sürekli mücadele meşgale olduğu için zor bir hayat geçirdiklerinin farkındalığı çok sonradan dank ediyor genelde. zaten bir tane hayatımız var yetişemediğimiz de kalsın ya.
hatice sultan’a kadar her şey çok iyi gidiyordu ama onun ismini okuyunca akla direkt ağlak mızmız şımarık bi' sultan geliyor. kula kulluk edilen bir dönemde hafiften ilgisiz veya değersiz hissedilince “devlet-i aliyye benim” ya da “senin o devlet dediğin benim ben” diyip aradan sıyrılıp üste çıkan hatice sultan, şah sultan, kösem sultan olmak istersin bazen...
balkan göçmeni birinin kaçıncı dereceden torunu olduğunu bile bilmeyen birinin bunu her fırsatta dillendirmesi gibi veya yörük olan birinin söylemesi vs gibi. yüzyıllar öncesinde bile insanlar anca müslümanlar ve gayrimüslimler olarak ayrılıyorken günümüzde etnik kökenlerine cart curt sürekli bir kılıf uydurup ötekileştirme yapıyor. harika bir gerileme örneği…
kafa sözlük yazısını görünce anlık olarak maziye gittik ve hemen gelebildik neyse ki. ayrıcaaa sen ölmedin mi ya? e biz senin cenazene geldik allah allah cenazenin önüne senin resmini koymuşlardı ya. demek ki isim benzerliği. anladım. ya isim benzerliği ya korsan cenaze ikisinden şüphelendim…
yeşil veya ela tamam hadi biraz tolore edilebilir çok bakınca alışılabilir ama mavi renkli göz kadar korkunç bir şey yok. yani sen ki bir gökyüzü, bir denize bakmak gibi safe hissettirmelisin ama yok maalesef bana geçmiyor… insanları hipnotize ettiklerini düşünüp 1 numaralı bakışlarını atmaları özellikle yasaklansın. sen kıvanç tatlıtuğ değilsin kanka sakin ol öncelikle..
starda latte semtte hep madde yok yok şaka dilime dolandı sadece. günün en sevdiğim saatlerinde “keşke böyle demeseydim, niye bunu böyle yaptım” gibi alelade düşüncelerle geçen gece overloku… pijamam niye bu kadar kırışık anlamış değilim normalde sanki asla ütüsüz giymem gibi oldu ama keşke böyle biri olsaydım vallaha ya. bugün hatta konusu geçti bir arkadaşım kayınvalidesinin iç çamaşırlarını havlularını dahil her şeyi ütüleyip öyle kullandığını anlattı aaa siz yabancı değilsiniz bunu okuyun ve unutun hemen lütfen. neyse hayattan böyle keyif alacaksın işte. bize de gecenin dördü beşi olmak düşer.
hudut bilmemek. kim oldugunu ve nereden geldigini unutup asagilik hallere dusmek… gozumde canlanir koskoca mazi misali her daim hatirlatmak isterim boylesi atilgan insanlara gecmisi. rabbim bu tur seviyesizlerden hepimizi uzak eylesin yoksa bir bakmisiz ki ayaklar bas olmus. asiri doluyum bu gece en iyisi kavga edecek birini bulayim ben olmaz boyle.
güncel durumda psikolojimi bozabilecek en son kişi bir erkek olabilir ve dahi üzerinde uzun uzun düşüneceğim en son konu bir insanın psikolojik sorunları olan bir kız hakkındaki düşünceleri olabilir. dönemsel bunalım olabilir, pms olabilir, soyutlanma isteği olabilir yani sürekli antin kuntin bir isim buluyorlar zaten niye bu yersiz genelleme anlamadım.
gracias, turqia gibi kelimeler ile bugünkü dil öğrenme programımı da hallettim twitterda okuduklarım sayesinde. ispanyollar çok yüzeysel insanlar gözlemlediğim kadarıyla, eksik bir şeyler var onlarda. bizim gibi derin, anlaşılması zor ve algı düzeyi yükseklerde olan bir milletle etkileşime girince onlar da kaçırmak istemiyor tabii 2 gündür türkler böyle komik, şöyle zeki blabla.
bi dakika.. beni de böyle kandırmışlardı uyarayım yani gelecekten geliyorum ben. iki güneş gördük diye hemen böyle kanarız müteessir oluruz işte. halbuki şubat ayını daha yarılamadık bile... geçen seneye kıyasla daha ılıman bir kış galiba ama ben yine de bi' an önce yaz ayına ışınlanmak istiyorum. yazın da allah belasını versin bu sıcağın kış gelse de dona dona yürüsek şööyle deriz mesela. hayat ikilemden kurtarmıyor asla, çok zor gerçekten her şey.
kulağı tırmalayan rahatsız edici bir konuşma tarzı. yav kardeşim insanlar ne güzel yabancı kelimelerden arındırılmış sade öz bir türkçe miras bırakmışlar bize. güzel bir diksiyon için ansiklopedi mi bitirmek gerekiyor sanki? birkaç gün önce haber izliyordum kırıkkale’de bi tane velet trafiğe çıkmış, o ilk 20 saniyeye kadar her şey tamamdı zaten özlemiştim kırıkkale’yi biraz izleyeyim dedim sonra çocuk konuşmaya başladı o an işte benim başım eğilmedi tamamen koptu. kırıkkale, konya, karaman, kırşehir hepsi aşağı yukarı aynı ağız. oysakii ben bir istanbul hanımefendisi olarak diksiyonu kişilik analizi için bir alternatif olarak kullanıyorum çok dikkat ederim şkşskdflsş.
yalnızlık seviyemi şöyle söyleyeyim yalnızlık seviyesi baya bi yüksek. günlük tutmaya başladım son günlerde daha ne olsun. kalabalıklar içindeki yalnızlık benimki sanırım akıl hocalığı yapacak tek bir kişiye dahi katlanamadığım için kafamdakileri çoğu zaman yazıya döküp koyuyorum bir rafa. sonra hoop 3 ay sonra pms dönemi ataklarında geliyor tekrar yazı yazma isteği ve son yazdıklarıma bakıp bakıp utanıyorum. hemen sayfayı yırtıp uçak yapıyorum, camdan fırlatıyorum.
en ortalama ve olağan geçirdiğim yıl olduğundan dolayı extra getirisi olan bir sene değildi ama felaketlere de boğmadı beni en azından. 2026 öncesi son düzlüktü di mi? 2026’da şöyle uçucaz böyle yükselicez di mi? evet de evet de.
güle güle 2025 zaten girerken pek heyecanlı değildim şimdi aynı hevessizlikle uğurluyorum seni canim, beni iyi hatırla.
bu senenin trendinden yola çıkarak söylüyorum ki fransız tıraşı dedikleri saç modeli. aynı kaldırımda yürüsek 5 dakikaya cüzdan çanta hiçbir şey kalmayacakmış gibi hissettiriyor bu tür erkekler. tamamen hissel. yakışanı vardır illaki. bu tezimi çürütmek isteyenlere kapımız açık.
normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz.
Daha detaylı bilgi için çerez ve
gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.
online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.