çok genel, hangi devrimler? türk devrimi ise yukarıdaki yazarın yazdığına ilave olarak; türk kapitalizminin birer lejyonu olan toprak sahibi ve fabrikatör sınıf, cumhuriyet devrimleri ile birlikte meclis'te yer almış, daha sonrasında toprak reformunun yapılmasına engel olmuş ya da çıkarılan yasaların uygulanması için şerh koymuşlardır. bu durumun neticesi olarak toprak sahipleri ve aşiret sistemi ülkeden silinememiş; doğu'da pkk olaylarının başlamasında devlet karşıtı aşiretlerin desteği ile insan kaynağı ve mali destek sağlanmıştır. bu, alınan desteklerin sadece bir dalıdır. bütün olay buna yıkılmamalıdır.
intihar etmeden önce yeni bir başlangıç denenmeli; mesela durumu bizden kötü olan bir ülkeye buradan kredi çekip gitmek (kuru bizden kötü sayılı ülkelerden). ha, sonra olmadı mı? karışık bir başka ülkeye git; orada 'ben saksıyım.' desen dahi, intihar etmeden seni öldürürler.
şimdi memleketteyim. normalde yarın iş var, izin aldım ama izni sisteme giremiyorum çünkü müdür önceki izni onaylamamış. içimde hafif bir sıkıntı... öyle aksak şeyler işte.
eşek anırsa da güneş yine doğar. önce kendi ülkelerinde işleri yoluna koysunlar. hem kizmamiz gereken kişi bu adam değil , onu buraya çağıran kendi insanlarımız.
bir osmanlı özleminiz var, bizimde içimizde çoğrafyalara hükmetme isteği var ama sizin gibi don lastiği misali heryerde bitmiyoruz.
şuan hazırlığında bulunduğumuz olaydır efendim.
giderek insanların evliliği neden kötülediklerini anlıyorum. şöyle ki ;
1:sevdiğiniz kızı yüzük taktıktan sonra tanıyamıyorsunuz kendisini "bir kere evleniyorum herşey olacak" moduna alıyor. imkanlarınızı zamanla umursamaz oluyor.
2: aileniz sizin bu zamana kadar evlenmenizi istemişlerse dahi bu düğün sürecinde görüyorsunuz ki anne babanız zamanla akıllarında ne varsa onun gerçekleşmesi için çabalamakta. örneğin gelin kızlarının gelindiğine kadar karışırlar, siz dur demezseniz. bunun gibi isteklere dur demelisiniz çünkü onların geliniyle siz bir ömür yaşayacaksınız. yani anne babanız oyuncağı eline yeni almış çocuklar gibi hevesleniyorlar. abuk subuk istekleri karşılarında nişanlınız ve ailesi ile karşı karşıya geliyorsunuz.
3: lafa gelince herkes sizin iyiliğinizi düşünüyor ama herkes esasınsa kendi isteklerini gerçekleştirme hevesinde.
4: nişanlınız öyle düğün meraklısı, öyle gelenekçi kesiliyor ki yüzük takmadan önceki zamanlarda kurduğunuz hayaller, düşünceler birer birer sizi ondan uzaklaştırıyor. direkt sizinle aileniz arasında perde olmaya başlıyor. cümleleri "seninkiler ve benim ailem " ile başlamaya başlıyor, yani ötekileştirme başlıyor.
yani ben düğün hazırlığında erkek halimle bu saçma sapan istekler karşısında düğünden sonra kuracağımız yuvamızdan uzaklaşıyorum çünkü nişanlınız, aileniz size 0 baskı kuruyor. sizi herkes cüzdan, para kaynağı olarak görüyor. demek istediğim evlilikle birlikte siz kendi özel hayatınızda bir siyasetçi oluyorsunuz.
insan zarar vermeden, incitmeden sevmeli zaten ama hangimiz tamamiyle bunu yapıyoruz?
insan sevgi söz konusu olunca hislerinin esiri oluyor, bilinçli olmadan üzebiliyor karşındakini.
bunu düzeltmek için sadece ceza kanunlarını değiştirmek yetmez. başta eğitim olmak üzere çoğu alanda yapılanmaya gidilmeli.
dizileri ve filmleri tecavüzü, kadına şiddeti destekleyen bir yerde halkı sadece ceza kanunlarıyla yönetemezsiniz.
normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz.
Daha detaylı bilgi için çerez ve
gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.
online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.