iletişemeyen insanların iletişmek zorunda kaldığı bir ortamda iletişim köprüsü(?) olmanın bedeli tam olarak bu ağlama krizleri, sigarayı köklemek, altına sıçmak, yüzünden kanın, gözünden ferin çekilmesi ve en son aklını kaybetmek, evet. altıma sıçmadım, adam da vurmadım ama ilaçla uyuyacak raddeye geldiğim, hayatın nefes almaktan başka bir anlamı olmadığına, sadece bunun için dünyada olduğuma ve görevim bitince çekip alınacağıma inandığım çok uzun günlerim haftalarım oldu. hatta hâlâ çoğu zaman… bundan sebep; “ne saçma bölüm, bok gibiydi, böyle dizi olmaz olsun, mimik kımıldamadı, yüz dinlendirdik göt beklettik allah da şu kepazeliğin karşılığını göstersin size” şeklinde yorum yapıp geçebilecek kadar bölümle ilintili yaşanmışlığı olmayan biri olsaydım da metin'in metin olamadığı anlarda ağlayacak gibi olmasaydım keşke. geçmiş olsun metin, allah bir daha yaşatmasın. [[spoiler]] “bu ev benim kopenhag' da yaşayan berrin teyzemin evi. berrin teyzem benim yurtdışında yaşayan son varlıklı akrabam. başka bedava ev yok bize.” bakın bu bi veda. kesin son sezon bu sezon :( küçük bir ihtimal olarak; 7. sezonda kirada hayata tutunma çabalarını izleyeceğiz şeklinde yorumlamak istesem de bunu söylerkenki o iç sıkılmasını aldım ben. hani böyle aşk dizilerinde ayrılmak istediğini bi türlü söyleyemez ya sevgilisine, ağzının içinde geveler, saçmalar… öyle küflü paslı bi çivi vardı o cümlede. ya da belki hep “yok çok yakından haber aldım, yok yukarıdan bilgi geldi, bitecek, son sezon bu sezon” gibi mesaj atanların vesvesi de olabilir bu benimki bilemiyorum. [[/spoiler]] [[spoiler]] not: evet metin iletişim köprüsü olamadı belki, ama olabilseydi yılmaz'a değil kendine sıkmak isterdi. tek fark yapamazdı. [[/spoiler]]
devamını gör...