huzur sokağı isimli tırt kitabı islamcı kızların elinden düşmeyen sözde yazar. hastalıklı düşüncelerini beyinleri gelişim çağındaki gençlerin aklına sokmayı başarabilmiş bir eğitim zaiyatı. şule tarzı denilen türban bağlama şeklini geliştirerek modaya uyum sağlamıştır.
kitaplarını okuyana da okutturana da sabır ve acil şifalar diliyorum.
özgüven buralara kadar düştü mü? dedirten başlık.
yalnızlığı severim. alırım kitabımı uzanırım koltuğuma istediğim kadar okurum. sonra canım sıkılır dizi açar izlerim. ama insanlarla hareket edince özgürlük alanım kısıtlandığı için rahat hissedemiyorum. bu konuyu da özgüven meselesi olarak değil de kendine yetebilme olarak ele almak gerek diye düşünüyorum.
alfa ayının kabileleri kitabına yeni başladığım, bilim kurguya farklı bir bakış getirmiş yazar. diğer kitapları da kütüphanemde var. artık bittikçe sırayla okurum.
carrie'nin eşi mr.big öldükten sonra, eski sevgilisi aiden'e mesaj atıp yeniden görüşmek istemesi ne kadar sinsi ve bencil olduğunu gösterdi bir kez daha. hayır aiden'i zaten mr. big ile aldatmıştın. bu neyin nesi de arıyorsun yeniden sevgili olmak istiyorsun anlamadım ki. daha önce aranızda birşey geçmemiş olsa neyse diyeceğim herhalde dostane bir tavırla tanışmak istiyor diyeceğim ama yok. çok sinir eden birisin carrie.
tadı iğrenç biricik markasının şarabını getirdi aklıma. bir yudum şarap içip yanında muhakkak çerez, çikolata vs yiyordum. zaten şarabı pek sevmem viskiciyim ben :)
sayesinde depresyonumu daha kolay atlattım. her gün düzenli olarak izlemeye çalıştım. her ne kadar ilaçlardan destek alıyor olsam da o zamanlar aşırı bunaltıcıydı benim için. ve işten eve gider gitmez hemen izlerdim. sempatik, komik, zeki biri. konseptine de bayıldım. lise yıllarımda alamadığım, yaşayamadığım o eğlenceli ortamı lise konseptiyle sunması, seyircilerin etkileşimiyle süreci yönetmesi gayet başarılı. yolu açık olsun :)
kardeşime yapardım, çok da severdi. uzuuun zaman oldu yapmayalı. bu sefer de eşim için deneyecektim ama kendimi hazır hissetmedim.
lahmacun olmasa etkilenmezdim :) buradan
genelde sıcak havalarda akşam yürüyüşünü tercih ediyorum. kışın da gündüz yürüyüşünü severim. ama sabah yürüyüşü bana göre değil sanırım. genelde hep enerjik uyanırım ama yine de hiç denemedim. akşam yürüyüşü, gün aşırı da pilates yaparak rutinimi oluşturdum.
eşim spordan arkadaş edinmişti beni de arkadaşının nişanlısıyla tanıştırdı. 2 aydır yakınen görüşüyoruz bu çiftle. ama diyet planlarım hep aksıyor. kendime daha çok vakit ayırmak istiyorum maalesef olmuyor. kendime vakit ayırmaya o kadar çok alışmışım ki daha bir arkadaşla baş edemiyorum. yanımda sürekli konuşan birinin olmasına da alışık değilim. bakalım ne zamana kadar sürecek arkadaşlığımız.
kardeşimin vardı bundan. üniversiteden döndüğümde bana vermişti. nasıl da sevinmiştim hâlâ hatırlıyorum. kardeşim vefat edince onun eşyalarının arasına koyduk. en sinir olduğum şarkı bile hâlâ duruyor içinde. ama ne benim o eşyalara bakacak gücüm var ne de o şarkıları dinleyecek hevesim. sanırım içimdeki bu hissin adı burukluk...
normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz.
Daha detaylı bilgi için çerez ve
gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.
online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.