banucabirhayat yazar profili

banucabirhayat kapak fotoğrafı
banucabirhayat profil fotoğrafı
rozet
karma: 29093 tanım: 1191 başlık: 40 apolet: 4 takipçi: 219
Sevgi özgürleştirir...

son tanımları | başucu eserleri


normal sözlük yazarlarının karalama defteri

her gün ve en yeniden kendini seçmek..
ya da seçememek..
hepsi normal..
.........
bir şeyler olmak ya da yapmak zorunda değiliz.
bazen sadece dinlenir ya da karanlığımızla kucaklaşırız..
bazen kucaklaşamaz savaşırız..
bu da normal..
....
performansa dayalı, hep üreten ve kazanan (neye göre kime göre) olmak zorunda değiliz. bazen sadece bekleriz. dışarıda hiçbir şey olmuyorken içeride dağlar devriliyor, okyanuslar taşıyor, alevler tüm bir semti içine alıyordur kim bilir?
....
taşan okyanus alevleri söndürüyor, hiç fark edilmeden tane tane inşa edilmiş gemi seni alıyor dağların dağılan heybetinde hemhal olmuş bir ovaya rota oluşturuyor, sana çok daha uygun bir yaşam alanı kurulmuş ve bu zaman zaman dingin zaman zaman dalgalı ruh haliyle oraya taşınıyorsundur kim bilir?
.....
hikayenin tamamını bazen olduğun yerden göremezsin. sebepleri ve sonuçları ayırt edemez. hatta bazen bir sebebe haddinden fazla takıldığını hisseder, bu konuyla ilgili sen kendine yüklenirken dışarıda bir şeylerin geciktiğini sanarken içerideki dünyada bir şeylerin güzelleştiğini ve sana en uygun frekansa getirildiğini seçemezsin.. lakin bu da normal..
.......
hayır iyimser değilim.
sadece okyanusumla, alevlerimle, dağımın esrarengiz halleriyle çoktan tanıştım. gemim bana görünür oldu. davete icabet ettirildim. içimi dışıma çıkaran o yolculuğa katıldım. sisler gözümü kör gemideki diğerlerinin feryatları kulaklarımı sağır etti. gemiden atlatılıp dalgalarla defalarca boğuşturuldum. esrarengiz bir ışık hüzmesi tekrar ve tekrar bana elini uzatıp gemiye dahil olmamda bana yardım etti. kuduruktum yine durmadım. geminin kaptanlığına soyundum. çeşit çeşit varlıkların olduğu gemiyi bir buzul dağında paramparça ettim. bir çoğu yiyip gitti. dağıldım en yeniden kayboldum. ve evet bu da normaldi.
....
bir ses duyar gibi oldum sessizliğin içinden. yüzyıllardır boğuştuğumu sandığım okyanus duruldu. sisler tatlı bir esintiyle görünenin çok ötesine dağıldı. içimde ayaklarına bak sesi duyuldu. ayaklarım yere basıyordu. suyun tatlı telaşı beni kıyıya öteledi. dağılan sisin manzarasında evim belirdi.
......
tüm bu hikayedeki renklerin, gelenlerin ve gidenlerin, beni boğanların ve kurtaranların, seslerin ve sessizliğin, bekleyişlerin, belirsizliğin, savaştıklarımın ve seviştiklerimin ben olduğu bildirildi. hem ben hem değil. hem var hem yok. hem bir hem bütün. yaratımın farklı kıvılcımlarının aynı alevi oluşturduğu anlatıldı. farklı damlaların aynı okyanusu.. farklı zerrelerin aynı dağı.. o geminin o okyanusla hiç boğuşmadığı, o alevlerin söndürülmeye hiç ihtiyaç duyulmadığı, o dağların hiç yıkılmadığı.. bir yaprağın bile kıpırdamadığı.. tüm alemin rüyasını zaten evimin içinde gördüğüm sadece unuttuğum bildirildi..
sevgi ve farkındalıkla..
devamını gör...

normal sözlük yazarlarının karalama defteri

ilk yaran neydi? o yarayı almadan önce kimdin?
nerede var olamadın? nerede var olabilmek için kendinden vaz geçtin? ben olmakla biz olmak arasında kaldığında kim oldun? biz olabilmek için ben olmaktan vazgeçmen gerektiğini ilk nerede öğrendin? nerede yapıştın o role?

ben olamayan, öz olamayan, özden uzaklaşan... biz olabilmek için beni baskılayan... biz olmak için hep vermek zorunda kalan..
ya da ben olabilmek için dünyayla savaşan?
benliğini korumak için özden çıkan.. hep tetikte hep atakta.. hep almak hep büyümek arzusuyla yanan... ben olabilmen ben kalabilmen için savaşman gerektiğini ilk nerede öğrendin? varlığını devam ettirmen için bu role nerelerde tutunuyorsun?

ben olmaya cesaret etmek ne demek bunu bir düşün? ben olmanın neşesini kucaklayabilmek ya da? çabalamadan var olmak.. var olmak için bir şeyler yapmak ancak o zaman değerli olacağına inanmak. hiç değilse onay aramak... biz olabilmek için bir kalıba girmek. biz olamazsam eksik olurum eksik görünürüm korkusuyla ben olamadığın ilişkilere tutunmak. biz olmak için çabalamak gerektiğini sanan banu ilk nerede çıktı ortaya? ya da ben kalabilmek için hep savunmada kalmak ya da feth etmek, almak, yıkmak,dağıtmak.. gerektiğini ilk nerede kattın bilincine?

çok derin ve içsel konular.

bugün bunların herhangi birinin içinden geçiyorsanız öze çağrılıyorsunuz demektir. artık miş gibi yapamıyor ve yapamayacaksınız demektir. bu bir devrimin başlangıcı.. içsel bir devrim..
hoş geldin..
sevgi ve farkındalıkla..
devamını gör...

anın fotoğrafı

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
.... soylu niketas, benim hayatımın sorunu, gördüğüm şey ile görmek istediğim şeyi karıştırmış olmam... #umbertoeco #baudolino

ezberde bir insanın genel sorunu mudur sence bu?
sorun? (tartışılır)
lakin şudur ki bir çok insan gerçekten görmüyor, duymuyor ve konuşmuyor dur.. kendi içsel filitrelerinin yansımalarına karşılık veriyor. tek başına squash oynuyor ve doğru yere atamadığı için duvarı suçluyordur. ya da doğru vuramadığı doğru hamle yapamadığı.. için kendini..
kendinden kendine yaptığı bu maçı içsel tutunmuşluklarla yorumluyor ve tekrar ve tekrar anlamlaştırıyordur. (anlam?)

bazı gerçeklerin sadece kendi gerçeğimiz, kendi evrenimizin filitresel kuralları olduğunu kabul ettiğimiz noktada belki başka evrenlerin varlığını ve mükemmelliğini görebiliriz..

bütünsel bir görüş, duyuş ve konuşma belki o zaman daha mümkün olur..

ve bir konuya daha değinilmesi gerekirse. bau bu söyleminde ve karışıklığında; görülme, duyulma, kabul görme ve onay alma arzusu barındırıyordu. günün sonunda bunların hepsi olmuştu. fakat o tüm bu elde ettiklerinin içinde kaybolmuştu. artık ne kendinin ne de gerçekten isteklerinin ruhunun yansıması olduğundan emin değildi. ruhunun sesi diğerlerinin sesinin yanında cılız kalmıştı. ve elde ettiklerinin elinden gitmemesi için o cılız sesi tamamen kısmaya ve hikayelerinde kaybolmaya mahkumdu..
kaybolmuştu..

..........

herkes haklı..
her şey normal ve mümkün..
ben bilmiyorum. lütfen bana öğret.. hatırlat..
beni, realitemi değiştir..
içsel filitrelerimi (egolarımı) çöz..
bir'i bana hatırlat..

dualiteden birliğe..

sevgi ve farkındalıkla..
devamını gör...

normal sözlük yazarlarının karalama defteri

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bir süredir bir kalemle yazıyorum yazılarımı o anki şartlar öyleydi ve ulaşabildiğim ihtiyacımı giderecek o kalem vardı ve onu seçtim. dün kalem yazmayı bıraktı (bana vaktinden çok erken gibi geldi fakat uyum sağladım) ve ben de yeni bir tane aldım elime. onu seçtim evet evet (uzandım ve aldım) biraz yazdıktan sonra şaşkınlıkla kafamı kaldırıp ne kadar yumuşak, akışkan, rahat diyi verdim.

o an bir sürü cümle geçti aklımdan. yahu ben bilmem kaç haftadır niye diğerine katlandım. ikisini kıyasladım, karşılaştırdım. yani bir sürü cümle.. seçimlerimi sorguladım falan filan... yazsam roman olur. (olmadı)

sonra biraz düşündüm ikisini de seçerken (!) çokta benim bir dahlim yoktu gibi bir ihtiyaç vardı ve o ihtiyaca karşılık bir şekilde hayatıma girdiler. o neden oldu bu neden oldu ondan aldığım verim bana hissettirdiği yumuşaklık bilmem neler hiç birinde ne benim ne de onların iradeleri yoktu.. bir şekilde hayatıma dahil oldu devam edecekleri yere kadar devam ettiler ve ayrıldılar.. süreçte yaşadığım duygular, gelenler gidenler, uyum sağlama tarafı, hayal kırıklığı, evet şimdi doğrusunu buldum hissi, hakettiğim buydu algısı falan filan doldur işte.. hepsi benim bir şekilde sürece dahil ettiklerim. hah sana bir sır vereyim onları bile ben dahil etmedim onlarda kendiliğinden geldi. ımm, hmm ,tüh be, vayy, yok artık nidalarıyla sezinledim sadece.. onu da benim yaptığım tartışılır. (sezinlemek)

evet konu şuan kalem fakat bazen de başka bir şeyler..
sevgi ve farkındalıkla..
devamını gör...

normal sözlük yazarlarının karalama defteri

yüzyıllardır devam eden bir düğüme yeni bir açıdan baktım bugün. içinde, içimde ne çok duygu birikmiş. ne çok baskılanmış ne çok baskılamışım..

bazen yaşamamışta bir film izlemiş ve o filmin hatırda bıraktığı izleri anımsıyor gibi hissediyorum.

bir gün sanki bin yıllık bir hayat yaşamış kadar yorgunum demiştim bir eğitim grubunda. şimdi bakınca da yaşayan ben değilde izleyen benmişim gibi geliyor.

çok fazla hikaye var.. hepsine yeni bir bilinçle bakmak kendimle (o an onları yaşamış benle) arama mesafe koyuyor gibi.. belki de daha çok yazmalı, idrak için araya daha derin bir mesafe koymalı..
sevgi ve farkındalıkla..
devamını gör...

tarikat farzları

satürn, uranüs yay kişisi olmanın benzersizliğiyle (dengesizliği, arayışı, tatmin olamayışı oku sen burayı güzel kardeşim.) bir dönem girip baktığım tarikatlar oldu.

itaat çok önemli. ağanın b.ku pardon lafı üzerine laf söylenmiyor.
islami inançların onun çizdiği yaşam şeklinin dışında kendilerine has inançları ve yönlendirmeleri oluyor. ee her yiğidin yoğurt yeme şekli meselesi malumunuz. burayı açma parantez.

neyse yine aynı yay kişiliğinin özgürüm la ben dürtüklemesiyle çok uyum sağlayamadığım ortamlar. zaten istenmedim. bu bize uygun değil demişler. ayıp kardeşim.

uçlarda yaşıyorsun bu hayatı. dengeye mi gelsen artık banucum? *
devamını gör...

şu an dinlenen şarkıdan bir cümle

şuan dinlemiyorum lakin bir süredir kafamda çalıyor.
'cahildim dünyanın rengine kandım.. '
içeride biri sürekli bunu söylüyor. hayrolsun.
devamını gör...

kahve falı uygulamaları

işsiz sıfatını aldığım ilk yıllar bulaştığım kervan. bir tanıdık zaten sağa sola fal bakıyordu. sonra uygulamadan bakmaya başladı. çevremde bir iki kişi daha başladı. kimsenin falla fulla işi yok. hep makara kukara. acaba mı dedim?

bir kaç ay oralarda söylendim durdum. zati muhterem uygulama sorumlusu kalemin sağlam bu işi yapabilirsin dedi. ekledi biz zaten kimseye gelecekten konuşmuyoruz. ümit vermiyoruz. falan filan.

hey gidi günler. benimde burnumu sokmadığım iş yokmuş arkadaş. öhüm yüzde 30 indirimim var. *
devamını gör...

boşa gittiğine en çok üzülünen şeyler

37 yılım..
bu ara bir kaç gündür yaşamım boşa gitmiş gibi hissediyorum.
....
sakin
....
uzun zamandır bilinç çalışıyorum.
bknz. 'bilinç terapisi'
neyse efem işte o kadar dürtükledik ki oraları dönem dönem varlığını bile bilmediğim duygular hortluyor. dün gece çok yüksek oktavdan aldım. hele hele...
yıllarca duygulardan korkup onlardan kaçan yok sayan ve hatta 'korku krallığına yan çar' olmuş bir insan olarak. korku, öfke, kin, nefret gibim duygular dışında ki duyguları yok saymışım. kardeşim hazır sayabiliyorsun ha bunları yok say. evet evet zaten onlarıda yok sayıyordum. duygulardan köşe bucak kaçarken ismi lazım değil çete yakaladı önce. sonra gösterim devam ede durdu. bazen la böyle bir duygu mu varmış şaşkınlığına soksalarda beni 'girince alışıyorsun'..
neyse konu buraya nereden geldi.
hee 37 yıl, evet evet..

üzerimde yaşamım boşa gitti üzgünlüğü var işte. bir zahmet biri alırsa? *
devamını gör...

yazarların tasarruf yöntemleri

'bir daha mı geleceğiz dünyaya amannnn' şeklinde nidam.
geliyorsun diyorlar. *
devamını gör...

isminde s harfi olanların çok yakışıklı olması

isminde 's' harfi olan tanıdığım yok.
zaten sanırım kompleksli insanım çok yakışıklı gördüğümde göz teması bile kurmuyorum.
bundan sonra isminde 's' harfi olanlarla da göz teması kurmayacağım.
konu benim için kapandı.
devamını gör...

iyi geceler sözlük

sabaha karşı iyi geceler sözlük..
belki de günaydın.
......
artık kim ne istiyorsa onu alsın hanesine.
kiminin uykusu iyi, kiminin uyanıklığı..
benim arada kalışlarım meşhur.
devamını gör...

mony tontana (yazar)

aynı duygu ve düşünceleri bir aralık paylaşmış olduğumuz yazar.

insan bazen duygularda bazen düşüncelerde bazen bir deniz kenarında bazen de sözlükte buluşuyor ne ilginç?

desteğe iadei ziyaret yapmaya gelen sayın ben yine buralarda boş yapıyorum, evet.

neyse efenim sebebi ziyaretimiz malumunuz teşekkür etmeye bir çayınızı içmeye geldik. teşekkürlerimizi sunduk çayımızı hüplettik.
sevgiler..
devamını gör...

paranoyak deli

insanın karamsar hallerine, belki beyhude dertlerine bakıp çiçeklendiğini fark edip ona umut aşılayan yazar..

teşekkür ederim efenim. çiçeklerim çoğaldı teşrifinizle. *
devamını gör...

normal sözlük yazarlarının ruh halleri

gerçekten herkesin bir ruhu var mı? yoksa basma kalıp, ezber kodlarla mı devam ediyoruz hayata?
ruhuyla gerçekten bağı olan bir insan mı yoksa kodlarla bezenmiş bir insansı mıyım?

hani çiçeklerim hani renklerim hani hayallerim yaşama ve insanlığa dair?

peki ya sevgim? gerçek bir bilinçle sevebiliyor muyum seni? şartlanmışlıklar, korkular, 'yahu böyle olması gerekiyor işte'lerin dışında dingin bir kabullenişle sevebiliyor muyum kendimi? korkular ya da kalıplar olmadan var olabiliyor muyum insanlıkta bir insan.. ya da insan kodlarıma mı feda ediyorum bizi..

hırslarım, acılarım, korkularım, biliyorum sandıklarım çıkarsa benden o zaman mı bağ kurarım ruhumla yoksa hepsinin birliğini ve mükemmelliğini kabul ettiğimde mi ayılırım ruhuma?

ruhumun değilde benim hallerim 'bir' olduğunda ve gördüğüm her halin 'ben' olduğumu anladığımda mı var olurum yoksa bu hallerimin ilizyon benim de sadece bir rüya olduğumu idrak ettiğimde mi yok olurum?

bilmiyorum...
devamını gör...

normal sözlük yazarlarının karalama defteri

'ilişkiler yumağı matrixim' dağıldı sözlük. nasıl dağılmasın ki?
kendimi bilmeden hemde hiç tanımadan kurduğum ilişkiler mekanizmam, kendimi hiç hiç ve hiç bilmemeye başlayınca gümledi.

evet, eskiden kendimi bilmiyordum. sonra bir gün kendimi bilmeye talip oldum ipin ucu kaçtı. ne ben kaldı ortada ne de benim ilmek ilmek işlediğim yaşam ağım.
hadi ben ara ara kendime yabancı gelirdim de şimdi tüm dünya bir olmuş yabana bulanmış gibi.

ne o ses tanıdık, ne o bakış, ne kelimeler, ne gülüşmeler... tümden yabancı oldu tüm bilinenler.. ne bir doğru kaldı geride ne bir yanlış.. ne bir ben ne bir sen...

şimdi ben bile bana yabancı. ben bile bana ıssız. ne sesim ne sözüm ne de anlamım kaldı... hangi arayışın kayboluşu bu?
devamını gör...

sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

bir yere kadar hayatına girdiğim insanların 'yedek kişisi' olmuş olmamı anlayabiliyorum. ama işte bir yere kadar. (anlasamda kalp kırılıyor. kırdıklarına say. sana ne be.)
mesela 'gözden çıkarılabilecekler listesi' olsa ilk 3teyim kesin..
ve işin ilginç tarafı son ana kadar ben hep derin bağlarımız olduğunu falan sanıyorum. güzellemeler yapıyor. 'yok ya öyle yapmak istememiştir' lerin arkasına sığınıyorum. kendim yazıp kendim oynuyor kendim çalıp kendim göbek atıyorum.
sonra bir gün buz gibi çarpıyor yüzüme gerçekler. kendi kendime hayal aleminde kurduğum ve sarsılmaz sandığım ilişkilerim benim hayal ürünümden öteye olmadığını bir şekilde anlıyorum. (aferin bana)
evet kendime acıyorum şuan.
tüm bunlara sebep olan kendime?
sahi tüm bunlara sebep 'sevilmeye duyduğum arzu mu?' 'ne yaparsam yapayım asla sevilmeyeceğime olan inancım mı?'
ortaya karışık gibi. azıcık şundan birazcık bundan hopp karıştır, gönder.
çok sağlam papuç değilim bende. karmam almış başını gitmiş. kullanayım bari hah. (komik değil!)
insan ilişkileri konusunda pek iyi değilim sanırım. iletişim falan hak getire..
derin travmaların hazin sonu 'yalnızlık'.. hemde en koyusundan.
bu gece de böyle olsun. havasından suyundan biraz karamsar çok az duygusal çokça karanlığım..
öptüm canım yanaklarımdan. *
devamını gör...

anın fotoğrafı

denize nazır umutlarım var benim...
biraz kalp kırıklıklarım, biraz hüznüm, biraz da öfkem...
ama olsun sen gel biz yine umutlarımı büyütelim. sevgiyle...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

günaydın sözlük

bu sabah güne kendi salahı,kurtuluşu için başka bir varlığı kurban etme durumunu sorgulayarak başladım. (yoğun yargı içerir.)
bir süre bu durumun ağırlığı çöktü üzerime.

sonra tabak tabak yediğim etler, köfteler geldi hatırıma. kendi zevkim için bir başka canlının yok oluşuna ses çıkarmayan 'ben'in diğer durumu sorgulama ve yargılama hakkı olup olmadığını düşündüm.

başka hiç bir varlığa zarar vermeden, kendi benliğim ya da zevklerim uğruna onu, onları canından etmeden hatta belki ruhen, psikolojik açıdan hırpalamadan (tüm canlılar için) bir yaşam mümkün mü?

sadece kendimi, kendi yaşam bütünlüğümü düşündüğüm bir yaşam kurgulamış olmam bu sabah bana biraz ağır geldi.

yine de günaydın sözlük!
devamını gör...

yanlış söylenen şarkı sözleri

'dışarda deli dalgar, kirpi duvarları yalar'
bir grubun solistinin şarkıyı okuma şekliydi. bir kaç dakika orjinali aklıma gelmedi. gruptaki arkadaşıma solist bilerek mi böyle okuyor dedim. bilmem dedi. sonra sorduk doğrusu böyle sanıyormuş. insanlık hali tabi ama artık bazen bende böyle okuyorum.
devamını gör...
devamı...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim