koyduran, bozkurt heykelleri diktiren, chp ambleminde bozkurt sembolü kullanan, çocuklara öz türkçe isimler verilmesi gerektiğini savunan, yazdığı geometri kitabında geometri ile alakalı terimlerin öz türkçe karşılıklarını bizzat kendisi türeten, her konuşmasında mutlaka türklüğü yücelten bir adam elbette ki sapına kadar türkçüdür.

işte tarihi şık ve nefis bir detay ;

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

siz ikinizi doğuran analar aslan doğurdu aslan! şu asaletlere bak be!

ismet paşam, yaşlanınca saçmaladın falan ama yine de asker ve ilk siyasi yıllarında bu ülkeye yaptıkların unutulmazdı paşam!

emir timur’un 1402’de kullandığı kılıçlar tam 520 yıl sonra mustafa kemâl paşa ve ismet paşa’nın belinde görülüyor.

atatürk ve ismet inönü (kılıç timurlenk'in) - emir timur'un üç kılıcını özbekistan-buhara cumhurbaşkanı osman hocaoğlu, atatürk, inönü ve izmir'e ilk girecek türk komutana hediye edilmek üzere göndermiştir.

bu olay, 1402 ankara savaşı'nın bir nevi rövanşı olarak görülmüş ve 520 yıllık bir vefa hikayesi olarak nitelendirilmiştir.

gönderilen timur'un 3. kılıcı ise izmir’i düşman işgalinden kurtaran yüzbaşı şerafettin bey’e verilmiştir.

"ben timur zamanında gelseydim, o’nun yaptığı işleri başaramazdım. o, benim zamanımda gelseydi, yaptıklarımdan daha büyüklerini yapardı."

mustafa kemal atatürk

o yüzden atatürk, bu ülkede bebek katili teröristin sloganının peşinden leş fikirlerinizi belirtin diye kurtarmadı haberiniz olsun!

biraz büyüyün, bolca tarih okuyun, bir de uslu bir çocuk olun. zemzem abiniz bir ara sizi de görür belki!

öpüyorum, cehaletinizden.

kurdu gece gece dellendiriyorsunuz anasını satayım.
devamını gör...

allah'ın dediği olur

#3956789

8. işte uğur ve mutluluk yâranı. nedir uğur ve mutluluk yâranı?
9. işte şomluk ve bunalım yâranı. nedir şomluk ve bunalım yâranı?
10. ve oluşta önde gidenler, yarışta önde gidenler...
11. işte onlardır yaklaştırılanlar.
12. nimetlerle dolu bahçelerdedirler.
13. büyük kısmı öncekilerden,
14. az bir kısmı da sonrakilerden.

vakia suresi 8-14. ayetler

anlamayana, allah burada nesilden nesile boka saracaksınız. iyi insanlar azalacak ve kötülükler daha da artacak diyor net olarak ama "göz" ile okuyunca görebiliyorsunuz bunları, başka uzuvlarla okuyunca olmaz hocam.

1. yemin olsun zamana/çağa/gündüzün iki ucuna/sabah namazına/ikindi vaktine/asrısaadet'e ki,
2. insan, gerçekten tam bir hüsran içindedir!
3. inanıp hayra ve barışa yönelik işler yapanlar, birbirlerine hakkı önerenler, birbirlerine sabrı önerenler müstesnadır.

asr suresi

insan "hüsran" içinde? allah allah. dünya'da "cennet" olacaktı hani...

"her biri için onu önünden ve arkasından izleyen gözcüler vardır ki, kendisini allah'ın emrine bağlı olarak koruyup denetlerler. gerçek şu ki allah, bir toplumun mâruz kaldığı şeyleri, onlar, birey olarak içlerindekini/birey olarak kendilerine ilişkin olanı değiştirmedikçe, değiştirmez. allah bir topluma bir perişanlık dileyince de artık onu geri çevirecek bir güç yoktur. ve onlar için allah'ın berisinden koruyucu bir dost da olamaz."

rad suresi 11. ayet

hayır yani, ateistin veyahut karşı görüşün de "zekisi" makbul hocam. her kesimin bağnazı, yobazı feci mide bulandırıyor.

tanım ; yüce yaratıcının eylemlerinin gerçekleşmesidir.

kur'an'da yer alan gerçeklerle bal gibi uyan lakin bağnazların konuyu canlarının istediği yere çektiği bir mevzu olmuştur. sorsan "en araştıran" tayfa, oturup 1 defa baştan sonra kur'an okumaktan aciz.

hayır istersen krem peynire tap bana ne! sadece kendini "cahil" görmeyenlerin bu tip teolojik ve din hakkındaki bağnazlıkları çok komik. oturup 100 sayfa kur'an okumamış bir de ajitasyon yapıyor.

bir de neye inanmıyorsanız, bari oturun da neye inanmadığınızı bilin en azından 2 gram teoloji tartışacak karşıt görüş olsun.

toplumların başına gelen olaylardan yaratıcıyı sorumluyu tutmak en güzel iş valla. aynısını şu an mevcut ülkelerin yönetimleri de yapıyor bazı ülkelerde kral, haberin olsun.

kendi kendilerine allah'ın varlığını defalarca kanıtlıyorlar haberleri yok. ah aysun kayacı ah! sen ne büyük âlimsin be kadın.

edite edit ;

herif karşı görüşe gram tahammülsüz bir bağnaz. bir de psikiyatrik tedavi falan demiş. kral teşhis de koymuş. hangi hastalığın kaçıncı evresindeyiz kral? söyle de bilelim.

sosyal çürümüşlüğün somut kanıtlarından birisin. ben sadece "allah varsa niye kötülükler engel olmuyor" argümanına, allah'ın kötülüğü direkt olarak engellemediğinin delilini sundum. sen bunu allah ve islam üzerinden yapıyorsan, ben de bunu somut ve sabit kaynağı olan kur'an'dan vereceğim elbette.

filistin olayında masumlara üzülmeyen kendine insan demesin zaten lakin bireysel reaksiyonu en fazla eleştirerek veririz. somut reaksiyonu verecek tabii bu hükümettir, bu devlettir. hoş ben devlet olarak filistin'e yardım etmem ama masumlara ederim. zira devlet boyutunda 1. dünya savaşında yediğimiz kazığı da unutmuş değilim. devlet akılla ve stratejik yönetilir, duygusallıklarla değil.

bireylerin en fazla eleştirerek tepkisini göstermekten öteye gidemeyeceği konuyu ele alış şeklin zaten tepeden tırnağa hatalı.

ilave olarak konuyu açan sensin, cevabını verince de teşhis koymuş. gerçekten bu cehalet çekilmez. bu ülkede karşı görüşle teoloji tartışmak işte bu yüzden güç. herif konuyu açıyor ve örneğiyle argümanını ajite ediyor, lakin cevap gelince bana ruh hastası diyor. abicim verecek cevabın olmayınca ad hominem yapmışsın.

burada verilen cevap, "allah varsa kötülükler neden engel olmuyor" argümanına cevap verilmiştir. bilale anlatır gibi anlatıyorum. senin anlayacağından umudum yok artık ama dışarıdan okuyan anlasın.

ayrıca başlığa senin entry'in allah'ın olmadığına dair çok amatör bir ironi denemesi hocam. sap ile samanı karıştırıyor sonra bana niye karıştırıyorsun diyor bir de.

allah bilir benim ödediğim verginin zerresini ödememiş, benim yaptığım faydalı işlerin zerresini yapmamışsındır. oyumuzun söz hakkı ise maalesef aynı. gerçekten kıymetini bilemedik be aysuncum.

önce kendi ülkendeki olaylara daha cesur sesini çıkar. maraş okul katliamına "bop" falan demiş bir de, cehalet harbiden mutluluk.

siyaset cahili, sosyoloji cahili, teoloji cahili. cahil ortak parantezinin ruh ve beden bulmuş hâlisin.

cehaletinle mutluluklar beybi.

işte sosyal çürümenin bir adımı da böyle leş cehalet kokunuzla her halta bilirkişi edasıyla fikir belirten, tartışma kültüründen aciz bireyler ortaya çıkıyor. en doğru kendisi, en iyi bilen kendisi, karşı görüş "tu kaka" onun için.
devamını gör...

15 nisan 2026 kahramanmaraş okul saldırısı

öyle bir ülke düşünün ki, makamlarda buram buram vasıfsızlık akıyor.

çocuklarını, ormanlarını, topraklarını, değerlerini, madenlerini, kadınlarını, hayvanlarını, özgür iradesini, fikirlerini koruyamayacak kadar aciz bir toplumla ve korkak milyonlar sürüsüyle donatılmış bir ülke düşünün.

çünkü bizde olanların %5'i herhangi bir avrupa ülkesinde olsa, o ülkede ne "bakan" kalır, ne "başkan" kalır, ne de "meclis" kalır.

istifa edin naraları atmaya devam edin siz. çok ederler istifa, siz de anca beklersiniz.

bu ülkede ateş düştüğü yeri yakıyor, ateş yanan yeri kül gibi yakıyor, yanan ise yandığıyla, yakan ise yaktığıyla kalıyor.

ne demiş gazi paşam "vatanı korumak, çocukları korumakla başlar" - mustafa kemal atatürk

biz daha çok şehitler vereceğiz. ayla öğretmenler, aybüke öğretmenler, ömer halisler, fethi sekinler ve daha niceleri..

çünkü ; biz 55 bin (bu bilinen) ölüme sessiz kaldık. en fazla 2 twit, 3 story atıp ertesi gün riyakârca, utanmadan, haysiyetsizce yaşamaya devam edeceğiz.

ben etmem ama siz edeceksiniz. bunu okuyan sen de edeceksin emin ol. ben etmem! çünkü ben unutmuyorum.

www.aa.com.tr/tr/dunya/sirb...

elin avrupası 15 kişini aylar sonra unutmuyor. sen 55 binlik 6 şubat depremini öyle güzel unuttun ki oysa...

linkini attığım olayda istifa edenler ;

goran vesic: inşaat, ulaşım ve altyapı bakanı

tomislav momiroviç: iç ve dış ticaret bakanı (facianın yaşandığı dönemde inşaat bakanıydı)

miloş vuçeviç: sırbistan başbakanı, haftalarca süren ve kitlesel bir hal alan protestoların ardından ocak 2025'te istifasını açıkladı ve mart 2025'te sırbistan meclisi bu istifayı kabul ederek hükümetin düşmesine yol açtı.

milan djuric: novi sad belediye başkanı da görevinden ayrılan isimler arasında yer aldı.

bu toplum, hep unutuyor ama be arkadaşım! sen unutursan, bu rezillikler ve bu sosyal çürümüşlük dörtnala artarak devam edecek!

ölenlere allah rahmet eylesin. bu utanç, hepimizin!
devamını gör...

selahattin demirtaş



isterse marvel galaksisi insan hakları mahkemesi "beraat" desin. ben ülkeyi yönetsem çin işkenceleri çekerek öldürür ve bunu 7/24 canlı yayınlardım.

birisi bana "bebek katilininin heykelini dikme" ve güzelim mezopotamya'ya olmayan ülke ismiyle hitap falan edemez kardeşim. aihm, demirtaş'a babanın hayrına "serbest bırak" demiyor. türkiye'yi karıştıracak bir figür olduğu için "tahliye et" diyor.

hukuğu herkes işine geldiği gibi kullanıyor bu dünyada. o modern dediğiniz avrupa daha 108 yıl önce bizim toprakları birbirine ısmarlıyordu gençler hatırlatayım. bana bebek katilini ama demirtaş şöyle aktivist diyeni sağ, şöyle solcu diyen savunanları sol elimle döverim.

ayrıca mezopotamya türklerindir!

tr.wikipedia.org/wiki/K%C3%...

en eski soyları "hanedanlıklardan" öteye geçememiş, hep başkalarının marabası olarak yaşamışlardır. marabalık kaderindir işte sevgili kaçak elektrikçi ve "eşşeksever" kürt kardeşlerim. "eşşekleri" pek de yakından seversiniz ayrıca, tıpkı atalarınız gibi...

tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%...

biz türkler orta asya'da bile hâlen eserler bırakan ve tarihe damga vuran nice harika kültürlere dünyaya nam salmışız, bu kaçak elektrik çekmekten başka bir şey bilmeyenlerle adımızın yan yana geçmesi dahi, türklüğe çok büyük bir küfürdür.

o yüzden, bu tip bizim vergilerimizle yaşaması, yıllarca vekil maaşı alması ve bunun partisinin hâlen maalesef mecliste olması onlara yeterince büyük bir lütuftur.

bu entryime karşı çıkan lütfen engellesin beni. zira ne masum ve bebek katiline, ne de onun sapkın düşüncelerinin modern ve güncel yüzü olan bu tipi ve de buna sempati duyanlara maalesef dünyamda yer yok.

not ; ne mutlu türküm diyene diyebilen ve bunu gururla savunan, türkiye vatandaşı olmaktan gurur duyan tüm etnik kökenleri kardeşlerimi yürekten selamlıyorum. kimsenin etnik kökeniyle ve ırkıyla asla işim yok.

benim işim ve benim derdim demirtaşa cahilce sempati duyan cahillere ve kürdistan gibi olmayan bir ülkenin ütopyasını duyan, kaçak elektrik kullanan, berdel evlilikleri yapan ve pek yakından "eşşeklerle" münasebeti olanlarladır.

zira fikir özgürlüğü adı altında iyice azıttınız artık gerçekten. anıtkabir karşısında gösteri yapacak gözümüze sokuyorsunuz bir de bunu utanmadan. ah recep ah...

atatürk yaşasaydı, onun da sizlerle derdi olurdu. bir kubilay için menemen olayını yapan eşsiz askeri deha, emin olun size bu ülkede 1 saniye bile daha fazla nefes aldırmazdı. ben yönetsem, ben de aldırmaz ve aldığınız her nefese milyonlarca defa lanet ettirir, ölmeniz için ayaklarımı öptürecek noktaya gelinceye dek kafayı yedirtirdim hepinize. dua edin bu ülkeyi ben yönetmiyorum. dua edin..

en azından tüm bu ülkenin güvenliği için doğuda şehit olan tüm şehitlerin ruhu, gazilerimizin ise gönlü daha huzurlu olurdu. bu huzuru ise ben asla hiçbir şeye değişmem.

gece gece kurdun deli damarı tuttu işte.
devamını gör...

gassal (dizi)

3. sezonunu yarıladım. son ile ilgili spoiler yedim galiba ama bakalım..

ritim konusunda ilk 2 sezona göre yine tutarlılık içeriyor. sadece şu baki az mutlu olsun. eyvallah, ölümü anlatıyoruz.

eyvallah, ölüm "kasvet" içerir, "yapayalnızlık" içerir ama ölümün olduğu yerde hayatta var. dizi bu tempoyu bazen güzel veriyor, bazen çok kısıtlıyor.

senarist muhtemelen ters köşe yapmak istiyor. bu kaygısını da anlıyorum zira işi konuşulur, tahmin edilemez ve realist bir hikaye tadında yapmak istiyor.

sadece mizah ve hayat dolu sahnelerin vurgusu daha yüksek olmalıydı sanki.

yoksa verilen mesajlar enfes ; insanların aç gözlü olmaları, ölümü yok sayarak kaçmaya çalışma mesajları, kafalarına göre antidepresan alıp acıyı ertelemeleri vesaire bunlar bölümlere güzel yedirilmiş. cenaze evi mevzusu aslında türk insanın ne kadar ciğeri beş para etmez bir toplum olduğunu tokat gibi vuran bir sekanstır.

tontişimin cenaze evinde bunu çok güzel yaşadım. ertesi gün o cenaze evinin ev sahipleri hariç, bomboş kalması da yine enfes bir detay.

muhtemelen bu akşam veyahut yarın iş sonrası bitireceğim. 4. sezona kapı aralar inşallah.

zira "ölüm" hayatın gerçeği. masumiyet müzesi gibi sanattan uzak ve bayağı bir ucubeliktense, milyon kez gassal yeğlerim. orhan pamuk yazınca da bir farkı yok ayrıca. o pamuk neticede ona da takılacak, gasilhane'de takılacak yani.
devamını gör...

yüzüne bakmaya doyamadığın cirlop gibi hatun yazar

cirlop mudur bilmem ama yüzü değil, zekası ve karakteri "cirlop" olsun.

yüz güzelliğinin gitmesi bir kazaya, bir felakete bakar. en kötü zaman acımız ve o cildi buruşturur. botoks falan ile de iyice şaftı kayar o suratın.

hoş türk kadınları pek "cirlop" değil, zira ne istediğini bilmeyen 14 yaşındaki pakizesu gibi neredeyse hepsi. önce oturup ne istediklerini bilsinler, kendilerini keşfetsinler, kendileriyle barışık olsunlar, kız çocuğu yerine önce "insan" sonrasında "kadın" olsunlar. sonrasında hayattan ne beklediklerini anlayıp bize iletsinler.

sonrasında oturup konuşuruz bir şeyleri ama yüz yerine zeka "cirlopluğu" daha mühim. abinizden size tavsiye.

not ; istisnalar elbette var ama 100 kadından 95 tanesi tam bir pakizesu, kezbansu, pelinsu. sadece isimler değişik, içerideki ergen sümüklü kız çocuğu daima baki. 45 yaş modeli de böyle, 26 yaş modeli de gram sekmiyor.
devamını gör...

murat soner

kendisi öncelikle bir "tatlı su ak partilisi" olmakla beraber, işine geldiğini işine geldiği gibi eleştiriyor.

bazı konularda haklı ama kendisini doğru ifade etmiyor, edemiyor. belki bunu bilerek de yapıyor. çünkü "ak partili" olanın gökyüzü beyazdır demesinde daima şark kurnazlığı ararım.

kadına şiddet konusunda belli haklı olduğu noktalar var. şöyle ki, mevzunun işlenmesi sorun değil. bazı olayları gerçeğe yakın işlemek istiyoruz. bunu işleyelim eyvallah ama bizim dizilerde öyle şeyler var ki, eşeğin aklına karpuz kabuğu sokturuyor. değinmeye çalıştığı nokta orası.

bir başka hak verdiğim mevzu ; çok birbirinin aynı işler. bunu da seyirci ve türk toplumu istiyor. yapımcılar ise bunu veriyor.

gelelim son videosuna ; kendisinden objektif eleştiri beklemek epey hatalı. zira yapılan içerik zaten birebir "uyarlama" dizisi. bu ülkede işler hep zaten toplumdan bakılarak yapılır. biz toplum olarak genelde ahlaksızız zaten. edebiyatçılar da bunu kaleme almış zaten yüzyıllardır.

aile sıcaklığında işi özlüyoruz da, allah aşkına oturup reyting mi vereceğiz o işlere gözünü seveyim? biz ülkecek kaos seviyoruz arkadaşım artık. kaos müptelâsı olduk.

genelde de pek objektif eleştiren birisi değil. arada gülmek için açıyorum o kadar. otorite olarak görmeyin kendisini. çünkü ;

1- bilgi ve birikim olarak maalesef yetersiz.
2- tamamen "duygusal" eleştiriler yapıyor.
3- samimi değil.
4- zaten bu konuda "bir otorite" değil.

objektif eleştiri yapsa, emin olun bu ülkede milyonlarca abonesi olmaz. bizim ülkede öyle objektif olan şeyler pek "niş bir kitlenin" ürünü olarak kalıyor. topluma oynamak gerekiyor ve bunu istisna hariç tüm influencer arkadaşlar öyle güzel yapıyor ki..

ne demiş ünlü bir büyüğümüz ; aman ali rıza bey, ağzımızın tadı kaçmasın.

bu arada kendisi ezel'i türk tarihinin en iyi dizisi ilan ettiğinden beri de, kendisine götümle gülüyorum. kıllı bir götümle gülüyorum kendisine evet. zira cehalet özgüvenine ancak götünüzle gülersiniz.
devamını gör...

ilk adımı kadın atmalı

bazı kadınlar ve bazı erkekler, yani bazı insanlar hayattan ne halt istediğini bir bilip, net, şeffaf olursa dünya çok daha güzel bir yer olacak.

bizim ülkede bu pek işlemiyor gerçi kendimden biliyorum. erkekler net gelsin deniliyor ama ben net bir herifim. daha benim netliğimde bir kadına yani karşı cinse denk gelmedim.

o yüzden bu ülkede gerek iş, gerek dostluk, gerek aşkta net ve şeffaf insan sıkıntımız var.

bu durum cinsiyetten bağımsız böyle hocam.
devamını gör...

ayak fetişizminin dine aykırı olmaması

açılın, imam zemzem geldi.

din'de cinsellik yasakları ;

1- evlenmeden sevişme.
2- anal seks yapma.
3- reglken kadınla sevişme.

yasaklar bu kadardır hocam. bunlara uyduktan sonra deep throat, facestting, facial cumshot, hemşire kıyafeti, postacı fantezisi, ayak fetişi her şey serbesttir.

cuckold ve swinger demedik, o kadar da değil. karı ve koca arasında serbest dedik. gavatlığın lüzumu yok.
devamını gör...

normal sözlük

#3923541

vizyonlu bir yazar olarak çok haklı çıktım. bu konu başka bir konu lakin ana fikrimde haklı çıktım. ben haklılıktan yorulmuyorum zira gerçekler acıdır genellikle.

içeriğe değil, ambalajlara önem verirsek işte böyle olur. kaliteden epey uzak bir yer. artık aktif olarak yazmayacağım ara ara yazar, silerim o kadar.

şizofrenik hezeyanlar mı dersin, heykırlar mı dersin, aynı yazarların whatsapp mesajlaşması gibi entryleri mi dersin, etkileşim fetişi sever 4 harfliler mi dersin, bu fetişi dillendiren ve kaliteli olalım diyenlerin dışlanması mı dersin, incel tipler mi dersin, abazanlar mı dersin, 3 favori için kankacılık mı dersin..

tüm türkiye'nin çürümüş sosyolojisinin sözlükleşmiş hâli burasıdır.

akl-ı selim 3-5 kişi var ben dahil. gerisini halı sahada top toplayıcı yapmam o derece bir ortam var. konuştuğum 2-3 insan olmasa hiç online bile olmayacağım. arada saçmalıkları okuyup gülerim en fazla.

çoğunluk maalesef ilgi için tamamen "bambaşka bir persona" takılıyor burada anonim kimliklerle. sözlüğün format zaten ruhuna el fatiha.

sahi, "iç dünyası çürümüş" bendim değil mi? bunu da epey favlamıştınız. üstelik bunu dertlerimi açtığım 2-3 arkadaşın yapmasına ayrıca üzüldüm. onlara da hakkım varsa, haram zıkkım olsun.

ünlü formula 1 pilotu bunun cevabını çok güzel veriyor benim yerime. o açıdan da keyiflendim. o kadar etkileşime, işte böyle fetiş kardeş.

www.youtube.com/shorts/nW0X...

#3931747 entrysine istinaden konu hakkında bilgi sahibi oldum. kendisinden ve diğer kadın yazarımızdan özür diliyorum. karşılıklı makul iletişim ile birçok şey çözülür.
devamını gör...

türk aile yapısının psikolojik şiddeti normalleştirmesi

#3922874

güzel bir temel sunulmuş. kendisine katkısı için teşekkür ediyor ve ilave yapmak istiyorum.

insan, orman kanunlarından ayrılması ve insana yakışır "medeni kanunlara" geçmesi için evrimleşmiştir. indirilen kutsal kitaplar ve hukuk sistemleri için yazılan "anayasalar" zaten bunun bir göstergesidir.

tümdengelim yapmış sevgili yazar yukarıda, lakin bu konuda daha çok tümevarım yapmak daha doğru olduğunu düşünüyorum. çünkü aile yapısından psikolojik şiddeti normalleştirmek, tümevarım ile daha sağlıklı değerlendirilir. temel güzel, metot konusunda yanlışlık olmuş sadece. görüşleri de haksız değil asla sevgili yazarın.

temel sorunun eğitim olduğunu düşünüyorum. önce aile içi eğitim, sonra okullarda eğitim. müfredatta üniversite öncesi "psikoloji, felsefe, sosyoloji" gibi derslere yeterli önem verilmiyor. hatta psikoloji ve sosyoloji yok. felsefe dersi de sırf konulmuş için konulmak adına var. tamamen "ezberci bir felsefe" edasında işleniyor.

sosyolojinin en temel dinamiği bireydir. bireyden aileye, aileden mahalleye, mahalleden de topluma şeklinde özetleyebiliriz bu dinamiği. temel sağlam olursa, bu toplumun çoğunluğuna da otomatik olarak zirayet eder.

herkes birbirinden ve ölüp gideceği bir dünyadan "yeterli ve yetecek olan kadar" beklenti yerine "en iyisini, en mükemmelini" bekliyor ve ona göre kendisini şartlıyor. aile içi olsun, dostluk olsun, patronunuz olsun, sevgiliniz olsun.

sonra realite ile beklentiler uyuşmayınca çarşı ve pazar karışıyor. çünkü herkes "en mükemmel" beklentisine giriyor ama "en mükemmel" çabayı göstermiyor.

bu konu saatlerimizi alır ve bu entry yetersiz kaldı biliyorum ama ana hatlarıyla böyle ifade edilebilinir.
devamını gör...

alkollü zemzem (yazar)

#3923549

engellemeden sana yine etkileşim vereyim, arkamdan sallarsın. eleştirimi epey şahsileştirmişsin.

#3923541 - #3895021

bak eleştirilerimi oku önce. benim sitemim bu. sözlüğün, amacı dışında aşırı lakça ve goygoysal, forumsla kullanımı.

#3886042

vaktinde vizyonlu davranıp başka bir arkadaşın eleştirisine yazmıştım. bu entry benden sana gelsin. hâlen konuyu uzatma derdindesin. yetişkin insan gelir yüzüme söyler bunları. nickaltıma gel 55 kez yaz. benim fikrim yine baki kalacak.

kendimi görmediğin için mesaj attı kısmına gelecek olursak, ilgili başlıktan bir kesit.

ilgilendirmez kısmına şöyle giriyorum. burası "kamusal" bir alan. kamusal alanda yaptığın her şey onu görmüş herkesi ilgilendirir. gidip özel hayatında, gidip özel sohbetlerinde yaparsan evet ilgilendirmez. o yüzden forum, pardon sözlük eleştirilerimde hep bunu diyorum. ben dahil olayım ya da olmayayım özelden yapılacak şeyleri aleni yapmayın. yapıyorsanız da "imi bi kimsiyi ilgilindirmiz" demeyin.

ben de her şey delillidir. yok öyle çamur at, izi kalsın. madem ortaya bir bomba atıyorsun. delikanlı gibi etik ve şeffaf olacak her şey.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

içinden ben olsam da tavrım aynı olurdu. sadece ince düşünülmek hoşuma gider dedin.

sen de "nereye uygun olduğunu düşünüyorsan söylersin editlerim. herkes kendine uygun olanı yazıyor."

ben de "yok hocam, ben sipariş usulü bir yere kendimi eklemem. düşünülüp eklenmek daha kıymetli.

lakin onu da ben dedikten sonra bir yere eklemenin de kıymeti yok. ince düşünce seviyorum ben. siparişi sadece yemekte ve içecekte seviyorum ya da bir ürün satın alırken." dedim.

ince düşünülmek mutlu ederdi beni. ben bu tip onlarca içerikten rahatsızım. içinde olsam yine rahatsızlığımı dile getiririm. merak etme, benim "omurgam" mevcut. fikirlerimi de bana cevap vermek için vereceğin azıcık oturup okursan, tutarlılığımı görebilirsin.

lakin eleştiriye olan tahammülsüzlüğün canlı bir örneğisin.

senin kalemin olmadığım konusunda haklısın. maalesef, aşağıdaki kalemlerle muhatap olmuyorum. arada böyle hatalar yapıyorum. seviyeme gelince, dumanla haber ver. keyfim isterse gelirim.

hemhal falan yazınca da bayağı entelektüel oluyorsun. ambalaj'a bakılıyor eleştirimi kendi kendine sırf beni eleştirmek uğruna resmen ispatlamışsın birkaç kez. bunun için de sana bir teşekkür borçluyum. teşekkür ederim bu ispatın için.

sana attığım mesajın saati ; 07:33.35 tarihinde gönderildi.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

entry giriş saati ; 15.03.2026 08:38

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

düzenleme de 08:41

2-3 cümle ilave yaptım. üstüne gelirsen, görürsün.

ilk mesajım ;

"yine dışlanmışız moruk, en az 3 konuda en az 55 entryim var lakin kaygını da anlıyorum.

etkileşim fetişi her zaman ve her yerde bakidir.

allah çarşını pazar eylesin, hayırlı forumlar olsun."

çünkü belli başlıklarda daha aktifim. liyakat esasıyla bunu dile getirdim nazikçe eleştirimi yaparken.

tüm konuşma screenshot bile atarım lakin özel mesajı ifşalamak maalesef yasak. yasak olmasa, direkt ss atardım emin ol.

benden uzak, dilediğine yakın olman dileğimle. zaten yakın olmadığın bir arnavut kaldırımları kalmış gördüğüm kadarıyla.

arkadaşa da birileri elden ele iletsin. düzenlemeyi de görseller için yaptım. açık açık yalan söylediğin ortada dursun. kankaların sana inanır yine zaten ama gerçek tektir ve nettir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

etkileşim fetişi

#3923542

tanım ; sosyal medya mecralarında etkileşim ve ilgi uğruna yapılan eylemlerin, kişinin egosunu okşaması durumudur.

ben attım güzel kardeşim. etkileşim fetişin var, evet. ben eleştirimi bireylerin gidip yüzüne yaparım. sen de "tanımadan yorum yapmanı önermem" dedin. ben de uzaktan öyle gözüküyorsun dedim.

vaktinde kıymetli entrylerin hatırına engellemedim. yetişkin insanlar gidip buraya ağlamaz. yüz yüze konuşur, tartışır ve bir sonuca bağlarlar.

buraya yazdıklarını suratıma söyleseydin, samimiyetine inanırdım. lakin buraya bunu sabah sabah girmen bile eleştirimin doğruluğunu kanıtladı. haklı çıkmaktan baba yoruldu yahu. gün içerisinde seni de engelleyeceğim merak etme. şu tavrından sonra hak ettin.

olumsuz fikirlerin varsa engellemek bir tercihtir ama aynı zamanda eleştiriye tahammülsüzlüğü gösterir. tanımadan yorum yapma diyen sevgili yazarımızın iç dünyam hakkında yaptığı yorum ve kendisiyle 180 derece çelişmesiyle beni güldürmüştür.

her cümleniz, kendinize dokunuluncaya kadar. adam dediğin, tutarlı olur. tutarsızlık görünce midem kalkıyor ki, midemi fazlasıyla kaldırdın.

biraz eleştiri gelince, hemen çirkinleşmeyin. az tahammül edin. tahammül ve hazmetme sorunlarınız varsa lütfen yoğurt yiyin, ayran için, olmadı beypazarı sodası için.

seninle drama girmeyeceğim sevgili yazar. zira dramalardan daha kıymetli işlerim ve tatil günüm var. bir de dramaya illa gireceksem de kalibremde olmalı. üzgünüm, ama bizimle değilsin.

ilgilendirmez kısmına şöyle giriyorum. burası "kamusal" bir alan. kamusal alanda yaptığın her şey onu görmüş herkesi ilgilendirir. gidip özel hayatında, gidip özel sohbetlerinde yaparsan evet ilgilendirmez. o yüzden forum, pardon sözlük eleştirilerimde hep bunu diyorum. ben dahil olayım ya da olmayayım özelden yapılacak şeyleri aleni yapmayın. yapıyorsanız da "imi bi kimsiyi ilgilindirmiz" demeyin.

etkileşimini verdim, sana dedikodu malzemesi da verdim. yüzüme söyleyemediğin şeyleri gidip arkamda salla haydi. hayatında "bol etkileşimler ve bol fetişler" dilerim.
devamını gör...

normal sözlük

içerik yerine "ambalajın" değer gördüğü kanka forumudur.

toplasak 10 yazar hariç, geri kalan için burası forum niyetinde ve forum tadında ilerliyor. gündemden ve birçok öğrenme kalıbından uzak işleyen bir forum sitesi üstelik.

etkileşim fetişleri ve kankacılık fetişlerinin "arş-ı âlâ" yaptığı bir forumdur aynı zamanda.

bilimsel çok içerik girmek istiyorum lakin hak ettiği değeri görmeyeceğin biliyorum. zaten işimden dolayı olan vaktimi de kafa boşaltmaya lakin yine de okuyan ve sessizce duran yüzlerce yazara bir şeyler katmaya çabalıyorum. başarabildiysem ne âlâ, başarmadıysam bu da benim eksikliğim bunun için de onlardan özür dilerim.

elbette geyik hiç mi dönmesin? dönsün. kimsenin eğlencesinde, kahkahasında asla gözüm yok. lakin her şeyin bu kadar kor göze parmak sokulması beni aşırı irrite ediyor.

en azından 10 entry'de atıyorsanız 2-3 tanesinde, biraz bilgi katan bir içerik olmalı bence. bunu ben orana vurduğumda çok net yaptığımı düşünüyorum birçok branşta. elbette bilgim kadarıyla. bilmediğimi de öğrenmeye çok açım. bilgi şelalesi olmayı çok istiyorum ancak o zaman buraya işsiz gibi mesai ayırmam lazım. herkes gibi benim de kendi dertlerim, sorumluluklarım buna izin vermiyor.

ayrıca okuduklarımda da bir şeyler öğrenmeyi samimiyetle çok istiyorum. bunu göremiyorum. onun yerine özel mesaj mevzuları baya baya entry adı altında giriliyor. herkes dilediğini yazmakta özgür elbet.

benim düşüncem sözlüklerin elbette güzel arkadaşlıklar, güzel dostluk, belki bir sevgili ve bize içerik anlamında da az ya da çok mutlaka bir şeyler katmasıdır.

lakin özelden ulaşanlarla seve seve bunu yaparım elden geldikçe. (troll ya da kankacı olmadığım için bana mesaj atan asla olmaz)

müzikler paylaşmaya, anılar paylaşmaya, siyaset, gündem, ilişkiler, futbol, bilimum sporlar ve hayata dair şeyler daha çok olmalı

özel mesaj tadında nickaltılar, dramalar, kaliteli insanları bu forumdan iyice soğutacak fetişler özel mesaj kutusuna aittir. engelle engelle bitmiyorsunuz üstelik. her neyse, herkese iyi pazarlar ve iyi forumlar diliyorum.

günün yalakalığını görmek için ailecek sabırsızlıkla beklemedeyiz. malum, dolapta pekmez yala yala bitmez.

lakin sizin pekmez ne bereketliyse, yalaya yalaya bitmedi. nerenin pekmezsiyse söyleyin alayım birkaç kilo ben de. kahvaltıda ailecek falan yeriz yani. güzel olur.

şikayet ve eleştirime karşı elbette bireysel bir gayret gösteriyorum lakin yenemiyorum. bir süre sonra da buralarda olacağımı sanmıyorum eğer fikrim değişmezse...

bunun de sizin umurunuzda olacağını yine hiç zannetmiyorum.

bu entry belirli kişiler gördükten sonra tamamen şahsımın keyfine göre imha olacaktır. belki de olmayacaktır.

hepsi, parmaktan sonra...
devamını gör...

kadınların evliliğe ihtiyacım yok tribi

#3922264

benim gayet umurumda ve abaza değilim, onlarca kadınla seviştim. incel hiç değilim.

sen sevişmedin diye ben öyle değilim ve biz öyle değiliz. bu kafayla da bakır ölürsün zaten sen.

çünkü bir toplum yalnızlaştırılarak parçalanır bu yüzden vatanperver ve sosyoloji ile ilgilenen birisi olarak umurumda birincisi, ikincisi ise ben hayatıma güçlü bir kadını almak istiyorum. benim gücüme daha da güç katsın diye. çünkü güçlü kadının olduğu bir toplumda, toplumca daha iyi konumda oluruz. ilave olarak güçlü kadın beni de geliştirir, motive eder, hayatıma daha da renk katar ve beni daha da güçlü bir adam olmaya dürtüsel olarak iter.

siz kadının gücünden rahatsız olmayı bırakın ve onlara destek olun.

milletin evlenip evlenmemesine de fazla anlamlar yüklemeyin. kendi hayatınıza odaklanın, milleti salın geçin.
devamını gör...

13 mart 2026 fatih karagümrük fenerbahçe maçı

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

ondan sonra galatasaray kollanıyor falan filan.

tarihin en kötü juventusu, en kötü liverpoolu, en kötü atletico madridi ile oynuyorsunuz. çok ballı kura çektiniz falan filan.

2-0 oldu bu arada. devre arası hakem odası basma bahisi varsa, böbreğinizi satıp basın. zengin olursunuz.

şunu anlayın. galatasaray ile uğraşanın çocuğu olmaz. olursa da o çocuk akraba evliliği olur. o çocuktan da bir halt olmaz!

elacım, canın acıdı mı? pardon. bu başka bir mevzuydu. anlayana ehehe.

ayrıca bu penaltı verilse %100 kırmızı kart zira kaleci ile karşı karşıya.

x.com/siyahalpacino/status/...
devamını gör...

sizi neden işe alalım sorusu

#3921206

"ben size niye gireyim?" şeklinde seksi, ironili ve hafif argo göndermeli soruyla kontra yapabiliriz.
devamını gör...
devamı...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim