1985'ten bu yana, geyik yapan serseri arkadaş çevremin dışında bana ithafen dile geldiğini hiç hatırlamadığım
"selamlama" cümlesidir. minnak iken olmuştur belki, geçmiş zaman, hatırlamıyorum.
bugünü tarihe not düşüyorum, çünkü ölmeden önce bunu da ciddi anlamda duydu kulaklarım. bugün bir bey amca -bey amca diyorum ama yaşıt bile olabiliriz-, feribot-arac trafiğini koordine ettiğim bir nöbet esnasında aracıyla yaklaşıp, bana böyle söyledi, "merhaba tatlı kız".
bu selamlama beni değişik duyguların uçlarında savurdu. net olarak ne hissettiğimi ifade edemiyorum. önce dumur oldum, zira hayatımda ilk kez böyle selamlandım. sonra, "demek ki beni epey genç zannetti" diye aklımdan geçirip, dört ayrı yerden ördüğüm saçlarımı savurdum hoyrat zamana karşı. daha saçlarım havadayken de aslında bu selamlamanın bastırılmış bir sapkınlık tezahürü olma ihtimali geldi aklıma.
sözlük kızıyız, yer miyiz bu numaraları? normal bir insan, bir yabancıya neden böyle selam versin zira? 70'lerin yeşilçam platosu değil burası, burası
yenikapı feribot iskelesi, buradan çıkış yok!!!
neyse konu dağıldı. kafamdan bunlar bunlar geçerken "beyfendi haddinizi bilin ve sağdan devam edin" demek aklıma gelmişti ki, zaten sağdan devam edip gitmişti. genelde geç kalırım lafı yapıştırmada. teee sigara molasında da gelebilirdi aklıma, gelişme var yine de...
daha ben bu durumun etkisini atlatamadan bir araç daha geldi ve şoförü dedi ki: "uzaktan gelirken çok şekil görünüyorsunuz". "yahu üzerimde fosforlu turuncu yelek var, bildiğin duba cosplayi bu... nesi şekil?" diyecektim ki; adamın "duba şekli" diye cevap verme ihtimali aklıma gelince bişe demedim.
zaman çok kötü. kim gerçekte ne diyor o trafikte, yoğunlukta; hayat 4x hız ile akarken anlamak cidden zor.
devamını gör...