cok da abartmaya gerek uok yazar profili

cok da abartmaya gerek uok kapak fotoğrafı
cok da abartmaya gerek uok profil fotoğrafı
rozet
karma: 121 tanım: 6 başlık: 0 takipçi: 1

son tanımları


1. (çaylak)

güne bir şarkı bırak

a gallant gentelman
mutlaka dinleyin pişman olmazsınız özellikle 2.20den sonra sizi farklı bir ruh haline sokuyor
burdan dinleyebilirsiniz

bu grubun şarkıları güzeldir everything here is black and blindinge de bir göz atın derim
devamını gör...
2. (çaylak)

güne bir şarkı bırak



bu nası güzel kafa, asılı havada
yarın olmaz aynı, koyver kendini
nası bir rüya ellerim havada
yarın olmaz aynı, koyver şimdi
devamını gör...
3. (çaylak)

araba ile uzun yola çıkmak

oldukça sevdiğim bir hadisedir.
arka koltukta kulaklıkları takıp düşüncelere dalmak çok sarar.
termostaki kahveden yudumlarken okunan kitap o yol boyu manzarayla ayrı bir his verir.


aileyle çıkılıyorsa afedersiniz ama daha karga bokunu yemeden evde bi hengame başlar. baba ordan oraya valizleri taşır. arabaya yerleştirir.
ve yola çıkılır.
kulaklıktaki müzik sesinin radyoyla karışmaması kaçınılmazdır.
kardeşinizle ne kadar büyürseniz büyüyün hangi tarafa kim oturacak, nerede mola verilecek, ne oynanacak, ne izlenecek, hangi atıştırmalıklar yenilecek tartışmaları bitmez.

sevgiliyle çıkılan yollarda rüzgarı tende hissederken güneşin batışını izlemek için duraksayıp çay molası verip yol kenarında gördüğünüz satıcılardan aldığınız meyveleri yiyip yorumlamak, yol boyu sohbetler söylenmeler ve şarkılarla eğlenceli bir anıya dönüşüverir.

arkadaşlarla çıkılan yollar grupta herkese düşen görev paylaşımı ile eğlenceli hale gelip her zaman çişi gelen kişi, sürekli aç olan, navigasyon, yolun radyosu, sürekli uyuyanı, idareci sürücü gibi rollerle ayrılıp yolculuğa ayrı bi keyif katmaktadır.

yalnız otobüs yolculuklarında otogarla vedalaşmak, yanınıza oturan olası yeni birisinin hikayesini dinleyip tanışmak, ekrandan belki yüz defa izlediğiniz filmleri seçmek, abur cubur servisi yapan muavinle girdiğiniz diyalog, gece vakti yıldızları izlemenin hissi bir başkadır.

yollar bana çok şey katmıştır.
hayatımdaki bi çok dönüm noktası yollara yolculuğumun parçası olmuş önemli başlangıçlarıma vesile olmuş, ayrılıklara yol açmıştır. özlemi başlatmış sevgiyi, öğretmiş, keyifli vakitlere anlam katmamı sağlamıştır.

kazadan beladan korunarak güzel yolculuklara çıkmanız dileğiyle..
devamını gör...
4. (çaylak)

domatesin sebze mi meyve mi olduğu sorunsalı

meyvedir, peki neden?

şimdi efenim öncelikle meyve sebze ayrımını yapmak gerekir.
bilimsel (bkz: botanik) olarak meyve çiçekli bir bitkinin döllenmiş yumurtalığından
gelişir, içinde bitkinin neslini devam ettiren tohumları barındırır.
sebze ise bitkinin yenilebilen diğer tüm kök, gövde, yaprak ve çiçek kısımlarıdır.

(bkz: gastronomi) mutfak olarak bakarsak
bitkinin tadına, dokusuna ve kullanım amacına göre yapılır.
meyveler genellikle tatlı veya mayhoş aromalıdır. tatlılarda, çiğ olarak veya atıştırmalık tüketilir.
sebzeler genellikle tuzlu, otsu veya daha az belirgin tatlara sahiptir. ana yemeklerde, çorbalarda, salatalarda mezelerde pişirilerek veya çiğ tüketilir.

meyve mi sebze mi nasıl anlayacağız yahu diyorsanız besine bilimsel yönden bakmanız gerekir. yani kestiğiniz besinde tohum varsa meyvedir yoksa sebzedir.
mesela salatalık, biber, patlıcan ve bamya meyvedir; havuç patates soğan sebzedir.
domatese gelirsek tohum barındırdığı için meyve kategorisine girmektedir.

ayrıca efenim domates hakkında şöyle de ilginç bir olay vardır
dönemin amerika'sında taze meyvelerden hiç vergi alınmazken, taze sebzelere %10 gümrük vergisi uygulanıyordur.
bizim nix isimli eleman vergiden kaçınmak için domatese meyve diyerek bilimsel dayanakları sunmuş ve dava açmıştır.
mahkeme domates için sözlük anlamı ne olursa olsun, ticaret ve günlük yaşamda tatlı veya meyve olarak değil, ana yemekle birlikte yenir diyerek ticari çıkarları engellemiş ve hukuken sebze olarak kabul etmiştir. bakmak isterseniz nix v. hedden diye de aratabilirsiniz.

neyse efenim çok da abartmayalım bence yiyin gitsin.
devamını gör...
5. (çaylak)

aretha franklin

başlığı görünce hemen atladım kendisi çok sevdiğim bir şarkıcıdır the queen of soul unvanıyla tanınır. kariyeri boyunca soul müziği gospel, caz, r&b ve pop türleriyle harmanlayarak bu türün en büyük temsilcisi olmuş ve farklı bir renk katmıştır.

peki sahnede böyle bir kadının arkasında nasıl bir hayat gizlidir nasıl biridir?hikayesi, parıltılı olduğu kadar trajik ve ilginç detaylarla da doluydu. gelin anlatayım efenim.

tüm dünyayı büyüleyen bu sesin sahibi tek bir nota bile öğrenmemiştir. tamamen kulaktan çalarak piyano başındaki dehasını kullanmış ve bestelerini sadece saf hisleriyle çalmıştır.
bunun yanında, hayatını ciddi ölçüde sınırlandıran aşırı bir uçak korkusuna (aerofobi) sahipmiş. 1984 yılında yaşadığı çok sarsıntılı bir uçuş deneyiminden sonra bir daha asla uçağa binmemiş. bu korkusu yüzünden avrupa turnelerini reddetmiş. konserlerine, ödül törenlerine ve etkinliklerine sadece içi özel olarak tasarlanmış lüks otobüsüyle gitmiştir.

sadece 12 yaşındayken ilk çocuğunu, 14 yaşında ise ikinci çocuğunu kucağına almış ve çocuk yaşta anne olmanın getirdiği ağır yüke ve yaşadığı travmalara rağmen müzikten ve mücadelesinden asla vazgeçmemiştir.
belki de bu zorlu hayat şartları, onu iş dünyasında oldukça katı ve şüpheci bir kadın haline getirmiş.
çünkü kendisi hakkında konser anlaşmalarında sahneye çıkmadan önce parasını nakit olarak el çantasına aldığı geçiyor. konser başladığında o çanta ya piyanosunun üzerinde durur ya da güvenlik görevlisi tarafından sahne kenarında, aretha’nın görebileceği bir açıda tutulurmuş. parayı gözüyle görmeden tek bir nota bile basmazmış.

şimdi bu hanım ablamızın başarılarına bakalım

1967 yılında efsanevi şarkısı "respect", aslında orijinalinde bir erkeğin kadından evde saygı beklemesini anlatan bir şarkıymış. aretha şarkıyı tamamen değiştirip hem kadın hakları hareketinin hem de siyahi hakları hareketinin sokaklardaki en büyük protesto marşı haline getirmiştir.
şöyle linkini takdim ediyorum ( enerjik ritmini çok severim)



1998 yılındaki grammy ödülleri'nde dünyaca ünlü tenor (bkz: luciano pavarotti), törenin başlamasına sadece 20 dakika kala aniden hastalanması üzerine organizatörler panik halindeyken sahneye aretha franklin hiçbir prova yapmadan, bir opera aryası olan "nessun dorma"yı kendi soul ve gospel tarzıyla yorumlamış ve bu doğaçlama performans hâlâ tüm zamanların en epik canlı sahne performanslarından biri olarak kabul edilmektedir. bakmanızı tavsiye ederim efenim.
şöyle linki


2009 yılında obama’nın ilk başkanlık göreve başlama töreninde sahneye çıkmış amerika'nın ilk siyahi başkanı için "my country, 'tis of thee" şarkısını söylemiştir kendisi ayrıca sivil haklar hareketinin en aktif ve radikal siyahi hakları savunucularından biri olmuştur. hatta fbi, sivil haklar hareketindeki bu aktif rolü ve siyahi aktivistlerle olan yakın bağları nedeniyle kendisini yıllarca yakından takip etmiş ve hakkında dosya tutmuş
dönemin amerika'sında siyahi ve beyaz seyircilerin ayrı yerlerde oturtulduğu (segregation) konser salonlarında franklinin kariyerinin en başından itibaren kontratlarına "ırk ayrımı yapılan hiçbir salonda sahneye çıkmam" şartını koyan ilk siyahi sanatçılardan biri olduğu geçmektedir

 2015 yılındaki (bkz: kennedy center ödülleri) gecesinde şarkı yazarı carole king’e saygı kuşağında piyano başına geçen aretha, "you make me feel like a natural woman"ı seslendirirken salondaki herkesi büyülemiş; hatta dönemin abd başkanı obama gözyaşlarını tutamayıp ağlamıştır.

kadın sanatçıların müzik endüstrisinde bugünkü haklarını kazanmasında en büyük köprülerden biri olmuş ve 1987 yılında rock and roll hall of fame müzik müzesine kabul edilen ilk kadın sanatçı unvanını alarak tarihe geçmiştir

kariyeri boyunca tam 18 grammy kazanan sanatçı, 1968 yılında "en iyi kadın r&b vokal performansı" kategorisi ilk kez açıldığında ödülü almıştır. ayrıca kendisi sonraki aralıksız 8 yıl boyunca bu ödülü başka hiçbir kadına kaptırmamıştır. billboard hot 100 listesine en çok şarkı sokan kadın sanatçı unvanını tam 40 yıl boyunca elinde tutarak kırılması güç bir rekora imza atmış ve martin luther king jr. ile sivil haklar hareketinde aktif rol aldığı ve amerikan kültürünü dönüştürdüğü için kendisine ölümünden sonra prestijli pulitzer özel ödülü verilmiştir

aretha franklin, 2018 yılında aramızdan ayrıldığında geriye sadece şarkılar değil; bir kadının, bir halkın ve bir müzik türünün nasıl şahlanabileceğini gösteren devasa bir manifesto bırakmıştır. döneminde bir çok siyahi kadına ilham olmuştur.

şarkısında da söylediği gibi, o her şeyden önce sonsuz bir "respect" (saygı) hak eden bir sanatçı olmuştur
devamını gör...
6. (çaylak)

sega

oyun dünyasıyla az çok bağı olan herkesin en azından mavi kirpi (bkz: sonic) vesilesiyle adını duyduğu şirket. hikayesi ve kuruluşu oldukça ilginçtir. buraya da anlatayım efenim.
temelleri sanıldığı gibi japonya'da değil, 1940 yılında hawaii'de atılmıştır. martin bromley, irving bromberg ve james humpert adlı üç girişimci, askeri üslere jetonlu eğlence ve slot makineleri satmak amacıyla standard games şirketini kurar.

abd'de slot makineleri yasaklanınca ortaklar rotayı tokyo'ya kırar. 1953'te kurulan yeni şirketin adı service games of japan olur. orduya ve askeri hizmete (service) odaklandıkları için, bu iki kelimenin ilk ikişer harfini birleştirerek bildiğimiz sega markasını yaratırlar.

1965 yılında david rosen'ın şirketi rosen enterprises ile birleşerek resmi olarak sega enterprises adını alırlar. aynı yıl çıkardıkları denizaltı simülasyonu periscope, dünya çapında büyük bir ses getirir. 1980'lerin başında şirketin arcade cirosu 200 milyon doları aşar
arcade başarısının ardından 1983'te ilk ev konsolu sg-1000'i çıkarırlar. ardından gelen sega master system ve özellikle sega genesis ile nintendo'yla rekabete girerler. hang-on, zaxxon ve out run gibi arcade oyunlarıyla sektörü domine ederler. yalnız o kadar da uzun sürmez ve sega yarışa çok iyi başlasa da nintendo'nun mario, zelda ve pokémon gibi oyunları karşısında zamanla gücünü kaybeder. asıl büyük darbeyi ise 90'ların ortasında sektöre giren sony playstation'dan yerler. sega saturn ve dreamcast konsollarının ticari başarısızlığı, ardından 2001 yılında konsol üretmeyi tamamen bırakır.
günümüzde sadece oyun yazılımı ve arcade makineleri geliştirmeye odaklanmaktadırlar. ve bizlere sonic the hedgehog, yakuza (like a dragon), total war, persona, phantasy star ve fm bağımlılarının göz bebeği football manager gibi güzel anılar bırakmışlardır
kısacası; yanlış stratejiler ve dişli rakipler yüzünden donanım savaşını kaybetmiş ama oyun tarihinde güzel işler yapmışlardır.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim