1.
tanrıya asla spoiler veremezsin
çamaşır makinesi gibi. birden tersine dönüveriyor ya kazanı hani, beni şaşırtıyor hergele
ama onu programlayanı gururlandırıyordur kusursuz ters köşe hamlesiyle.
insan kendinden bekleneni, yapmak için en uygun yaratılışını sergiliyor aslında. buna hayret edenler bizler oluyoruz. yani yine biz faniler.
bizim için zamanından çok kötü olarak tanıdığımız bir insanın iyilik yapabilmesi hayret edici bir dönüşüm veya sakin olarak tanıdığımız birinin gözlerini intikam alevi sarmışsa buna hayret eder, yakıştırmayız.
oysa insan odur. hepsi kendisidir ve hiçbiri kötü yahut iyi değildir. fıtratına uygun davranmıştır sadece. zamanla kontrolü sağlayacak, daha dengeli sergileyecek yaratıldığı güzelliği tabii bunu isterse, farkına varabilirse.
işte böyle.
programlayan gururlanıyor olabilir hatalarından bile.
her hata, biraz daha doğruya yaklaştırıyor bizi.
gelişim böyle mümkün ve her hata, bir sonraki hamlemde karşıma çıkmayacak bir engeldir eğer ders alabildiysem. aslında böyle böyle kendi ellerimizle kaldıriyoruz yolumuzdaki engelleri.
bir de neye inanıyorsa insan ona yaklaşmalı bence. öyle dusünuyorum.
mesela evrene mi inanmaya daha yakin? o zaman ona yaklasip incelemeye calisabilir. kaostan rastgele vs oldugumuza mı inaniyor? oyleyse yine kaotik ve rastgele olan seyleri gozlemleyip yaklasabilir olaya/duruma..
tanrı ise inandigi, tek bir tanrisal kaynakla yetinmeyip ulasabildigi tum tanrisal kaynaklari inceleyebilir naçizane.
bunu soylememin sebebi, fark etmiyor ki aynanın hangi köşesinden baktıgın. baktıkça sonunda kendinle karsilasacaksin. o ayna nerede olursa olsun sonuç sen çıkacaksin. işte boylece ters köşelerin kimi hayrete düşürecek yahut kimi gururlandıracak, öğrenme fırsatı bulacaksın.
ama onu programlayanı gururlandırıyordur kusursuz ters köşe hamlesiyle.
insan kendinden bekleneni, yapmak için en uygun yaratılışını sergiliyor aslında. buna hayret edenler bizler oluyoruz. yani yine biz faniler.
bizim için zamanından çok kötü olarak tanıdığımız bir insanın iyilik yapabilmesi hayret edici bir dönüşüm veya sakin olarak tanıdığımız birinin gözlerini intikam alevi sarmışsa buna hayret eder, yakıştırmayız.
oysa insan odur. hepsi kendisidir ve hiçbiri kötü yahut iyi değildir. fıtratına uygun davranmıştır sadece. zamanla kontrolü sağlayacak, daha dengeli sergileyecek yaratıldığı güzelliği tabii bunu isterse, farkına varabilirse.
işte böyle.
programlayan gururlanıyor olabilir hatalarından bile.
her hata, biraz daha doğruya yaklaştırıyor bizi.
gelişim böyle mümkün ve her hata, bir sonraki hamlemde karşıma çıkmayacak bir engeldir eğer ders alabildiysem. aslında böyle böyle kendi ellerimizle kaldıriyoruz yolumuzdaki engelleri.
bir de neye inanıyorsa insan ona yaklaşmalı bence. öyle dusünuyorum.
mesela evrene mi inanmaya daha yakin? o zaman ona yaklasip incelemeye calisabilir. kaostan rastgele vs oldugumuza mı inaniyor? oyleyse yine kaotik ve rastgele olan seyleri gozlemleyip yaklasabilir olaya/duruma..
tanrı ise inandigi, tek bir tanrisal kaynakla yetinmeyip ulasabildigi tum tanrisal kaynaklari inceleyebilir naçizane.
bunu soylememin sebebi, fark etmiyor ki aynanın hangi köşesinden baktıgın. baktıkça sonunda kendinle karsilasacaksin. o ayna nerede olursa olsun sonuç sen çıkacaksin. işte boylece ters köşelerin kimi hayrete düşürecek yahut kimi gururlandıracak, öğrenme fırsatı bulacaksın.
devamını gör...