ferah dusunce yazar profili

ferah dusunce kapak fotoğrafı
ferah dusunce profil fotoğrafı
rozet
karma: 523 tanım: 62 başlık: 1 takipçi: 16

son tanımları


sufle

fırından sıcacık çıktıktan sonra yanında yarım top dondurmayla daha da lezzetli hâle gelen, çay kaşığıyla yedikçe instagram reels kaydırmaktan daha fazla dopamin salgılatan, üstündeki pudra şekeriyle parmak yalatan tatlı.
devamını gör...

normal sözlük oyuncu platformu

yaklaşık 10 günde bir, akşam 22.30 gibi başlayıp gece 02.00 ye doğru bitecek, ekiple birlikte oynayıp eğleneceğimiz güzel bir oyun etkinliği neden olmasın.
devamını gör...

kanser hastası çocuklara yardım etkinliği

buna benzer bir etkinlik yeniden düzenlense keşke. birileri önayak olsa.
devamını gör...

ahbap'ın deprem için yardımlaşma formları

hem kişisel verilerimi çaldılar hem de 40 tl mi. paramı geri istiyorum.
devamını gör...

faydalı mobil uygulamalar

google earth.
devamını gör...

normal sözlük yazarlarının verdiği paraya acımadığı şeyler

adidas’ın süperstar modeli o dönem acayip popüler. heves etmişim, fiyatı da sanırım 200 tl civarı. çocuk işçi olarak günlüğü 28 liraya bir yerde çalışıyorum. para biriktirdim, heyecanla avmye gittim almaya. ama o 200 lira gözüme o kadar büyük geldi ki paraya kıyamadım. boynum bükük, gidip bir kampanyalı öğrenci döner yedim.
​ertesi gün ulus taki çıkrıkçılar yokuşundan çıkarken çakmasına denk geldim. fiyatı 20 tl. hiç düşünmeden atladım, aldım o beyaz superstarı. ayakkabı bildiğin komple kalıp plastik ama dışarıdan bakınca bayağı superstar gibi duruyor. 3. günde ayağıma bir vurmaya başladı her tarafı su topladı peçete mecete koyuyor nafile. bir de heyecandan küçük almışım, parmakları öyle bir sıkıyor ki topallaya topallaya yürüyorum. sanki hiç geçmeyecek bir pişik olmuşum gibi çile çekiyorum. akşamları işten gelince annem leğene su koyup içine kaya tuzu atardı, ayaklarımı içine sokup rahatlamaya çalışırdım. salaktım, belki hâlâ da salğım bilmiyorum.
​ama o günden beri ayakkabı alırken fiyatına asla bakmıyorum, ayakkabıya verdiğim paraya hiç acımıyorum.
devamını gör...

eski yazarlar

youtube.com/shorts/qDAV77JJ...
devamını gör...

03.10.2026 normal sözlük darbesi

yeni bölüm gelmeyecek galiba senaristler birbirine küsmüş.
devamını gör...

mutlu eden basit şeyler

iki basit şeyi peş peşe getirerek garantili davranılması gerektiğini düşünüyorum. binanın kapısı kapanmak üzereyken son anda yetişmek ve asansörün sıfırıncı katta olduğunu görmek gibi. ya da daha garantili davranarak ufak bir saat hesaplamasıyla, bol malzemeli, salçası hafifçe dışarı taşmış, biraz fazla kızarmış tostu servis tabağına koyarken salondan karşıki dağlar diye başlayan sakarya fırat jeneriğinin duyulması gibi.
devamını gör...

son zamanlarda normal sözlük'te radyo yayını yapılmaması

üzücü.
devamını gör...

sözlükteki her yazarın bir tutam bebek gibi olması

her yazar zamanla pişik olur. hatta sözlüğün gelecek kaygısı yüzünden diğer yazarlarla sürtüşerek tahriş olur. iki lop birbirine sürtebilir ya da yanlış iç çamaşırı seçimi benzer sonuç verebilir. ama hayat böyledir, pudralanıp sözlüğe devam edersin.
devamını gör...

satın alındığı anda değersizleşen şeyler

kalitesinin süpheye düşürdüğü genellikle tek kullanımlık çabuk tüketilebilen gıda ürünleridir.
devamını gör...

yeniden izlenebilecek film önerileri

the impossible.
ımdb'de türkçe adı kıyamet günü olarak geçiyor. lise ikide para biriktirip dvd'sini alarak izlemiştim. son günlerde sosyal medyada sürekli yağmur haberlerine maruz kalmak bu filmi hatırlattı. yeniden izlenir mi? izlenir. kardeşlerin buluşma sahnesinde gözler dolar mı? dolar.
gerçekçi, oyunculukları mükemmel... aileyle çaylı, kekli izlemelik, duygusal sahnelerinde tuvalete gitmelik, yıllar sonra aile ile yeniden izlemelik bir film.
devamını gör...

üstteki yazarın ismini tahmin et

hüseyin.
devamını gör...

karizmatik hayvan isimleri

kar leoparı, ren geyiği ve jaguar.
snow leopard, reindeer, jaguar.
panthera uncia — rangifer tarandus — panthera onca
bilimsel isimlerinin okunuşları merak konusu.
devamını gör...

iyi bir rüyada bulunması gereken özellikler

tanıdık kimsenin olmadığı, kendine özgü ve tek bir hissiyat taşıbilmesi. uçmak, bir şeyden kaçmak, çıplak olmak, tuvalet aramak gibi klasik rüya temalarının bulunmadığı; bir yerden bir yere geçişin olmadığı, gün içinde yaşananların rüyaya taşınmadığı... sabit, çok net ama bir yandan da hafif flu bir ortamda, daha önce hiç görülmemiş biriyle uzun, komik ve samimi bir sohbetin edddaaağ edilebilmesi.

iyi bir rüyanın sonucu ise, uyandığında rüyanın detaylarını hatırlamaya çalışmak yerine sadece güzel bir rüya olduğunu düşünüp tebessüm ederek yeniden gözlerini kapatabilmek.
devamını gör...

normal sözlük yazarlarının karalama defteri

telefonumun hafızası dolmuş. bu zamana kadar çektiğim videoları silmeye kıyamıyordum. sanatsal bir değeri olmayan videolar bunlar.örneğin; uyuyan bir sokak köpeğinin nefes alış verişini çekmişim, 2 dakika.bütün bir çubuk krakeri taşıyan karıncayı yuvasına kadar takip edip, diğer karıncaların onu “kıt kıt kıt” diye parçalayıp yuvaya sokmalarını... (çubuk kraker yerken ben de kendimi bir öğütücü olarak görüyorum — ritmik bir öğütücü: kıt kıt kıt kıtkıtkıt kıtkıt...) a’dan z’ye birçok konu içeren videolar çekmişim ve silmeye kıyamıyordum.
ama şimdi, hiç düşünmeden silebiliyorum.bu konuyu düşünüyorum şimdi...son senelerde hayatımdan birçok şeyi bir çırpıda atabiliyorum.bu, önceleri hayal edemediğim bir şeydi.bir şarkıda bir söz vardı, aklımda kalan:> “önceden ulaşmak için uyumadan hayal ettiğin, artık elini sürmediğin eski geçkin heveslerin...”
telefonumun hafızası neredeyse boşaldı.
“bakalım neleri silmemişim, ortak özellikleri neler?” diye şöyle bir göz gezdirdim.
genellikle aile, güldüğüm videolar, bir zamanlar duygusal bağ kurduğumu sandığım evcil hayvanlar falan...
düşününce, ben epey bir sadeleşiyorum.
çocukluk hayallerimin peşinden gidiyorum ve hayallerim bitmek üzere.
sanki çocukluğuma olan borcumu ödemiş gibiyim.
dediğim gibi, artık birçok şeyi kolayca silebiliyorum.

börtü böcek edindiğim dertler, tasalar... bir kalemde “tiki tak” silebiliyorum.
belki bu hayatın döngüsüdür.
belki de yaşamın korkunç güzelliği beni öyle büyülüyordu ki, şimdi o güzelliklerin beni etkilemesine izin vermediğim için dertlere, tasalara takılıyordum.
bir kuşun kalp atışı mesela...
elime ilk aldığımda — hatta ne eli, parmağıma ilk aldığımda — yumurtadan yeni çıkan bir muhabbet kuşu...
o kadar saydamdı ki kalbini görebiliyordum.
memlekette bir dağın yamacından rusya’daki dağları çıplak gözle görmek inandırıcı gelmiyordu.
işte bu korkunç güzelliklerden dert tasa üretmek aslında sıradandı.
asıl korkunç olan düşünebilmekti — insan olabilmekti.
ve daha korkunç olan, düşünebildiğinin farkına varmaktı.
bu yüzden silebiliyorum.
güzellikleri biriktirip saklamak, depolamak önemli değil; çünkü onlar her zaman düşüncemizin hemen önünde.
herhangi bir yorgun gününde, normalde uyuduğun saatten erken bir vakitte televizyonun önünde, tam da üçlü koltukta uzanırken bir anda uyku bastırır da uyuyakalacağını anlarsın ya...
tatlı bir uyku olacağını da bilirsin.
televizyondan gelen sesler yavaş yavaş boğuklaşır.
birkaçını seçebilirsin ancak; dandik dublajlı bir filmden:> “ah mayk, lanet olası kıçını kaldır da büyük resmi gör dostum!”diye bir ses alırsın beyninde, birkaç kez yankılanır.
sonra sesler iyice anlamsız ama çok tatlı bir hâl alır.
çok tatlı bir hâl içindeyim.
şimdi de bunu düşünüyorum. kalp atışlarım telefon hafızamdan daha dolu dolu. çünkü
hiçbir türden ilişki için ekstra çaba harcamak istemiyorum. bir şey akışta benim değilse demek ki benim olması hiç mümkün değilmiş.

bazen şöyle yabancı olduğum bir ülkede, sahil kenarında bir beach'te müzik kutusuna 50 cent atıp kelimelerini bilmediğim yabancı bir şarkının elektro gitar tınısına yarım yamalak eşlik ederken soğuk bir cam şişedeki biranın yarısını içmek istiyorum. sonra ahşap, otantik ıvır zıvırlarla süslenmiş şezlonguma uzanıp şapkamı yüzüme çekerek biraz kestirip, sonra sıkılıp sahilde golden cinsi bir köpekle frizbi oynamak, biraz da denize girmek isterim ama fazla kalmam falan...
bir dönem sigara içtiğimi ailem bilmiyordu. ben de onlardan gizli sigara içtiğim zamanlarda, nasıl desem, garip bir özgürlük hissediyordum. ergenceydi ama öyle hissediyordum napim. güzel bir histi. bu hayal de öyle hissettirecek gibi.
sadece bomboş bir kafa, sıfır sorumluluk. allah boş duranı sevmez diye de birkaç küçük aktivite... mükemmel vicdan rahatlığı.
bu hayat tek başına çok zor geçer o yüzden bebikime denk gelirsem evlenirim diye düşünüyorum ahadhaj.
yaş aldıkça seçicilik artıyor diyorlar ama yanılıyorlar bence. sadece neyi istediğini daha iyi anlıyorsun. ben de galiba artık çok bir şey istemiyorum. sadece hissetmek istiyorum.
umarım bebikim ufak seyahatleri seviyordur çünkü hiçbir türden ilişki için ekstra çaba harcamak istemiyorum.
devamını gör...

küfür duyunca hop bayanlar var diyen tip

kamu yararına ücretsiz ahlak bekçiliği yapan fedakâr kişidir. ben razıyım. bu yolda savrulan birileri var.
devamını gör...

normal sözlükte yaşanan ahlaki çöküntü

öpüşecekler neredeyse. daha neler neler yaparlar. en kötü terbiyesiz şeyi de yapar bunlar, s ile başlar. i ikinci harfi.
devamını gör...

eylülde olmadı ama ekim ayında sözlük uçacak

eylül bitmeden sözlükten birkaç kişi uçmazsa ekim ayında sözlük uçamaz maalesef. asıl uçuş aralık ayında olacak. erken rezervasyon sözlüğü kurtarır. koltuklarınızı dik konuma getiriniz, kemerlerinizi bağlayınız ve uçuş sırasında sözlük kurallarına uyunuz. türbülans ihtimaline karşı başlıklarınızı kapatmayınız. tabii önce sözlüğün uyanması lazım. oğuz, uyan oğuz!
devamını gör...
devamı...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim