banucabirhayat yazar profili

banucabirhayat kapak fotoğrafı
banucabirhayat profil fotoğrafı
rozet
kafa izninde
karma: 29239 tanım: 1198 başlık: 40 apolet: 4 takipçi: 221
Sevgi özgürleştirir...

son tanımları | başucu eserleri


normal sözlük yazarlarının karalama defteri

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bülent ortaçgil - benimle oynar mısın? şarkısı eşliğinde yazılmıştır..

hikayeni bilmiyorum, hikayemi bilmiyorsun..
yine de oynar mısın benimle?
.....
banu biraz dili döndüğü şekliyle anlatsın..

bir satürn döngüsüyle beraber olaylar iyice içinden çıkılmayacak bir hale doğru ilerliyordu. baştan beri kendini yaşamın bir çok alanında ortaya koyan jüpiter desteği, neşesi ve kıvraklığı artık satürn'ün sınırlarına çarpıyor, plütonun ağır ve ezici dünyasına onu itikliyordu..

buralarda bir yerlerde banu kayboldu..

zaman zaman yıktı zaman zaman yıkıldı, zaman zaman ağladı zaman zaman ağlattı, yalnız kaldı, yalnız bıraktı, yalnız kalmamak için çok fazla kendinden ödün verdi, çok fazla alan ihlali yaptı..

ay, yükselen, kad balıktı..

sistemli ve saman altından su yürüttü (sandı)..

mars akrepti ve neyse ki plütosu da akrepti. onu kalbinden uzaklaştıran, hırsları, egosu, ve şartlanmışlıklarıyla hareket ettiren o marsının blokajlarına, plütosu defalarca ve defalarca çelme taktı.

hop..

en yeniden yıkıldı.

ve en yeniden ayağa kalktı...

bazen kalkamadı..
bazen yerlerde uzun uzun debelendi..
karanlıkla, karanlığıyla cebelleşti..

derken ara ara hanesine çiçekler kondu, ışıltılar, ışık hüzmeleri evine misafir oldu..

aydınlıkla karanlığın içiçe geçmiş olduğu ve hepsinin çok normal olduğu hatırlatıldı..

arada unuttu..

sonra yine hatırlatıldı.

sonra bir daha unutturuldu.

her karanlığa gark edildiğinde her unutturulduğunda daha büyük bir aydınlık ve hatırlayışla yeniden en yeniden ona yolu ışıklandırıldı..

her şeyin kendinden kendine karşılık bulduğu..

banuyu ona dışarıda sandığı banularla içeriden anlatıldığı fark ettirildi..

kendini kendine kendiyle anlatıldığı bir hikayenin içinde olduğu..

ve eklendi.. 'karar kararabildiğin kadar çünkü kararmanın son noktası aydınlığa açılmanın başlangıcıdır' #sühreverdi

banu hep karartıldı..

banu hep aydınlatıldı..

bir tohumun toprak aktında beklemesi ve ilk kıvılcım gibi..

ve evet...

banu oynamaya hep devam ettirildi.

oyun arkadaşları ve araçları şeklen değişse de, oyunu kuran banu'yu yarı yolda hiç bırakmadı.

ona oyunu yeniden ve yeniden hatırlattı.

farklı sanılanın birliğiyle hikâyesi ona anlatıldı.

ve anlatılmaya devam ettiriliyor..

yani bir gün ipin ucu karardığında ne yapacaksın?

oynayacaksın...

şimdi en yeniden,
sevgi ve farkındalıkla;

"benimle oynar mısın?"
devamını gör...

normal sözlük yazarlarının karalama defteri

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

sezen aksu - gidemem eşliğinde yazılmış bir yol arkadaşına ithaf edilmiştir..

acıdan geçmeyen her şey biraz eksiktir..

eğrisi doğrusu tartışılır. bugün böyle düşünüyorum ve bazı hislerimde bu durumu destekliyor.

bu yol çiçeklerle kelebeklerle döşenmiş olarak açılmadı bana. belki başka yollarda mümkündü. bilemiyorum.. benim realiteme böyle yansıdı. he bu demek değil hiç çiçek koklamadık, hiç kelebek seyretmedik.. çok şükür o da nasip oldu.
lakin acı, karanlık, gölge.. dediklerimiz de hiç eksik olmadı. hatta baskılayıp görmezden geldikçe üstüne çiçekler boca etmeye renklerle kamufle etmeye çalıştıkça çok daha belirgin oldu.. sıktı, içine çekti ve burnumun ucuna kadar karanlıktayken 'ama gözlerim ışığı görüyor hala' dıyerek kendimi oyunlarla oyaladığım anlar yaşandı.. normaldi..

gel gelelim bugün, şimdi, şuan.. acılara, karanlıklara, kayıplara seyre daldım..
kendime acımadan, kendime yüklenmeden ya da bir başkasını suçlamadan..

dönem dönem dramatikleştiğim ve acıların içinde kaybolduğumu sanarken egolarımla o acıları kontrolde tutmaya çalıştığımda gösterildi bana. ama evet o da normaldi..
bazen mesele sadece acı olmuyor çünkü.. o acıyı yaşayan benliği oradan kurtarmak, o benliği bu acıyla görünür kılmak, o acıdan beni çıkartacak bir kurtarıcı beklentisine girmek, acı yaşıyorum sanıp acıtmak.. hepsi normal..

kendime yakınlaştıkça kendimden uzaklaştığım bu süreçte.. 'en çok kayıplarım canımı yaktı' dedim. biraz daha dikkatli bakınca aslında asıl onlara kalbimi mühürlediğim, onlardan korktuğum, onlardan kaçtığım, onları ve dahi kendi kayıp parçalarımı görmezden geldiğim fark ettirildi.. hatta kaybetmekten korktuğum için kaybı yaşamadan o hisse o insana kalbimi mühürlediğim.. normaldi bu da normaldi.. bu yolda her şey normaldi..

bu kavramların bir çoğunun anlamı köksel bir değişimin arifesinde.. bana göre her şey anlamdı ve bu yol bana anlamları da anlamsızlaştırdı.. nötrleştirdi yani. hiçbir şeyin anlamı yok demeye çalışmıyorum. her şey hatta çok daha anlamlı ama benim algıladığım, filitrelediğim, kodladığım gibi değil.. buralara sonra girelim..

anlaşılmak uğruna anlayamadığım sevilmek uğruna sevemediğim ve dahi görülmek uğruna göremediğim çok kıymetli yol arkadaşım.. seni tanımak güzel, keyifli ve anlamlıydı..
yollarımız ayrıldı mı bilemem, ayrılık nedir onu dahi bilemem.. buraya sende bulduğum parçam için bir acı bırakıyorum. biraz sevinç, seni tanımanın ya da karşılaşmanın vermiş olduğu umudu ve azıcık hüzün.. ve sende beni ilk vuran anlaşılmış olmanın verdiği tamlığı, aynı dili konuşuyoruzun şaşkınlığını ve yanında hissettiğim dinginliği kendi içimde bulmaya niyet ediyorum. mutlu ve umutlu ol.. seni seviyorum..

sevgi ve farkındalıkla..

not: bazen gidiyor gibi davranıp kendi etrafımda dönerim. bu da çok normal.. *
devamını gör...

normal sözlük yazarlarının karalama defteri

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

nil karaibrahimgil - hikayenin peşini bırakma şarkısı eşliğinde..


ben dünden gelmiyorum..
bugünüm, şimdiyim, şuanım.. an'ım..
...
bazen bunu unutuyoruz.. kabul..
olanlar, olmayanlar, olmuyor gibi olanlar, tam olacak gibi olup son anda olmayanlar..
..ya da aslında olmuş ama olduğunu çeşitli kaygılarla fark edemediklerimiz.. filtreler, kodlar, korkular, şartlanmışlıklar, karmalar..
'ben'i yine düne bir şekilde bağlıyor.. (ben her ben deyişte.. )
lakin bununda bir sebebi var.. (hatırla!)

bazı roller bazı haller bazı bir şeyler..
hop bugünde yeniden sahne alıyor..
roller dağılıyor. yeni oyuncularda gelmiş aman hoş gelmiş. eski oyuncular yeni sahnelere güncellemeler sebebiyle yetişememiş falan filan..

eski yeni kadro bir araya gelip son durum kontrolleri yapılıyor. bakalım bu döngüde ne kadar yol alınmış ne kadarı içselleştirilmiş ne kadarı dışarıda bırakılmış..
kabul edilmeyen haller, anlaşılmayan roller, dışlanan benlikler tespit edilip en yeniden şahane bir drama ortaya çıkarılıyor... (hehe en sevdiğim)

işte döngülerin içleri boşalıyor, oralara yüklenen anlamlar anlamsızlaştırılıyor, aşırılıklar ve azlıklar dengeleniyor, yok sayılanlar oyuna dahil ediliyor falanlar..

efendim dışarıda hiçbir şey bırakılmıyor, arkada kimse unutulmuyor. sahneler oynanıyor. gölgeler çarpışıyor. aynılıklar seviştiriliyor, aynalıklar savaştırılıyor.. farklar farksızlaştırılıyor..
sahneler bitiyor. kuliste tüm oyuncular öpüşüp koklaşıp kendi odalarına dağılıyor.

derken queen sesleniyor..
ah o nasıl hoş bir sedadır. yüreğim pırpır..
fark ettin mi?
herkes haklı, her şey normal ve mümkün..
sen bilmiyorsun. hatırla, idrak et..
sev ve devam et..

not: tüm kraliçe ve krallara ithafen yazılmıştır. kendi penceremden kollektife..

sevgi ve farkındalıkla..
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim