içsel farkındalık da çok önemli. kendisini her zaman haklı gören, eleştirilemez olduğunu düşünen insanlar görüyorum. bu insanların bir diğer özelliği de hep içsel olarak huzursuz olduklarından çevresindeki en ufak mutluluğa, huzura dayanamazlar ve mutluluğu bozmak, huzuru kaçırmak için bir şeyler yaparlar mutlaka. narsistik kişilik bozukluğu, empati yoksunluğu gibi sebeplerle kendileriyle çelişerek ve savaşarak yaşarlar. başarısızlıkları, hataları ve hayatlarında olumsuz ne varsa hep "başkaları" ya da "dış etmenler" kaynaklıdır. hatalı, kötü seçim yaptıklarını, olayları gözlerinde büyüttüklerini, her şeyi gereğinden fazla düşündüklerini, kendilerine yönelik eleştiri ya da olumsuz bir söyleme tahammül edemediklerini asla kabullenemezler. kötü partner tercihi yaparlar, ilişki esnasında yapmadıklarını bırakmazlar ama sonucunda karşı cinse düşman olurlar. olayları gereğinden fazla büyütüp üzerine çok düşünürler, en basit söylemlerinizi, eleştirilerinizi bile kendilerine saldırı olarak lanse ederler "hayatlarını mahvettiğinizi" iddia ederler. oysa dayanamadıkları kendileridir, çatışma halindeki zihinleridir ama bunu itiraf edemezler asla, her zaman başkalarını suçlamaları gerekiyordur onlar için. kendilerini ilahi kudrette zannettikleri için de düşünerek her şeyi çözebileceklerini sanırlar. sağlıklı düşünmedikleri ve yeterince düşünüp eyleme geçmedikleri için asla başarılı olamazlar. içsel farkındalık insana barışacağı, kurtulacağı, değiştireceği birçok şeyi tespit etme avantajı sunar ama maalesef bu açıdan zayıf olanlar kusurlu olmanın, hatalı olmanın kötü bir şey olduğunu düşünerek yaşar ve asla da düzelemezler.
devamını gör...