sadece senaryo, oyunculuk vs. değil, çekim teknikleriyle de yıllarca adından söz ettirmiştir. hatta google'a "contact mirror scene" yazdığınızda milyonlarca içerikle karşılaşırsınız.
hani bi gif var, adam sağ elinin parmak uçlarını birleştirip de öpüyor ya (leziz hareketi yani).
heh, aynen öyle
izlemeyen varsa izlesin. ama gelip de beğenmedim falan demesin, ayıp şeyler söylerim yüzüne karşı.
bazen ben.
bi de çoğu zaman ağız dolusu argo.
her moku yiyonuz ama adını söyleyemiyonuz. soran olursa "küfürsüz sözlük"
he, hiçbir şey yapılmadan aynen kalabilir mi? bence sakıncası yok. en nihayetinde ara sıra girip antin kuntin başlıklara bir iki laf yetiştiriyorum, kafam eserse bir iki türkü paylaşıyor ya da o başlıktaki türküleri dinliyorum. ha bir de fotoğraf başlıklarını kurcalıyorum, bitti gitti.
"sözlüğü nasıl kurtarabiliriz" tarafında değilim hiç. sayın sevgili meja'nın da dediği gibi "her yer bilgi ameka"
ilk kez tv ekranında canlı dinlemiştim ve çok sevmiştim. sonra yıllarca çok dinledim bu şarkıyı.
bugün aklıma gelince bir bakayım dedim de; bu performans youtube'a yükleneli 18 sene olmuş...
zaman nasıl da geçiyor yahu...
sokaklarda yanımda dolaşan; yağmur
geceleri başucumda duran; yağmur
avucumda ellerin yerine yağmur
vur yüzüme, vur yüzüme!
saçlarımda nefesin yerine; yağmur
dudağımda dudağın yerine; yağmur
gökyüzünden çaresizliğimi; yağmur
vur yüzüme, vur yüzüme!
yürüdüğünü düşünüyorsan, zannediyorsan yürüyordur. ama bunu anladığını düşünüyorsa ya da karşılık vermek durumunda isen o yürüyüş bir anda "ay sen beni çok yanlış anlamışsın" durumuna gelebilir. tabii ki bu duruma gelmesindeki önemli etken sizin ne kadar güzel/yakışıklı olduğunuz, veya eğer önem veren biriyse maddiyatınız vs. olur. veya flörtöz bir hatundur, flört aşamasında kalmasını yeğliyordur, bunu seviyordur, sizden karşılık gelince bu hoşuna giden flörtözlük müessesi darbe yemiş olacaktır.
yani demem o ki bir kişinin size yürüyüp yürümediğinden bağımsız olarak, siz kendi yolunuzda yürüyün, karşılık bulursanız güçlerinizi birleştirin. siz de bu flörtözlükten keyif alan ve daha ileri gitmesinden hoşnut olmayan bir durumda iseniz o zaman oynaşın kaynaşın, ne diyeyim.
"ayder yaylası", rize iline bağlı bir yayladır. ama bu başlıktaki mevzu tam olarak bu değil. zira burada bir yaylanın fiziki, coğrafi özelliklerinden ziyade, bir deyiş, bir ata sözü, bir söz öbeği haline gelmiş olan o replik söz konusu.
bundan yaklaşık 10 yıl önce, twitter'da planet doğa kanalının sosyal medya yöneticisinin ergenlik krizlerine girdiği zamanlarda ortaya çıkan bir söz öbeği.
her şey planet doğa twitter hesabının şu tweet'i ile başladı
ve zirve noktası şu olabilir diye tahmin ediyorum.
işte o sıralar, saçma bulunan, ya da sırf gıcık etmek için twitter'daki neredeyse her tweet'in altına bu yazılırdı: "ayder yaylası rize"
fiat grubunun, (stellantis) , açılımı "jet turbo diesel" olan içten yanmalı dizel motorunun kısaltmasıdır.
bu motorlar, modern dizel teknolojisinde bir devrim olarak kabul edilen common rail (doğrudan yakıt enjeksiyon sistemini) binek otomobillerde kullanan ilk motorlardır.
alfa romeo 156/159, fiat bravo/stilo, opel (astra, vectra - "cdti" adıyla) ve saab (9-3, 9-5 - "tid" adıyla) modellerinde kullanılmıştır.
normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz.
Daha detaylı bilgi için çerez ve
gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.
online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.