siyaset miyaset artık bunları kafaya takmayı bıraktım.
fanusumda mutlu olduğumu fark ettikten sonra artık vız geliyor tırıs gidiyor.
eski entrylerime bakanlar görecektir ya da bana eskilerden göz aşinalığı olanlar bilir, sert yorumlar da yaptığım olmuştur.
üzüldük, yıprandık, kendimizi paraladık. fakat ne oldu? ha olacağına hala inanıyorum. inancım da tam. fakat bir şeyleri de öyle hemen değiştirmek istemiyorum. reçetenin en acısı zaten kaçınılmaz. seçimi kim kazanırsa kazansın halihazırda çok zor zamanlardayız.
ben sadece en dibin en dibini görsünler de istiyorum. görsünler ki bir daha asla tövbe desinler. 70ler 80ler 90lar diye anlatılan o zamanlardan yirmi kat beter bir durumdayız. ama halkımız akıllanmıyor. akıllanmasın.
emekliler, öğretmen maaşıyla ev sahibi olanlar, yazlık sahibi memurlar, evleri üst üste koyup öğrencinin rızkına göz dikenler, patronlar, kraldan çok kralcılar, kokuşmuş siyasetçiler, çakal esnaf, dolandırıcı müteahhitler, ve daha niceleri...
yavaş yavaş çember daralıyor. ülke zaten iflas etti, halktan sakladıklarını defalarca söyledim. carry trade paralarıyla suni bir büyüme ve rezerv yaratıldığını da söyledim. fakat artık gemi batıyor. 100 bin kişi bize bir şey olmasın diye 85 milyonun boğazını sıkıyor. sonuç da ortada.
eğitim bitti, adalet bitti, hak hukuk rüyada görülüyor artık sadece.
çok üzgünüm artık kafaya takamadığım için, fakat yavaş yavaş da memnuniyet duymaya başlıyorum.
koca türkiyem böyle nasıl ayakta durabiliyor daha fazla anlamıyorum ayrıca.
atam sana her gün minnet duyuyoruz, fakat belki de seni yüzüstü bırakıyoruz. buna da üzülüyorum.
devran dönsün diye gün saymaktan beter olduk. düşündükçe sinirleniyorum fakat artık hissizleştik maalesef.
neyse biraz içimizi döktük alakasız bir başlıkta.
burcu senin de abv
devamını gör...