bir sabah şirkete gittiğimde olağandışı bir hazırlık olduğunu fark ettim. birkaç kodaman gelip ''arkadaşlar, never give up'' diyecekleri bir toplantı yapılacağı bilgisini aldım. yemeği bu yüzden erken bir saate aldılar ve yönetim, yanında da yardakçıları iş başından 1-2 saat sonra ofisten çıktılar. ofiste sadece ben, bilişimci ilhan, danışman neriman abla ve stajyer kalmıştık.
stajyer bir yarım saat bilgisayarda iş yapıyormuş gibi görünüp, yarım saat sonra on dakikalık bir mola veriyordu. canı sıkıldığı için dışarı gönderdim, geldiklerinde haber verecektim.
bilişimci, o hafta arada bir giden ve uygulamaya giremediğimiz için serverla uğraşıyordu. neriman abla ise kahve eşliğinde gelen telefonlarla uğraşıyordu.
fırsat bu fırsat dedim ve dolabı açıp geçen sekreterin doğum gününden kalma olan ve %25'i tükenmiş vişneli meyve suyunu ve bir bardak alıp masama geçtim. çekmeceden başka bir departmandan birinin belarus'tan getirdiği hediye olan baharatlı vodkayı çıkardım. sonra sabah haberlerini açıp keyif yapmak istedim ama iki ya da üçüncü kadehten sonra başımı arkaya yaslayınca uyuyakalmışım. vodka ben de hep uyku yapar.
saat 12:30'da neriman abla yemeğe çıkmak için çağırdığında öyle fark edip, uyandırmış beni. ''e oğlum manyak mısın bu saatte zıkkımlanıyorsun, ha ben değil başkaları görse ne olacak'' gibi haklı bir cümle kurdu. oysa onun dışında başka biri bu şekilde yakalasa muhtemelen tazminatsız, mahkeme kapılarında uğraşacağım bir işten atılma macerası beni bekleyecekti. kendisine nedense teşekkür etmek geldi içimden.
ben, ilk gün ne düşünüyorsam hâlâ açıkça savunuyorum; aksi ispatlanana kadar kadın beyanı esastır.
diğer taraftan, birkaç kişi var ki bu konunun arkasına sığınıp insanların ilgisini kendilerine çekmek istiyorlar. diyorlar ki ''ben bu sözlüğü bırakacağım.'' ne güzel, en azından başka uğraşlar bulursunuz diyorum ama o günden sonra ceza almayıp, entrysi silinmiş birçok yazar her gün girip yazıyor sözlüğe.
sizin hiç samimiyetiniz yok mu? ilgi isteğiniz, beklentileriniz falan bu meselenin önüne geçti değil mi? sizin böyle ciddiyetsizlikleriniz, ortasında bulunduğunuz ve bir ''tarafı'' olduğunu iddia ettiğiniz durumu insanların gözünde küçültüyor.
inanıyorum ki, gerçekten bıraksanız bile bu işler soğuyana kadar gelip farklı nicklerle takılıp belli bir zaman sonra ''ben buydum'' falan diyeceksiniz. sonuçta kullandığınız hesaplar da size ait olan birkaçıncı hesap çünkü.
kısaca; samimiyetiniz varsa söylediğiniz şeylerin peşine düşün, düşemeyecekseniz söylemeyin. bu kadar basit.
metroda “sizi birine benzeteceğim” diyen bir amca, o ismin serkan keskin olduğunu söylemişti. şu yaşıma kadar beni birilerine benzetenler oldu ama bu kadar uzak bir ismi ben dahil sosyal çevrem düşünemezdi. ben kel değildim bu 1. ismail abi adlı bir karakterle anılmak istemezdim 2.
ardından amcamız eline aldığı sözcü gazetesine göz attı ve avrasya projesinden bahsedip, türkiye’nin çin’e benzer bir coğrafyaya sahip olduğunu, bu yüzden uzak asya üretim tarzının bugün bir ihtiyaç olduğundan bahsetti. ben “istanbul’da pirinç yetişmez” dediğim için biraz darılmış olmalıydı ki, başını sallayıp gazetesine devam etti.
belki yıllardan beridir taşıdığı umutları için doğru bir cevap olmayacağını düşünerek, biraz mao’dan, biraz vietnam’ın gelişen ekonomisinden bahsettim. böyle bir sohbetimiz oldu.
aynı yerde indik. çıkışta ben sigarama uzandım, ona da ikram ettim ama “ben sigara içenlerle konuşmam” deyip hızla uzaklaştı.
bu hikaye mi saçma yoksa sigara içenlerin içmeyenlerden fazla olduğu bir ülkede böyle bir tutum almak mı… bu soruyu varın siz düşünün.
ybf, bu sözlükte kimsenin fişlenmediğini, ns'nin çok ''özgür'' olduğunu iddia ediyor:
ama ''neden hesap silemiyoruz?'' diye sorduğunuz da ''aksiyon almak istiyoruz'' demek yerine hukuk mukuk bir şey sallıyorlar. geçmişte itü sözlük ya da ekşi'nin yaşadıklarından biri başlarına gelse isim isim tüm yazarların bilgilerini vereceklerine eminim.
ekşi sözlük’te ssg dönemi iyiydi ama kanzuk zamanı çözülmeye başladı. zaten interaktif sözlük 2015-2017 yıllarında miadını doldurmuştu. şimdi kimsenin “bir sözlüğüm olsun, insanlar içinde olsun ve yazsın” derdine düşeceğini düşünmem. bir de bunlara iktidar iki baskı yaptı diye trolleri doldurdular, yazılmaz hale geldi. gündemler desen tekdüze.
normal sözlük için ne desek boş… bok çukuru mu, halkalı çöplüğü mü siz karar verin.
normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz.
Daha detaylı bilgi için çerez ve
gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.
online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.