bazen sanırım kendini zorlamak gerekiyor. dozajını sen bileceksin. hani baktın sapıtıyorsun hemen kesivereceksin. sonra iki rahatlama, oh iki nefes al ver. bir süredir buraya yazmıyorum. bu bir iç dökme yazısı olsun.
adaptasyon kabiliyetini eğer kullanmazsan bir süre sonra köreliyor.
sonra bir de ne öğrendim....
sandığımdan daha deliyim, deliliğimi uzaktan izlemek ise hiç eğlenceli değil. bu tepeden bakan üçüncü, dördüncü, beşinci ya da birinci ben olmasa şimdiye çoktan kapalı kapılar ardında tırnaklarımı kemiriyor olurdum.
bunun hiç eğlenceli ya da keyif verici bir tarafı yok ve kendimi de değiştiremiyorum bu konuda.
gecenin dördü şimdi, şatellites dinliyorum. son derece gereksiz bir eylem ama artık eylemleri gerekli gereksiz diye sınıflandırmamam gereken zamanları tespit edebiliyorum ki bu değerli.
konuya gelecek olursak.
sürekli götünde ayı bağırıyormuş gibi yaşamaya o kadar alışmışız ki normal ilerlediği zaman bir şeyler şaşırıyoruz.
birazcık olsun bir şeylerin keyfini çıkarabilmeniz umuduyla....
kendi kendine konuşurken birden iç sesin, yapacağız edeceğiz diye höykürmeye başlaması durumu.
arkadaş iç sesten siyasi parti mi olur? ayrıca farkındalık dediğin böyle bir şey olmamalı.
neyse, biramdan bir yudum alıyorum.
yaptığım eylem.
bir belediye işletmek kolay mı lan? çok zorlandım başta tabi. başka paralel evrenlerden yardım aldım. iyi de yaptım. tıkırında ilerliyor her şey. mahalleler sakin, ilçeler huzurlu. il mi? uçuyor ayol bildiğin.
normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz.
Daha detaylı bilgi için çerez ve
gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.
online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.