“kirsikkapuisto (kiraz parkı, sakura parkı), 2007 yılında açılmış olup roihuvuori yeşil alanının bir parçasıdır. parkta, helsinki’deki japon topluluğunun sponsorluğu sayesinde dikilmiş 152 pembe çiçekli kiraz ağacı bulunmaktadır. ilkbaharda, ağaçlar çiçek açtığında burada japon hanami festivali kutlanır. festival, kiraz ağaçlarının çiçek açtığı dönemde gerçekleştiği için kesin tarihler her yıl hava koşullarına göre değişir.”
finlandiya'nın başkenti helsinki'de bulunan aziz johannes kilisesi (fince: johanneksenkirkko) olup, ülkenin en büyük taş kilisesidir.
konum: helsinki'nin güneyindeki ullanlinna bölgesinde yer alır.mimari tarz: kırmızı tuğladan yapılmış, görkemli bir neo-gotik eserdir.kapasite: içerisinde aynı anda yaklaşık 2.600 kişi oturabilir.kuleler: şehrin silüetinde dikkat çeken ikiz kuleleri 74 metre yüksekliğindedir.tarih: isveçli mimar adolf melander tarafından tasarlanmış ve 1891 yılında tamamlanmıştır.akustiği çok güçlü olduğu için günümüzde sık sık büyük konserlere ve etkinliklere ev sahipliği yapmaktadır.
1777 yılına ait tarihi bir harita kesitidir. harita, günümüzde finlandiya'nın vantaa şehrinde bulunan hanaböle (håkansböle) ve haxböle bölgelerini göstermektedir.
görseldeki bilgilere göre haritanın detayları şöyledir: harita bilgilerihazırlayan: nils westermark.
yıl: 1777.
içerik: haritada dik bir tepe olan "brud brincken" ve sol tarafta sulak alanlar için planlanan yeni yol güzergahı görülmektedir.
konum: bugün finlandiya'da vantaa şehri sınırları içindeki hanaböle ve hungs byjs (haxböle) köylerini kapsamaktadır.kaynak: orijinal harita finlandiya ulusal arşivi'nde (kansallisarkisto) korunmaktadır.
2012 istanbul konserinde son dakika arkadaşımın ailesinin daveti ile sahne önünden izlediğim konser. böyle bir görsel şölen nasıl anlatılır bilmiyorum. inanılmaz ve unutulmaz bir geceydi. davet için tekrardan çok teşekkür ederim. madonna’yi ve memesini bir kaç metre uzakta görebilmek ise harika bir şanstı.
yıl 2009. yer rock’n coke festivali. prodigy sahnesinin başlamasına çok az bir süre var. o zaman ki tüm festivallere beraber gittiğim can ile beraberim. sahne başlamadan hızlıca çadırımıza gidip sigaramızı içtik ve hızlıca alana dönerken , konser bir anda başladı. hiç bir saniyesinin kaçırmamak için koşarak kalabalığın arasına daldık. yüzümde heath ledger joker’inin harika bir maskesi, t-shirt’üm amerika bayrağı desenli, altımda kırmızı pantolonum ve converse’lerim( daha önce giydiği ve festivalde giydiği kıyafetlere bakın , neredeyse aynıyız). kalabalığı yararak sahneye olacabileceğimiz kadar yakına gitmeye çalışıyoruz. arkalarından geldiğimi gören herkes bir kaç saniyelik şaşkınlık içinde önümüzü açıyorlar. performans başladı ve dans etmek mümkün değil. o ortamda sadece zıplayabiliyorsun. herkes zıplıyor. mükemmel bir enerji var. kimsenin ayakları tam anlamıyla yere basmıyor. herkes havada sürükleniyor. orada olan ve şu an okuyan biri varsa , hatırlayacaktır. bir an sahnenin dibindeyim. sahne bir kaç metre uzağımda.
keith flint durdu. ve sadece bana odaklandı. kıpırdamadan bana bakıyor. göz gözeyiz. inanılır gibi değil. delirmek üzereyim. bir süre öylece durdu ve birbirimize bakıyoruz. performasını bıraktı ve sahnenin arkasından bize geldiğini ekrandan izleyebiliyoruz. o an da çevremdekilerin joker’i almaya geliyor dediklerini duyuyorum . kafayı yemek üzereyim. gerçekten inanılmaz hisler yaşıyorum. barikatlara kadar geldi ve güvenlik görevlisi daha ilerlemesine izin vermedi( hala hatıladıkça inanılmaz yükseliyorum). sahneye geri döndü ve performansına devam etti. sonra dediler gibi eğlendik.
yıllar sonra madonna’nın son istanbul konserinde de bulundum. görsel şölen inanılmazdı, unutulmaz bir geceydi. ama prodigy konserinde eğlendiğim kadar eğlenemedim. eğlenmekte mümkün değil bence.
bizim bindiğimiz metronun içinden çektim. daha bir sürü güzergah ve durak var. güzergahları renklerle ayırmışlar. ayrıca durakları numaralandırmışlar.
hani bir video vardı, görevli kalabalıktan sığamayan insanları içeri itiyordu. onu aynısı yaşadık ama görevli değildi iten ufak bir kadındı, şok oldum ve onlar için çok normal . kapıya sırtım dönüktü , sırtı ile itti (waoow). iş çıkış saatiydi. inanılmazdı. o kalabalık nasıl anlatılır bilmiyorum.
girerken kartı okutuyorsun , çıkarken tekrar okutuyorsun ve gittiğin mesafe kadar ödüyorsun. havalimanından bindiğimizde yaklaşık 90 dakika süren yolculuğumuz için 1200 yen ödedik. gayet uygun.
japonya’da 1 paket marlboro 600 yen. finlandiya’da 12 euro.
ayrıca japonya’da sadece belirli noktalarda sigara odaları ve bazı köşelerde küllük var. sadece oralarda serbest. ayrıca otellerin içinde de sigara odaları var.
normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz.
Daha detaylı bilgi için çerez ve
gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.
online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.