coup de grace yazar profili

coup de grace kapak fotoğrafı
coup de grace profil fotoğrafı
rozet
karma: 637859 tanım: 6281 başlık: 182 apolet: 16 takipçi: 146
hey there i am using whatsapp

son tanımları | başucu eserleri


coup de grace ile merhamet vuruşu

yenileyip geliyorum
devamını gör...

coup de grace ile merhamet vuruşu

istekleri buraya yazın arkadaşlar .
devamını gör...

coup de grace ile merhamet vuruşu

here we go

bir aksilik olmazsa ilerleyen dakikalarda brokoli ve tosbağa arkadaşımız da katılacak konuk olarak.
devamını gör...

bir insanın uzun yaşayacağını gösteren detaylar

takdiri ilahidir. bilemeyiz.
bunun yanında aktif bir zihin ve bedenin, dış etkenlerden de bağımsız olmak koşulu ile yaşam süresi ve genç kalmaya önemli etkisi olduğunu düşünüyorum.
devamını gör...

y kuşağının z kuşağından daha genç göstermesi

bana kalırsa bunun en önemli sebeplerinden biri besin kalitesi ve sosyal ve fiziksel aktivite bakımından giderek azalan güvenlik kaygısıdır. bizler, birçok bakımdan daha şanslı bir döneme denk geldik en azından ilk gençliğimizde. internetin ve sosyal medyanın henüz yaygınlaşmamış olması, sosyalleşmek ve iletişim kurmak için harekete itiyordu. her şeye anında ulaşamıyor olmak da, ulaştığımız küçücük bir ayrıntıdan heyecan duymamiza ve mutlu olmamıza sebep oluyordu.
devamını gör...

coup de grace ile merhamet vuruşu

akşam saat 22:00'da olacak yayındır.
konuğum beni sattığı için önceki yayında kaldığım yerden bayrağı devralıyor ve tek başıma bu davanın peşinden koşuy...
şaka şaka. sevgili eşrefoğlu süleyman beğ(yeni nickine alisamadim fılavyuz efendi) hastalanmış,bu sebeple katılmayacak yayına. geçmişler olsun.
akşam buralarda olursanız görüşürüz.

portakallı link
devamını gör...

soğuk esprinize katıla katıla gülen kadın arkadaş

soğuk espriden ve bilinçli tezatlıktan anlıyordur. biri sizin soğuk esprinize gülüyorsa bu, onun espriyi komik bulmasını değil, bu espriyi sizin yapmanızın komik olduğunu düşünecek kadar sizi okuyabilen biri olduğunu gösterir.
devamını gör...

karşılıklı beğeni

lütfü hiç beğenmez beni ama onu kim beğensin!?
devamını gör...

coup de grace (yazar)

#3861410
yüzümdeki iğneleri ve ısmarlattığım içkileri bile dert etmesi hariç. o minik vizyonunla mağdur mu oldun şimdi de... pes.
devamını gör...

dünya malı dünyada kalır

marstan arsa almanın vakti geldi de geçiyor.
devamını gör...

tanımsal monologlar

aaaa ben tamamen bitti sanıyordum. format değişmiş, başka kanala geçmiş. hepsini dinliyorum şu an baştan başlayıp.

ilkinden kafam karıştı gerçek neydi.
devamını gör...

çikolatalı leblebi

her şeyin bokunu çıkarmak gibi bir yeteneğimiz olmasa iyiydi de, buradan dönmez.
devamını gör...

şans çarkı

zirve soğuk arkadaşlar. cemre düşene kadar yavaş çevirin.
devamını gör...

normal sözlük 2026 zirvesi

icat çıkarmayın.
devamını gör...

alfa veya sigma erkek olmanın yolları

siz normal durun, biz sizi atarız bir gruba canınızı sigmayın.
devamını gör...

konuşamıyor mu vs konuşamuyor mu

konuşumayor en doğrusudur.
devamını gör...

kabuğu kapalı antep fıstığı

dişlerimizle geleceğiz.
devamını gör...

breaking bad

vince gillian'ın, sıradan bir hayatın nasıl adım adım çürüyebileceğini ele aldığı ve karakter dönüşümünün, daha doğrusu potansiyel kötülüğün ortaya çıkmasını sert bir şekilde işlendiği beş sezonluk dizisi. "kötü olmak" fikrini ani bir kırılma değil, sudan sebeplerle meşrulaştırılan bir süreç olarak işler.

bir lisede sıradan bir kimya öğretmeni olan ve akciğer kanseri olduğunu öğrenen walter white, başlangıçta, ölümünden sonra ailesine maddi bir imkan bırakmayacağı endişesiylel ve kalan ömrünü baz alarak, müptezel ve eski bir öğrencisi olan jesse pinkman ile işbirliği yaparak metamfetamin işine girişir. 776 bin dolar kazanmak için girdiği bu iş, ikisini de kısa süre sonra suç dünyasının merkezine çeker ve bir güç oyununa dönüşür. "başka çarem yok" bahanesiyle başlayan macera, "ben buyum" noktasına gelir.

kötülüğün çoğu zaman dramatik bir kırılmadan ziyade küçük tavizlerle ilerledigini görürüz. bu diziye göre kötülük bir istisna değil, potansiyeldir zira. walter white, trajik bir anti-kahraman değildir. kendi felaketine giden yoldaki taşları "iyi niyet" parkelerinin altına saklar. heisenberg onun maskesi ya da dönüştüğü kişilik değil, bastırılmış benliğidir. para ve güvenlik söylemleri, giderek kontrol ve üstünlük arzusuna dönüşür ve bundan keyif alır. jesse'ye olan manipülatif yaklaşımı da bu güç arzusundan kaynaklanıyor bana göre. zira gerçeklerle kontrol edemediği hatta yalanlara rağmen yeterince kontrol edemediği tek karakter. hikaye ilerledikçe bunun bir dönüşüm değil, zaten orada olanın apaçık hale gelmesi olduğu anlaşılıyor. walter white, her bakımdan aç gözlü biridir ve bu hem onun hem de dokunduğu herkesin felaketini getirmiştir. güvenliğini sağlamaya çalıştığı ailesi için en büyük tehlike olmayı becermiştir. izlerken zekasına tanık olmakla birlikte, hırsının çoğu zaman doğru karar vermenin önüne geçtiğini de görürüz.

dizide en sevdiğim şeylerden biri, sahnelerin herhangi bir yerinde müzik olmaması. yönetmen müzikle duygu belirlemek yerine, salt gerçeği sunup izleyicinin ve oyuncunun konforunu bozmuş. buna rağmen oyunculuklar, çekim tekniği, tema rengi ve kurgusu oldukça başarılı. walter white itine sinirimden giderek yavaşlatarak izledim diziyi ama bu dizi sıkıcı olduğundan değil tabii. ben seviyorum yavaş ve gergin anlatımı.
devamını gör...

hiç küfür etmeyen lan bile demeyen erkek

lan oğlum böyle olmaz!
devamını gör...

12 angry men

1957 yapımı sidney lumet filmidir. senaryosu reginald rose'a aittir.

yılların eskitemediği hatta değer kattığı filmin odağında, insanın ve toplumun karar verme mekanizması vardır. güncelliğini kaybetmesinin yegane sebebi budur.

bir mahkeme salonunda suç/polisiye gibi başlayıp, çok kısa sürede “bir toplum nasıl karar verir?” sorusuna dönüşür, filmden öte bir belgesel hissi verir. filmdeki jüri odası, adeta sıkıştırılmış bir toplum maketi gibidir. içinde acele edenler, yorulanlar, “zaten belli” diyenler, sesi çok çıkanlar ve susmayı erdem sananlar vardır.

film, çoğunluğun haklı olabileceği yanılgısını çok erken kırar. 11’e karşı 1 kalan 8 numaralı jüri, ahlaki bir doğruluk iddiasında bulunmaz; sadece şunu söyler: “emin değilim.” ve modern dünyada en tahammül edilemeyen cümle tam olarak budur. güncel siyasi ya da toplumsal durumlarla ele aldığımızda, 12 angry men bize şunu gösterir: çoğu linç, hakikatle değil hızla ilgilidir. insanlar gerçeği aramaz; rahatlayacakları ve bir sonuca ulasacakları kararı arar. suçlu bulmak, düşünmekten daha ekonomiktir.

jüri üyelerinin çoğu kötü niyetli değildir; sadece yorgundur, öfkelidir, kişisel hikâyelerini evrensel gerçek sanacak kadar dikkatsizdir. duyguların (öfke, kibir, acele, intikam hissi) yargının önüne geçtiği her anın adaleti nasıl bozduğunu gösterir.

güncel toplumsal ve politik ikliminde 12 angry men, “yargısız infaz” kavramının sadece bir hukuk terimi olmadığını ortaya koyan bir külttür. sosyal medyada bir etiket, bir video, bir cümle yeterlidir. dava bitmiştir. savunma dinlenmez çünkü savunma zaman alır. film de bize tam aksini söyler: adalet zaman ister, şüphe ister, sessizlik ister. ve en önemlisi, çoğunluğa karşı durabilecek ahlaki omurgayı ister. sekiz numaralı jürinin amacı çocuğu aklamak ya da diğerlerini çocuğun suçsuzluğuna ikna etmek değil; hikayeyi ve boşluklarını tümüyle değerlendirmeden karar vermelerinin önüne geçmektir.
devamını gör...
devamı...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim