sözlükte erkek düşmanlığı diye bir şey yok. sadece küresel yahudi medeniyetinin saçtığı zararlı tohumlardan ötürü, beyni iğdiş edilmiş, hakikat ile yanlışı ayırt edemeyen bir kısım zevat mevcut. idrak yolları kapandığı için, gerçeklerin ters yüz edildiği zihin dünyalarına aykırı, ancak tabiatın ve tanrı'nın kanunlarının tam istikametindeki şeylerin söylenmesine tahammül edemiyorlar. erkek düşmanlığı filan yapmayı beceremezler. dört başı mamur bir ideoloji üretemezler. ideoloji için fikir gerekir. bunlarda o yok.
bu başlığın muhatabı sözlükte ne yazık ki sayısı hiç de az olmayan zenparelerdir, abazanlardır. her yazdığıyla, kendisine neden ve hangi hikmetle verildiği belirsiz radyo mikrofonundaki saçmalamaları ve isterik kahkahalarıyla problemli bir tip olduğu belli coup de grace'ın etrafına kümelenmiş, belki verir ümidini taşıyan abazanlar, bu işi bu noktaya getirdi.
bir kadın düşün ki 40 yaşına gelmiş ve çökük suratını dolgu iğneleriyle düzeltmeye çalışırken, normal sözlük denen mecrada karma puanı toplayıp, çark çevirerek günlerini geçiriyor. yazdıklarının mala davara faydası bile yoktu. muhtemelen vaktinin büyük kısmını da dm'de geçiriyordu. ona benzer başka ilgi arsızı kadınlar da vardı ama yine de bazıları içerisinde düşünce kırıntısı taşıyan yahut tematik bazı şeyler karalamıştı. üstelik bu müfteri coup de grace'ın etrafında onlarca yardakçı kadın mevcuttu. düşünebiliyor musunuz kadın öylesine umutsuz bir vaka ki topu toplu 60 kişinin gelip gittiği bu playforma 3-4 erkekle beraber olmuş. neydi bu ? menopoza girmeden önceki son bir arzu patlaması mı ? yoksa kendisinin arzulanan bir kadın olduğuna kendini mi inandırmak istemişti ? oysa ki erkeklerin damacanaya hallendiği, 60 yaşını geçniş emmilerin bile 2007'li kızlara instagramda alev topu fırlattığı bir ülkede, şu mekanda bir kaç gencoyu tedrisattan geçirmiş olman, seni cazibeli bir kadın değil, olsa olsa başka bir şey yapıyor.
tüm bunlardan hala ders çıkarmayıp, hafta sonu sözlüğe uğrayıp resim atan eski bir kadın yazarın yeni mahlası altına yazılanlar beni hepten ümitsizliğe itti. daha şu orta yaşlı kadının attığı iftira neticesinde sözlüğün karpuz gibi bölünüp kan kaybetmesi size ders olmadı mı ? gerçekten tek amaç, bir dişinin sizi yüzlerce sırtlanın arasından seçip cinsellik sunması mı ? kendilerini bir değer sanmaları için, bu ilkesiz tavrı kendinize yakıştırıyor musunuz ?
sözlüğün feminist, komünist ve pkklı süpürge uçuran cadılarının inandığı hukuka göre kadının beyanı esastır. dolayısıyla adamın tutuklanmasını talep edeceklerdir. tabi gerçek ortaya çıkınca serbest kalacaktır. ancak o aşamaya gelene kadar adamın çevredeki diğer dam bitlerince kadına yaltaklanmak amaçlı darp edilmesi, şeref ve haysiyetinin iki paralık edilmesi ve varsa sosyal ortamında dışlanmasından kaynaklanan maddi ve manevi kayıpların telafisi olmayacaktır. ama olsun kadının beyanı esastır. hatta bayanın da kadın olanı esaslıdır.
2026 dünya kupası'na en büyük favori olarak gelen ispanya karşısında kalesinde gole izin vermeyen ve bir anda dünya çapında bir spor kahramanına dönüşen yeşil burun adaları kalecisi josimar dias (vozinha)'nın instagram takipçisi bir buçuk milyona çıkmıştı.
fakirin kanı doyunca şeyi kalkarmış hikmetli sözünün sırrı mucibinde selden kütük kapmak isteyen 40 yaşındaki amatör kaleci, evvel emirde 2000'den fazla kadını instagramdan takibe almış. yakında yiyemediklerini telafi edeceğini düşündüğüm emektar kalecimize pazar ola diyorum. bu kupanın en karlı adamı kendisi olabilir.
zina yaptığını delillerle ispatladığınız kadına da tedbir nafakası bağlanır. çünkü boşanana kadar (dava en az 5 sene sürer) ödenir be kadının talebi halinde miktar ara kararlarla artar, tedbir nafakasında kusur şartı yoktur.
(bkz: idiocracy) filmi evreninde sıradan halkın günlük sürekli giydiği pabuç budur. yönetmen bile çekerken, hangi manyak bunu dışarıda giyer diye sormuş ? anlayacağınız idiocracy'nin içinde yaşıyoruz.
sürekli zina edenlerin, duygusal olarak bağlanma sorunu yaşamalarından ötürü, şeytanın gıdıklamalarını başka bir adla tesmiye ettikleri sonradan uydurulmuş kavram. bir insanla meşru sınırlar içinde bir araya gelmek, cinselliği de aşan, duygusal, psikolojik, ictimai bir takım vasıflara sahip olup, sorumluluk yüklenmeyi gerektirir. kadınların bundan bahsetmesi ise sürekli değişik erkeklerle yatıp kalkmalarından ötürü, vücutlarında kan ve hücrelerine zerk olunmuş erkek hücrelerinin, onların davranışlarını da erkeğe çevirmesinden ötürüdür. ayrıca bakınız.
abd'nin almanya'nın fulda şehrindeki üssünde 1993 senesinde gerçekleşen ve katilin ismiyle anılan bir cinayettir. uzman çavuş rütbesiyle görev yapan stephen schap, karısını hamile bırakan ve aynı üstte görev yapmak olan başçavuş gregory glover'ı öldürmüştür. olayın gerçekleşme şekli ve sonrası amerikan ordusu'nda o dönem ve sonraki yıllarda vazife yapan personel arasında efsaneye dönüşmüş, hukuk birimlerince incelenmiştir.
uzun süredir birlikte olduğu kadının hamile olduğunu ve çocuğu doğurmak üzere olduğunu öğrenen çavuş schap evvelden vazoktomi yaptırdığı için bebeğin kendisinden olmadığını anlar. karısı isim vermese de schap'tan ayrılmak istediğini söyler. daha önce de bir takım kuşkuları bulunan adamımız, bir araştırma neticesinde şüphelerini başçavuş glover'ın üzerinde yoğunlaştırır. nitekim glover'ı telefon kulübesinde karısıyla konuşurken yakalar. o esnada kendisini 15 veya daha fazla sayıda bıçaklar. olaya bir çok askeri personel şahit olsa da korku ve dehşetten dolayı kimse bir şey yapamaz. glover'ın başını da gövdesinden ayıran schap, doğruca karısının olduğu hastaneye gider ve kesik başı eşinin yanına koyar. onu kesik başa bakmaya zorlarken bir yandan da '' artık hep senin yanında uyuyacak'' der.
schap yakalandıktan sonra askeri mahkemece yargılandı. olayın oluş şekli ve sonrası bunun planlı bir cinayet olduğunu gösterdiği için mahkeme çavuş schap'ı 45 yıl hapis cezasına çarptırdı. olay askeri hukuk derslerinde işlendi. şu an schap'ın ne olduğuna dair bir bilgi yok. bazı kaynaklar 2017'de tahliye edildiğini söylese de ortada somut bir bilgi mevcut değil.
titanic sıradan sinema izleyicisi için, görkemli figürasyon ve görsel efektlerle kotarılmış, umut vaad eden oyunculukları içeren, çok masraflı ama yapılan harcamanın karşılığını fazlasıyla veren bir ''aşk filmi''.
ancak doğada cinsiyetler arası kanunun işleyişine uyanmış erkekler için çok açık mesajlar içeriyor. gerçek bir erkek, biraz da sinema kültürüne hakimse, burada anlatılanın bir aşk hikayesi olmadığını anlar.
filmde kate winslet'in canlandırdığı rose aşık değildi, sadece oyun oynayan sıkılmış bir genç kızdı. zengin ve yakışıklı bir nişanlısı vardı ama hepi topu 48 saatlik bir eğlence için bu adamı, çulsuz biriyle aldattı. çulsuz gencin özelliği tam bir mavi haplı olması, buna mukabil rose'da arzu ve heyecan uyandırmasıydı. bir kral kızının sarayın üzerine yamalı çaput giyerek, muhafızları atlatması ve dışarıdaki köylü çocuklarıyla çamurda oyunlar oynaması gibiydi. kısa ve eğlenceli bir oyun. sebep sadece can sıkıntısıydı.
sıkıntı kadınları tehlikeli yapar ve onlar küçük eğlenceleri sadakate tercih eder. jack'i heyecan için kullandı. nişanlısını ise güvenlik için. sonunda mavi haplı jack, hayallerinde bile göremeyeceği bu prenses sendromlu kız için öldü. rose ise aldattığı adamın soyadıyla bir ömür, şatafat içinde yaşadı. ağlaması, sızlanması ve o genci sitayişle anması sadece ve sadece yediği o yemeğe doyamamasındandı. hatta biz bu psikolojiyi kenan doğulu'nun hala karısı olan kişinin instagramında 20 yaşında ölen sevgilisiyle paylaştığı fotoğrafta da görmüştük. ünlü olmadan önce beraber olduğu, şişmanca bir genç adam. hastalık yahut kaza yüzünden o genci kaybetmiş ama kocasına nispet yapmak için nekrofil bir biçimde, yıl dönümü ? bahanesiyle adamı kullanıyor. oysa ki ünlü olduğu anda hatta belki daha önce onu terk edecekti.
hollywood aptallara masal satar ama sattığı masalın içerisindeki gerçeği yakalamanız da önemlidir.
galiba tüm dizinin ana fikri ilk bölümün açılış sahnesinde gizli. epilogu başa koymuşlar. insanın olduğu yerde kötülük var. insan, zekasını, emeğini, dehasını kötülüğe sarf eden, bencil bir canlı. iyi sistem veya kötü sistem diye bir şey yok. insanların ahlaki olarak çürüdüğü her yerde, hakim ideoloji de o insanların yozlaşmışlığına göre şekil alıyor. idealizm ise komik bir söz. yapabileceğimiz tek şey, tamamen kanalizasyon pisliğine batmış devasa bir binadan birkaç kova b.ku dışarı atmak. bu b.k çukurunda öyle ya da böyle yaşamak zorundayız.
her bölümü sindirerek, yavaş yavaş, bölümden bölüme hızla atlanmadan izlenmeli. mesela baltimore değil. beyrut'ta, tahran'da, guadalajara'da veya yozgat'ta da yaşıyor olsan, sistemin iyi ve dürüst insan olmayı imkansızlaştırdığı bilindik umutsuzluğun kokusunu içine çekeceksin.
sabah saatlerinde oynanan avustralya-türkiye maçında kendisini gösteren realite. bu gerçeğe hiperbolik bir şekilde değinmek için açtığım bir başlık da vardı.
normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz.
Daha detaylı bilgi için çerez ve
gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.
online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.