archie bunker yazar profili

archie bunker kapak fotoğrafı
archie bunker profil fotoğrafı
rozet
karma: 23955 tanım: 3319 başlık: 578 takipçi: 19
Bin cihana değişmem, şu öksüz Türklüğümü...

son tanımları


amedspor

kadın futbol takımı beşiktaş kadın takımını dörtlemiş. istanbul'un göbeğinde her türlü imkanla yaşayıp, amedspor'dan 4 yemeyi nasıl başardılar acaba ? yoksa bahoz erdal kadın kılığına mı girip oynadı ? belki sabahat tuncel kadın kılığına gitmiştir.
devamını gör...

hangi yazar gözünde nasıl canlanıyor sorusu

(bkz: gerektiğinde muhalif)

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

nick vermeden bir yazara seslen

aranızda birisi var. ondan bebek yapmak istiyorum.
devamını gör...

sözlük yazarlarının fotoğrafları

yine yollardayız.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

dün dündür bugün bugündür

hikayesi şudur : 1973'te cevdet sunay'dan boşalan cumhurbaşkanlığı seçimine askeri muhtıranın gölgesi düşmüştü. o dönem cumhurbaşkanını meclis seçiyordu ve askerler orgeneral faik türün'ün cumhurbaşkanı seçilmesini istiyorlardı. böylece 1971 muhtırası tüm amaçlarına ulaşmış olacak, faik türün devletin zirvesinde muhtıra ilkelerinin bekçisi olarak, askerin istediği bir isim hüviyetinde oturacaktı. asker de kışlasına dönecekti.

ancak evdeki hesap çarşıya uymadı. askerin tüm tehditlerine rağmen ne demirel'in adalet partisi ne de ecevit'in chp'si faik türün'e yeşil ışık yakmadılar ve kendi adaylarını gösterdiler. türün cumhurbaşkanı seçilemedi ve ordu da bu işi bir kan davasına dönüştürmemeye karar verdi.

bu meyanda ordu zirvesi ile başbakan demirel ve ecevit arasında gizli görüşmeler trafiği başladı. ordu adına görüşmeleri genelkurmay başkanı semih sancar yürütüyordu. süleyman demirel, orduyla yeni aday hakkında müzakere ediyor musunuz sorusuna ''hayır'' cevabını vermişti. ertesi gün gazeteciler, aynı soruyu sancar'a sorunca '' tabi ki her iki parti lideriyle de görüşüyorum'' diyerek demirel'i açığa düşürmüştü. bunun üzerine gazeteciler tekrar demirel'e dün bize böyle demiştiniz ama genelkurmay başkanı aksini söylüyor diye sorunca, demirel de o meşhur cevabını vermiştir. olayın özü budur.
devamını gör...

12 mart muhtırası

ardından kurulan dışarıdan destekli ( demirel'in adalet partisi ve inönü'nün chp'si istemeyerek de olsa ) nihat erim hükümetinin ilk iki icraati, amerika'nın yıllardır demirel'i sıkıştırıp ikna edemediği haşhaş ekiminin sınırlandırılması kanununun geçmesiyle, genelkurmay başkanı'nın protokoldeki yerinin yükseltilmesiydi. muhtıra tamamen süleyman demirel'e yönelik verilmişti.

öncesinde 9 mart cuntası kendiliğinden dağılmış ve ülke ulusalcı-sol bir türk baas modeli cunta badiresinden kurtulup, amerikan destekli kemalist sağ bir cuntanın eline geçmişti. onlar da işi nihat erim yönetimindeki teknokrat hükümete devrettiler. darbeyi yapan ekipte ulusalcı sola yakın bazı isimleri gören dev-genç ve sosyalistler önce muhtırayı alkışlamışlarsa da darbe bir süre sonra kafalarına inecekti. ismet paşa yönetiminde chp ise önce muhtırayı sessizlikle karşılamış, sonrasında desteklemişti. parti genel sekreteri ecevit ise bu muhtıranın kendi yönetimindeki ortanın solu hareketine karşı olduğu gerekçesiyle genel sekreterlikten istifa edecekti.

muhtıranın kaybedenleri

: 1) devrimci hareket. deniz gezmiş ve arkadaşları idam edildi. mahir çayan ve arkadaşları efraim elrom'u kaçırdıktan sonra yakalandılar ve operasyonla ölü ele geçirildiler. kızıldere'de de sinan cemgil ve arkadaşları katledildi.. tüm devrimci önderler 14 ay içerisinde okul sıralarından önce şehir varoşlarına, oradan dağlara, oradan da darağaçlarına sürüklendiler.

2) askerler: 2 senede her şeyi yüzlerine gözlerine bulaştırdılar. nihat erim'in halk desteği yoktu. teknokrat bakanlar ülkeyi tanımıyordu. ekonomide de çuvalladılar. 10 ay sonra demirel'in kapısına düştüler.

3) ismet paşa: yine selden kütük kapmak istemiş ama bu sefer sefası adnan menderes sonrası kadar bile sürmemişti. 1972'de 89 yaşında, chp kurultayı'nda bülent ecevit'e liderliği kaybetmiş, bir sene sonra da ölmüştür.

kazananlar : 1) süleyman demirel: 10 aylık ustalıkla düşünülmüş satranç hamleleriyle ibreyi kendi lehine çevirdi. askerler onsuz ülkeyi yönetemeyeceklerini anladılar. karşılıklı tavizlerle, parlamento kapatılmadan demokrasiye kör topal da olsa devam edildi. verdiği tavizlerin başında devrimci gençlik liderlerinin asılması için evet oyu vermek vardı.

2) bülent ecevit : muhtırayı kendisine karşı yapılmış kabul etti. rüzgarı arkasına aldı ve delegelerin nabzını tutmak için anadolu'yu karış karış dolaştı. 1 sene sonra düzenlenen kurultayda inönü'yü emekli edecekti.
devamını gör...

çetin çeki

12 mart muhtırası'nı trt radyo'sunda okuyan nöbetçi spiker kendisidir.
devamını gör...

spartacus (film)

peter ustinov yer aldığı bu film için, o dönemde çekilmiş benzerleri arasında içinde isa olmayan ama saf inanç o tek eserdi der. ben-hur, pompeii'nin son günleri, quo vadis, barabas gibi altın çağa ait dini-tarihi filmlerin tamamında isa güçlü bir şekilde vurgulanır ama hz isa'dan 100 sene önce yaşamış bu egzantrik kölenin hayatını anlatan film saf inancın filmidir. efendilerinin çocuklarını eğitmek için yetiştirilmiş bir köle olan sevgilisi, cahil ama öğrenmeye meraklı spartacus'un dünyayla ilgili sorularını o günkü inançlar ve bilgiler ışığında cevaplandırmaktadır. kadın her doğa olayı için tanrıların ayrı ayrı olduğunu söyler. spartacus şöyle cevap verir: ''kölelerin de bir tanrısı olduğuna inanıyorum. '' bundan daha saf bir inanç olabilir mi ? kölelerin tanrısı'ndan büyüğü ve ona denk bir tanrı yoktur.
devamını gör...

özgür demirtaş

katıra baban kim diye sormuşlar. ''dayım at '' demiş.

x.com/raskolibov/status/203...
devamını gör...

seks

(bkz: ak sevişgen)
devamını gör...

giacomo matteotti

italya'da benito mussolini'ye karşı erken dönem muhalefet eden isimlerden sosyalist parti milletvekili, hukukçu. çok erken yaşlarında itibaren ılımlı sosyalist kanat içerisinde mücadeleye atılmıştır. 1921'de roma'ya yapılan büyük faşist yürüyüş neticesinde kral vittorio emmanuelle 3'ün iç savaş çıkması korkusuyla hükümeti kurma görevini verdiği mussolini, siyasal boşluklardan da yararlanarak kara gömlekliler adı verilen milis güçleriyle demokratik hayatı terörize etmeye başladı. kısmi ekonomik iyileşmeler ve nispeten geçici tavizleri içeren politikası sayesinde ilk seçimde yüzde 65 oy alan mussolini ve faşist partisi, tamamen tek parti ve tek adam yönetimi istiyordu. bu faşist idare arzusuna parlamentoda en sert direnci gösterenlerden birisi de giacomo matteotti idi.

30 mayıs 1824'te parlamentoda tarihe geçen bir konuşma yapan matteotti, mussolini ve faşist parti'yi açıkça suçladı. bu konuşmada matteotti faşist parti'nin seçimlere hile karıştırdığını ve sürekli muhaliflere yönelik şiddet uyguladığını ifade etti. konuşma az sayıdaki muhalif milletvekillerince coşkuyla alkışlandı. konuşmadan sonra matteotti'nin '' ben söyleyeceğimi söyledim. artık cenaze nutkumu hazırlayabilirsiniz '' dediği rivayet edilir. nitekim 10 gün sonra mussolini'nin kara gömleklilerince kaçırılır ve işkencelerden sonra katledilir.

cinayetinde mussolini'nin direkt emri olup olmadığı tartışılsa da 1925 yılı itibariyle faşist idare, yasalarla ikame edilir ve bu cinayet mussolini'nin tartışılmaz liderliğinde bir dönüm noktası olarak tarihçilerce söylenir. 2. dünya savaşı'ndan sonra matteotti bir demokrasi azizi olarak onurlandırılmıştır.
devamını gör...

rüyada sadettin saran ve mustafa sarıgül'ü aynı anda görmek

tinto brass filmlerine benzer bir aksiyonun yaşanacağının alameti olabilir. bir tanesi hepimize yeterken, iki tanesi evlerden ıraktır. sulakyurt ballısı ile erzincan tulum peynirin gücü bir araya gelince, değişik patlamalar yaşanabilir. olayın şahidi olmak bir yana, nesnesi olmak çok can yakabilir.
devamını gör...

sözlük yazarlarının gençlik fotoğrafı

sonra diyorlar ki dayı hem böyle kültürlü hem de nasıl paçoz lisanlı olabiliyorsun ? ekibe baksana caucasian olan bir ben varım. soldan ikinci de altay'ın tribün saykolarındandı.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

gözünde büyüttüğün yazarın küçülmesi


"ben mi buna değer vermişim, ben mi bunun derdiyle dertlenmişim.


n'oluyo lan burada ?
devamını gör...

domenico tedesco

bu adamın kovulmasına fenerbahçe'nin şampiyon olamamasından daha fazla üzülürüm. gerçekten iyi niyetli, çalışkan bir teknik adam ve bilgisi de gayet yerinde. jupp derwall bile bu ülkede üçüncü senesinde, o da ali uras'ın enteresan lobi faaliyetleri sonunda şampiyon olabildi. sonrasını da tarih yazdı. sadettin saran hocayı kovarak, aynı rutinin tekrarlanacağı bir tuzağa düşmemeli. yerlilerin alayı, fenerbahçe üzerinden güç devşirmeye çalışan, futbolcu eskileri. yabancı gelse, takımı ve ligi tanıyana kadar zaman geçecek. tedesco ile devam edilmeli. başkan transferde hata yaptığını kabul etmeli. takım yine sakaryalılar çetesine, rıdvan'ın kimseye faydası olmayan önerilerine kalmamalı.
devamını gör...

robert brasillach

1930'ların tamamında kayda değer bir edebiyatçı ve film eleştirmeni olarak bilinirken, komünizm korkusu ve yahudi karşıtlığı sebebiyle, nazilerin fransa'yı işgaline destek vermiş aşırı sağcı fransız düşünür. je suis partout isimli aşırı sağcı dergide hitler ve nazilerin uygulamalarını hararetle desteklemiş, nazilerin fransa'daki uygulamaları konusunda ateşli yazılar yazmıştı.savaş müttefiklerin galibiyetiyle sonuçlanınca artık ödeşme vaktiydi.brasillach, bir zamanlar nazi yanlısı kukla vichy hükümetinde de görevli olan hakim tarafından ama aslında de gaulle'ün isteğiyle idama mahkum edildiğinde sadece 39 yaşındaydı. robespierre ile ters düştüğü için giyotine gönderilen (bkz: andrea chenier) 'in son sözleri, brasillach'ın durumuyla da uygunluk gösterir. ,
'' oysa ki bu kafanın içinde daha çok şeyler vardı. ''
ayrıca (bkz: fransız nazileri)
devamını gör...

ölüm (yazar)

kendisiyle bir iletişimim olmadı ama bence sözlüğün en güzel mahlasına sahip.
devamını gör...

olgun ve iyi insanlar toplumda görünmez midir

twitter'da zaman zaman önüme bazı hikayeler düşüyor. bir kısmı muhafazakar olduğunu düşündüğüm hesaplara ait. bu tür internet hikayelerinin genelde etkileşim kazanmaya matuf atıldığını düşünsem de bir kısmı düşündürücü oluyor. sonuçta masallar yahut fabl türü de gerçekten uzak olayları insanları bazı ahlaki temellere uyandırmak amacıyla uydurulmuştur.

resimsiz bir kadın kullanıcı hesabı, ağabeyinden bahsediyor. bu ağabey 25 yaşlarında, hayatında instagram, whatsap, tik tok ve x hesaplarını kullanmamış, boş zamanların sadece kuran okuyan ve tek merakı futbol oynamak ve izlemek olan bir gençmiş. ağabeyinin mutluluğu ve iyi bir eşi hak ettiğini söylüyor. bizler çok fazla şey görmüş ve geçirmiş kişiler olarak bu tür insanların aslında var olmadığını, sözü edilen kişinin de hayal mahsulu olduğunu düşünebiliriz. erkeği kadını pek çok insan hesapçı ve çıkarcıdır deriz. herkes dikkat çekmek, sosyal medyada görünür olmak ve etkileşim kazanmak ister diye düşünürüz. internetin getirdiği sanal sapmalar ve bozuluşlardan nasibini almayan yoktur deriz. aslında kanaatlerimiz tecrübelerimizin toplamından oluşan bir hasıladır ama o tecrübeyi de aynı ortamı paylaştığımız kişilerden ediniriz. belki bir yerlerde gerçekten dejenerelikten ve çağın hastalıklarından olan dikkat çekme ve ukalaca fikir beyan etme hastalığından kendisi korumuş birileri vardır. görünmez oldukları için varlıklarından haberdar değilizdir. görmememiz var olmadıkları anlamına gelmiyor.

bayramı yanında geçireceğim yakınlarımla fotoğraf çektirmemin ve o resmi insagramda yahut whatsap durumumda paylaşmamın kime ne faydası olabilir ? birilerine biz buradayız ve mutluyuz mesajını vermek mi ? tanıdığım birkaç değerli insandan hiç birisi ailesine dair özel anlarını bir platformda paylaşmıyor. bu, hasisçe bir korunma duygusundan mı yoksa mutluluğun kendisinin zaten sevenlerle beraber olduğunun şuurunda olmanın getirdiği doğal davranış kalıbından mıdır ? belki de iyiler güzel zamanların sadece tadını çıkarıyor. esas lezzet de bu anı paylaşmak değil sadece yaşamakta.

keza aynı iyi ve olgun insanlar, yas ve üzüntülerini de herhangi bir aracıya meze etmeden yaşıyorlar. almanca'da bizde tek kelimeyle ifade edilemeyen (bkz: fremdschämen) diye bir fiil var. anlamı ''başkası adına utanmak''. almanlarda toplumsal normlar o kadar sıkı ki uygunsuz söz ve davranışlarda bulunanların davranışları, cemiyetin standart ahlak kalıplarına uygun kişilerce utançla karşılanıyor. lümpenliğin tabandan gelen dip bir dalgayla neredeyse en üstü katmana kadar sirayet ettiği günümüz türkiye'si ve dünyasında, galiba paçozluktan uzak kalabilenler, olgunlar ve iyiler, adeta görünmezdirler. belki ahlakı ahlakına uymayanlarla aynı toprakları paylaşmanın elemi içindeler. sadece terk ediş saatlerini dolduruyorlar.
devamını gör...

mahir çayan

deniz'den daha tehlikeliydi. zira tam bir sosyopattı. deniz gibiler devrim olsa da kendi iç kavgalarında yeni düzence elimine edilirler. çünkü vandallarla eski düzeni yıkarsınız ama yeni medeniyet kuruluşunda onlara yer yoktur. mahir çayan'ın ise kendi gibiler hatta kendi hariç kişilere karşı hissettiği tek şey nefretti. sosyopatiye varan soğuk nefretini gün zileli de sohbetlerinde çokça anlatmıştır. tezlerinin çok önemi yok. çünkü 22 yaşındaki bir düşünen gencin ülkeye dair kavrayışlarını, o günkü türkiye ekonomisi ve sosyolojisi üzerinden okuyup, devrime giden yolu formüle etmesidir.

türkiye'nin şansı veya mahir gibilerin şanssızlığı, halkın düzen değişikliği yahut devrim gibi bir talebinin olmamasıydı. olsa bile türkiye'nin sağlam devlet geleneği ve çelikten askeri yapısı sebebiyle sosyalizme giden en akılcı yol, ordu içinden bir cunta çıkmasıydı ki mümtaz soysal, ilhan selçuk gibiler bu yolu zorlamışlardır. ancak sosyalist düzende enteresan bir hükümet komiseri olabilirdi. düşünüyorum ekinleri az yağmur sebebinden ötürü yeterli mahsul vermemiş bir köylünün mahir çayan'ın karşı devrimcilik suçlamasıyla idama gönderildiği sahne hiç de kafamda alışılmadık durmuyor.
devamını gör...

antonio salieri

peter schaffer'in tiyatro eserinde iddia edilen ve amadeus'ta da işlenen mozart'ı öldürdüğü yahut ölümüne sebep olduğu iddiası, daha kendisi yaşarken ortaya çıkan bir söylentiymiş. kendimi iyi bir klasik müzik dinleyicisi olarak görmeme rağmen aklımda kalan tek bir bestesi olmadığı gibi, klasik müzik çalan istasyonlarda veya büyük konser programlarında da fazla yer aldığını görmedim. bana hep ergüder yoldaş'ı anımsatır. muazzam bir müzik bilgisi ama ortaya çıkan eserler tırt.
devamını gör...
devamı...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim