hiç unutmam lisede aşırı gıcık bir türk dili edebiyatı hocası dersimize girmeye başlamıştı. herif konuştuğumuzu beğenmediği için dinlemiyordu bile bizi, göz teması zaten kurmuyor bi de masasından hiç kalkmıyordu. neyse o gün "sıfat filler" konusunu işleyecekmiş. zaten durur durur alakasız konulardan bahsederdi. hiç şaşırmadık. millet de hep dershaneye falan gittiği için sıfat fiilin ne olduğunu biliyor. hoca da bizim bildiğimizi bildiği için direkt örnek cümleler söyleyin dedi. sınıftakiler kasıyor da kasıyor içerisinde 3-4 tane sıfat fiil olan en az iki bağlaçla birleştirilmiş cümleler kuruyor. herif hiçbirini beğenmedi. bakın ilk defa o gün masasından kalktı. oturuşu da böyle yayılmış şekilde. hani ergenler oturur ya böyle ayaklarını uzatarak..pergelleri açıp. neyse... kalktı ve tahtaya kendi cümlesini yüksek sesle söyleyerek yazdı:
- koşan adam öldü.
sonra dedi ki:
- evet, bu güzel bir cümle oldu.
herkes birbirine bakıyor. tüm sınıf şaşkın. ama herkes farklı bir şeye şaşkın. kimi adamın konuşmuş olmasına kimi masadan kalmış olmasına kimi de "sıfat filler" konusu işlenirken ve herkes çatır çatır örnekler döktürürken hocanın iyi olduğunu düşünüp tahtaya yazdığı cümleye.
allah belamı versin hocayı şimdi anladım. belki de onunda böyle bir derdi vardı. belkide her gün derse gelmeden önce saatlerce yürüyüş/koşu yapıyordu ve herif işe geldiğinde de full oturuyordu. belki de yorgundu..
acaba bu benim hocamı ya
allah rahmet eylesin.
devamını gör...